<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sanat &#8211; internetgazete.net</title>
	<atom:link href="https://internetgazete.net/tag/sanat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://internetgazete.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 11 May 2026 09:12:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Nazi yağması sanat eseri skandalı. “En tuhaf vaka”</title>
		<link>https://internetgazete.net/nazi-yagmasi-sanat-eseri-skandali-en-tuhaf-vaka/</link>
					<comments>https://internetgazete.net/nazi-yagmasi-sanat-eseri-skandali-en-tuhaf-vaka/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 09:12:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Manşetalt]]></category>
		<category><![CDATA[Brand]]></category>
		<category><![CDATA[Eser]]></category>
		<category><![CDATA[Koleksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Nazi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://internetgazete.net/?p=78676</guid>

					<description><![CDATA[Naziler tarafından yağmalanan ünlü bir tablo, Hollanda'da ortaya çıktı. Sanat dedektifi Arthur Brand, olayı “kariyerimin en tuhaf vakası” olarak nitelendirdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Naziler  tarafından  İkinci Dünya Savaşı  sırasında yağmalanan dünyaca ünlü Jacques Goudstikker koleksiyonuna ait bir sanat eseri, Hollanda’daki bir Nazi işbirlikçisinin ailesinde bulundu.</p>
<p>Hollandalı sanat dedektifi Arthur Brand, AFP’ye yaptığı açıklamada, Hollandalı ressam Toon Kelder’e ait “Portrait of a Young Girl” (Genç Bir Kızın Portresi) adlı tablonun onlarca yıl boyunca Hendrik Seyffardt’ın torunlarının evinde asılı durmuş olabileceğini söyledi. Brand, vakayı “kariyerindeki en tuhaf olay” olarak tanımladı.</p>
<p><strong>KENDİ AİLESİNİ İHBAR ETTİ</strong></p>
<p>Brand’in aktardığına göre kendisine ulaşan anonim bir aile üyesi, kısa süre önce iki sarsıcı gerçekle yüzleştiğini söyledi.</p>
<p>Hem Seyffardt’ın soyundan geliyordu hem de ailesi yıllardır yağmalanmış bir sanat eserini evinde sergiliyordu. Aile üyesi, tablonun Seyffardt’ın torununun evinin koridorunda asılı olduğunu gördüğünü anlattı.</p>
<p>Torunun kendisine, “Bu Yahudilerden yağmalanmış bir sanat eseri. Goudstikker’den çalındı. Satılması imkansız. Kimseye söyleme.” dediği aktarıldı.</p>
<p>Ancak aile üyesi olayın kamuoyuna açıklanmasını istedi ve çok sayıda çalıntı sanat eserini ortaya çıkaran Arthur Brand ile iletişime geçti. Hollanda’nın De Telegraaf gazetesine konuşan aile üyesi, “Utanç duyuyorum. Tablo Goudstikker’in mirasçılarına geri verilmeli.” dedi.</p>
<p><strong>NAZİ İŞBİRLİKÇİSİ SEYFFARDT KİMDİ?</strong></p>
<p>Hendrik Seyffardt, Nazi Almanyası ile işbirliği yapan en üst düzey Hollandalı isimlerden biri olarak biliniyor. Doğu Cephesi’nde savaşan Hollandalı gönüllülerden oluşan Waffen-SS birliğine komuta eden Seyffardt, 1943 yılında Hollandalı direnişçiler tarafından öldürüldü.</p>
<p>Ölümü dönemin New York Times gazetesinde manşetten verilirken, Lahey’de Adolf Hitler’in gönderdiği çelengin de yer aldığı gösterişli bir Nazi devlet töreni düzenlendi.</p>
<p>Arthur Brand’in araştırmasına göre tablonun arkasında Goudstikker etiketi ve çerçevesinde “92” numarası bulunuyor.</p>
<p>Brand, 1940 yılında yağmalanan Goudstikker koleksiyonunun bir bölümünün açık artırmaya çıkarıldığı arşiv kayıtlarını inceledi ve 92 numaralı eserin Toon Kelder’in “Portrait of a Young Girl” tablosu olduğunu tespit etti.</p>
<p>Ünlü Nazi yetkilisi Hermann Goering, Yahudi sanat tüccarı Jacques Goudstikker’in 1940’ta İngiltere’ye kaçmasının ardından tüm koleksiyonunu yağmalamıştı.</p>
<p><strong>YASAL ENGELLER NEDENİYLE TABLO GERİ ALINAMIYOR</strong></p>
<p>Goudstikker mirasçılarının avukatları, tablonun yağmalanmış bir eser olduğunu doğrulayarak iadesini talep etti.</p>
<p>Ancak polis, olayın zaman aşımına uğraması nedeniyle harekete geçemiyor. Nazi döneminde yağmalanan sanat eserleriyle ilgili danışmanlık yapan Hollanda İade Komitesi’nin de özel kişileri eserleri geri vermeye zorlayacak bir yetkisi bulunmuyor.</p>
<p>Brand, tabloyu ortaya çıkaran aile üyesinin kamuoyu baskısını “eserin hak sahiplerine geri dönmesi için tek umut” olarak gördüğünü söyledi.</p>
<p><strong>“GÖRDÜĞÜM HER ŞEYİN ÖTESİNDE”</strong></p>
<p>Kendisine “Sanat Dünyasının Indiana Jones’u” lakabı takılan Brand ise şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Daha önce Louvre Müzesi, Hollanda Kraliyet Koleksiyonu ve çeşitli müzelerde Nazi yağması eserler buldum. Ancak ünlü Goudstikker koleksiyonundan bir tablonun, kötü şöhretli bir generalin mirasçılarında ortaya çıkması şimdiye kadar gördüğüm her şeyin ötesinde.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://internetgazete.net/nazi-yagmasi-sanat-eseri-skandali-en-tuhaf-vaka/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ünlü sanatçı Mehmet Taneri&#8217;ye veda. İstanbul&#8217;da son yolculuğuna uğurlandı</title>
		<link>https://internetgazete.net/unlu-sanatci-mehmet-taneriye-veda-istanbulda-son-yolculuguna-ugurlandi/</link>
					<comments>https://internetgazete.net/unlu-sanatci-mehmet-taneriye-veda-istanbulda-son-yolculuguna-ugurlandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 15:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre & Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://internetgazete.net/?p=77947</guid>

					<description><![CDATA["Bir Zamanlar", "Sen Sen Sen" ve "Seni Sevmek" adlı eserleriyle tanınan Mehmet Taneri, 86 yaşında hayatını kaybetti. Taneri, İstanbul'da son yolculuğuna uğurlandı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kariyeri boyunca “Seni Sevmek”, “Sen, Sen, Sen” ve “Bir Zamanlar” gibi eserlerle hafızalara kazınan, 1960&#8217;lı yılların unutulmaz pop sanatçısı Mehmet Taneri, 86 yaşında hayatını kaybetti. Ünlü sanatçı, İstanbul&#8217;da son yolculuğuna uğurlandı.</p>
<p>Ünlü sanatçı, bugün öğle vakti Zincirlikuyu Camisi&#8217;nde kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı&#8217;na defnedildi. Cenaze törenine, sanatçının ailesi, sevenleri, yeğeni Kaya Çilingiroğlu ve sanat dünyasından Hülya Avşar, Melisa Sözen gibi birçok isim de katıldı.</p>
<p>Taneri&#8217;nin yeğeni Kaya Çilingiroğlu, cenaze töreninde muhabirlerle konuştu. Çilingiroğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, &#8220;Çok düzgün bir insandı. Çok severdim. Hastaydı son dönemlerinde. Hakk&#8217;ın rahmetine kavuştu. Kanserdi, 4-5 senedir uğraşıyordu. Herkesin sonu burası. Yapacak bir şey yok. En son 15 gün önce görüştük. Evde tedavi görüyordu, sonra hastaneye yatırdılar. Daha sonra da vefat etti&#8221; dedi.</p>
<p>Sanatçı, Emin ve Nükhet Taneri çiftinin üç çocuğundan biri olarak 1940&#8217;ta dünyaya geldi. Türk pop müziğinin erken dönemine adını yazdıran Taneri, döneminin sevilen erkek sanatçıları arasında yer aldı.</p>
<p>Sanat hayatına 1966’da Selim Özer Orkestrası’nda vokalist olarak başlayan Taneri, aynı yıl orkestrayla &#8220;Her Yerde Kar Var&#8221; plağını doldurdu. Daha sonra Durul Gence Orkestrası’na katılan sanatçı, 1968&#8217;de Durul Gence Beşlisi ile &#8220;Sen Sen Sen&#8221; plağına imza attı.</p>
<p>Mehmet Taneri, Doruk Onatkut Orkestrası ile de çalışarak, 1969&#8217;da &#8220;Seni Sevmek&#8221; ve &#8220;Ben Sevilmeyi Bilmezdim&#8221; eserlerinin yer aldığı 45&#8217;liğini yaptı.</p>
<p>Aynı yıl solo kariyere yönelen başarılı sanatçı, &#8220;Bu Son Gecemiz&#8221;, &#8220;Bir Yabancı Gibi/Ben miyim İlk Defa Seven&#8221;, &#8220;Çağırsan da Artık Gelemem/Seni Nasıl Unutsam&#8221;, &#8220;Bir Rüya Gibi/Kabahat Bende mi?&#8221; plaklarını hayranlarının beğenisine sundu.</p>
<p>Başarılı sanatçı, 1970&#8217;te Hey Dergisi okuyucuları tarafından belirlenen &#8220;Yılın Erkek Sanatçıları&#8221; listesinde yer alarak başarısını katladı.</p>
<p>&#8220;Ben miyim İlk Defa Seven&#8221; plağını 1971&#8217;de dolduran Taneri, 1972&#8217;de &#8220;Ben Yabancı Değilim/Yıllardan Sonra&#8221;, 1973&#8217;te reklam plağı &#8220;Hayatın Gerçek Tadı&#8221;, 1976&#8217;da &#8220;Bir Zamanlar&#8221; plaklarını hayata geçirdi.</p>
<p>Mehmet Taneri, 1972&#8217;de Oğuz Gözen&#8217;in yazıp yönettiği &#8220;Hayal Uçurumu&#8221; filminde başrol oynayarak sinema dünyasına da adım attı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://internetgazete.net/unlu-sanatci-mehmet-taneriye-veda-istanbulda-son-yolculuguna-ugurlandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kültür Yolu Festivali ilk kez Mersin&#8217;de. &#8220;Önemli duraklardan biri olacak&#8221;</title>
		<link>https://internetgazete.net/kultur-yolu-festivali-ilk-kez-mersinde-onemli-duraklardan-biri-olacak/</link>
					<comments>https://internetgazete.net/kultur-yolu-festivali-ilk-kez-mersinde-onemli-duraklardan-biri-olacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 10:12:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre & Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Konser]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin]]></category>
		<category><![CDATA[Sahne]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://internetgazete.net/?p=77442</guid>

					<description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, Mersin’de ilk kez 9–17 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mersin’in tarih, kültür ve gastronomi alanındaki zenginliğiyle Akdeniz’in öne çıkan şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kentte ilk kez düzenlenecek festivalin önemine dikkat çekerek şunları kaydetti: </p>
<p>“Mersin’i bu yıl ilk kez Türkiye Kültür Yolu Festivali rotasına dahil ederek şehrin sahip olduğu birikimi kültür ve sanat aracılığıyla daha geniş kitlelerle buluşturuyoruz. Kızkalesi’nden Tarsus’a uzanan köklü geçmişi, çok katmanlı yapısı ve zengin mutfağıyla öne çıkan Mersin, festival süresince konserlerden sergilere, gastronomiden atölyelere, çocuk etkinliklerinden sahne performanslarına uzanan kapsamlı bir programla sanatın farklı disiplinlerine ev sahipliği yapacak. Bu süreçte Mersin’in kültür ve sanat alanındaki görünürlüğünü artırarak şehri kültür turizminin önemli duraklarından biri haline getirmeyi amaçlıyoruz.”</p>
<p>Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Mersin’de düzenlenecek sergiler, farklı sanat disiplinlerini bir araya getirerek ziyaretçilere zengin bir deneyim sunacak.</p>
<p><strong>KONSERLER, SAHNE PERFORMANSLARI MERSİN’İ SARACAK</strong></p>
<p>Mersin Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilecek konser ve sahne performansları, müzikseverlere dopdolu bir program sunacak.</p>
<p>Mersin Kültür Yolu Festivali kapsamında Soli Sahili’nde gerçekleştirilecek konserler, sevilen sanatçıları müzikseverlerle buluşturacak; festival süresince Oğuzhan Koç, Bengü, Kubat, Simge, Alişan, Sefo, Merve Özbey, Ferhat Göçer ve Serkan Kaya, sahne performanslarıyla Mersin’de unutulmaz konserlere imza atacak.</p>
<p>Mersin Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilecek konser programı, farklı müzik türlerini bir araya getirerek sanatseverlere zengin ve çok katmanlı bir dinleti sunacak.</p>
<p>Mersin Kültür Merkezi Opera Salonu’nda gerçekleşecek etkinlikler, klasik müzik ve balenin büyüsünü aynı sahnede buluşturacak.</p>
<p><strong>45 LEZZET NOKTASI</strong></p>
<p>Festival kapsamında hayata geçirilen “Lezzet Noktası” projesi, Mersin’de ilk kez uygulanarak kentin yerel mutfak mirasını güncel gastronomi anlayışıyla birlikte görünür kılacak. Festival rotasında yer alan şehirlerin kendine özgü gastronomi değerlerini ön plana çıkarmayı amaçlayan proje kapsamında; Mersin’de oluşturulacak seçkiyle yerel mutfağı temsil eden restoranlar belirlenecek ve ziyaretçilere kentin lezzet hafızasını doğrudan deneyimleme imkanı sunulacak.Lezzet Noktası seçkisi, gastronomi alanında şefler ve kanaat önderlerinden oluşan danışma kurulu tarafından belirlenecek.</p>
<p>Akdeniz’in bereketli coğrafyasında şekillenen Mersin mutfağı; tantuni, cezerye, batırık, humus, kerebiç ve deniz ürünleriyle öne çıkarken, narenciye ve zengin baharat kullanımıyla dikkat çeken çok katmanlı yapısıyla ziyaretçilere kapsamlı bir lezzet deneyimi sunacak.</p>
<p>Binlerce yıllık geçmişiyle farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan Mersin; liman kenti kimliği ve kültürel çeşitliliğiyle öne çıkarken, oluşturulacak 45 Lezzet Noktası seçkisinde yer alacak restoranlar kentin köklü mutfak kültürünü yansıtan güçlü bir gastronomi rotası sunacak.</p>
<p><strong>SÖYLEŞİLERDEN ATÖLYELERE UZANAN ETKİNLİK SERİSİ</strong></p>
<p>Mersin Kültür Yolu Festivali kapsamında Mersin Kültür Merkezi’nde düzenlenecek “FotoMaraton Mersin” ve “FotoMaraton Çocuk” etkinlikleri, fotoğraf tutkunlarını bir araya getirecek; katılımcılar gün boyunca kentin tarihi dokusunu, kültürel zenginliğini ve gündelik hayatını kadrajlarına yansıtacak.</p>
<p>Mersin Kültür Yolu Festivali, edebiyattan geleneksel el sanatlarına birçok etkinliğe uzanan içerikleriyle katılımcılara çok yönlü bir kültür deneyimi sunacak.</p>
<p><strong>ÇOCUKLAR İÇİN KEŞİF DOLU FESTİVAL</strong></p>
<p>Çocuk oyun alanlarından, sahne sanatlarına, atölyelerden deneyim alanlarına uzanan program, Mersin’li miniklere dolu dolu bir festival yaşatacak.</p>
<p>Festival kapsamında Mersin Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde gerçekleştirilecek çocuk atölyeleri, minik katılımcıları geleneksel el sanatlarıyla buluşturacak; çinicilik, çömlekçilik, bağlama yapımı, bez dokuma, keçe ve cam sanatı atölyelerinde çocuklar hem üretim süreçlerini deneyimleme fırsatı bulacak hem de kültürel mirasın farklı yönlerini yakından tanıyacak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://internetgazete.net/kultur-yolu-festivali-ilk-kez-mersinde-onemli-duraklardan-biri-olacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul’a yeni sanat alanı geliyor</title>
		<link>https://internetgazete.net/istanbula-yeni-sanat-alani-geliyor/</link>
					<comments>https://internetgazete.net/istanbula-yeni-sanat-alani-geliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 09:12:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre & Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://internetgazete.net/?p=77427</guid>

					<description><![CDATA[9 Mayıs'ta Lee Art Project sanat dünyasına “merhaba” demeye hazırlanıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sanat danışmanı ve galerist Ece Eylem Yıldırım, 9 Mayıs&#8217;ta Lee Art Project ile sanat dünyasına “merhaba” demeye hazırlanıyor.</p>
<p>Lee Art Project, güncel sanatın dönüşen diline odaklanarak; resim, heykel, yeni medya ve performans gibi farklı alanlarda üretim yapan sanatçılara alan açmayı hedefliyor.</p>
<p>Ece Eylem Yıldırım, Lee Art Project ile ilgili vizyonunu şu sözlerle ifade ediyor: </p>
<p>“Lee Art Project’i yalnızca sergi yapılan bir alan değil, aynı zamanda sanatçıların düşünsel ve üretim süreçlerini destekleyen, koleksiyonerler ile daha organik bağlar kurabilen bir yapı olarak kurguladım. Türkiye’deki sanat üretimini uluslararası bir bağlama taşımak ve yeni diyalog alanları açmak en büyük motivasyonum.”</p>
<p><strong>İLK SERGİ 9 MAYIS’TA KAPILARINI AÇIYOR</strong></p>
<p>Beyoğlu’nda konumlanan Lee Art Project, kapılarını 9 Mayıs’ta Yusuf Aygeç’in 8’inci kişisel sergisi olan “Gölgeler Anlamsızdır Aslını Görmedikçe” ile açacak. </p>
<p>Sergi, sanatçının 7 yıla yayılan düşünsel ve üretim sürecinin son halkasını oluşturuyor. </p>
<p>Aygeç’in pratiğinde belirleyici olan bu seri; “Mekânın Ruhu” (2020) ve “Mekânlar Tercihlerin Gölgesidir” (2022) sergileriyle başlayan bir araştırmanın devamı niteliğinde. “Gölgeler Anlamsızdır Aslını Görmedikçe” sergisi 9 Mayıs-10 Haziran 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.</p>
<p>Galeri, yıl boyunca düzenleyeceği sergiler, konuşmalar ve özel projelerle İstanbul’un sanat ekosistemine aktif katkı sunacak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://internetgazete.net/istanbula-yeni-sanat-alani-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gece yarısı ortaya çıktı. Banksy’nin gizemli heykeli büyük ilgi gördü</title>
		<link>https://internetgazete.net/gece-yarisi-ortaya-cikti-banksynin-gizemli-heykeli-buyuk-ilgi-gordu/</link>
					<comments>https://internetgazete.net/gece-yarisi-ortaya-cikti-banksynin-gizemli-heykeli-buyuk-ilgi-gordu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 May 2026 07:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Manşetalt]]></category>
		<category><![CDATA[Banksy]]></category>
		<category><![CDATA[Heykel]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://internetgazete.net/?p=76611</guid>

					<description><![CDATA[Gizemli sanatçı Banksy’nin imzasını taşıyan bir heykel, Londra’nın merkezinde gece yarısı ortaya çıktı. Milliyetçilik eleştirisi olarak yorumlanan eser kısa sürede büyük ilgi topladı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gizemli sokak sanatçısı  Banksy , Londra’nın merkezine gece yarısı yerleştirilen büyük bir heykel ile yeniden gündemde. Heykelde takım elbiseli bir adam, yüzünü tamamen kapatan dalgalı bir bayrakla yürürken tasvir ediliyor.</p>
<p><strong>“KÖR MİLLİYETÇİLİK” YORUMU</strong></p>
<p>Birçok gözlemci tarafından kör milliyetçiliğe eleştiri olarak yorumlanan eserde, figürün üzerinde durduğu kaidenin kenarından adım attığı görülüyor. </p>
<p>Heykel, 19&#8217;uncu yüzyıl İngiliz askeri ve sömürge figürlerinin heykellerinin bulunduğu bir noktada ortaya çıktı.</p>
<p><strong>KISA SÜREDE YOĞUN İLGİ</strong></p>
<p>Sanatçının temsilcileri, BBC’ye yaptıkları açıklamada heykelin sabah erken saatlerde yerleştirildiğini bildirdi. Banksy ise Instagram hesabında hem eserin hem de kurulum sürecinin görüntülerini paylaştı.</p>
<p>Heykel kısa sürede meraklı kalabalıkları bölgeye çekti. Sosyal medyada hızla yayılan görüntülerin ardından yerel yetkililer, eserin etrafına bariyer yerleştirdi.</p>
<p><strong>SANAT DÜNYASINDAN İLK YORUMLAR</strong></p>
<p>Londra merkezli sanat tüccarı Philip Mould, eserin bulunduğu alanla uyumuna dikkat çekerek, “Oranların mekana mükemmel şekilde oturduğunu düşünüyorum. Tartışma yaratan ve düşündüren sanat hoşuma gidiyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Heykelin böylesine merkezi bir noktaya nasıl yerleştirildiği ve resmi izin alınıp alınmadığı netlik kazanmadı. Londra’da kamusal alana sanat eseri yerleştirmek için genellikle kapsamlı bir onay süreci gerekiyor.</p>
<p><strong>BANKSY HAKKINDA NE BİLİYORUZ?</strong></p>
<p>Banksy, “Girl With Balloon” ve “Flower Thrower” gibi eserleriyle tanınıyor. Kamusal alanlarda aniden ortaya çıkan çalışmaları ve kimliğinin bilinmemesi, sanatçının etrafındaki ilgiyi artırıyor.</p>
<p>Geçen ay Reuters, 2000 yılına ait bir polis raporuna dayanan araştırmasında Banksy’nin kimliğini tespit ettiğini öne sürdü. Haberde sanatçının Robin Gunningham olduğu ve “David Jones” adını kullandığı iddia edildi.</p>
<p>Ancak Banksy’nin avukatı Mark Stephens, bu bilgilerin doğruluğunu kabul etmediklerini belirtti. Reuters ise sanatçının kimliğine ilişkin kesin bir doğrulama yapılmadığını aktardı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://internetgazete.net/gece-yarisi-ortaya-cikti-banksynin-gizemli-heykeli-buyuk-ilgi-gordu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Usta oyuncuya veda. Ferdi Atuner için AKM&#8217;de tören düzenlendi</title>
		<link>https://internetgazete.net/usta-oyuncuya-veda-ferdi-atuner-icin-akmde-toren-duzenlendi/</link>
					<comments>https://internetgazete.net/usta-oyuncuya-veda-ferdi-atuner-icin-akmde-toren-duzenlendi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 10:48:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre & Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Atuner]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Ferdi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Tören]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://internetgazete.net/?p=75055</guid>

					<description><![CDATA[Tiyatro ve dizi oyuncusu Ferdi Atuner (82) için Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) tören düzenlendi. Törende konuşan kızı İlayda Atuner, "O benim ilk aşkım, kahramanım, en kıymetlimdi. Beni her zaman o meşhur gür sesiyle 'Canım kızım' diye karşılardı. Ona doymak benim için mümkün değildi, hâlâ değil." dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp krizi sonucu hayatını kaybeden tiyatro ve dizi oyuncusu Ferdi Atuner için Atatürk Kültür Merkezi&#8217;nde tören düzenlendi. Aynı zamanda İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçısı olan Atuner için düzenlenen törene yakınları ve sanat camiasından çok sayıda kişi katıldı. Sanatçının hayatı ve kariyerine ilişkin konuşmalar yapılan törene katılanlar duygu dolu anlar yaşadı.Atuner&#8217;in yakın arkadaşı Metin Ertem ise, &#8221; Çocuk kalpliydi ve bir çocuk bayramında göçtü. Işıklar içinde uyusun. Güle güle Ferdi kardeşim.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8216;EN SEVDİĞİ YERDE BİZE VEDA EDİYOR&#8217;</strong></p>
<p>Ferdi Atuner&#8217;in kızı İlayda Atuner, &#8220;Çok söyleyecek birşey yok, tarifsiz bir acı benim için. Çok fazla insanın iyiliği dokunmuş, sanata kendini adamış biriydi. Çok derin derin, uzun uzun şeyler de söylemek istemiyorum. Ruhu şad olsun. En sevdiği yerde de veda ediliyor. Bundan sonrası mekanı cennet olsun. Tabii ki gönlü hep buradaydı. Biz de son vazifesini yerine getiriyoruz&#8221; dedi. Kızı törende de bir konuşma yaparak, &#8220;O benim ilk aşkım, kahramanım, en kıymetlimdi. Beni her zaman o meşhur gür sesiyle &#8216;Canım kızım&#8217; diye karşılardı. Ona doymak benim için mümkün değildi, hâlâ değil. Tabii ki de bize olan sevgisi kadar işine, sahneye ve sanata büyük bir aşkla bağlıydı. Henüz 1 ay önce annemi kaybetmenin derin acısına dayanamadığını düşünüyorum ve bu hayatta ona nasıl sahip çıktıysa orada da sahip çıkmak için aramızdan ayrıldı. İnanıyorum ki yeniden kavuştular&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8216;HAYATININ 45 YILINI BURAYA ADADI&#8217;</strong></p>
<p>Oğlu Toygar Atuner ise, &#8220;Ne söyleyeceğimi bilemiyorum çünkü ben İstanbul’da yaşamıyorum. Antalya’dayım, Antalya Operası&#8217;nda ve şu anda adım attım İstanbul’a. Aynı mesleği yapıyoruz. Onun dışında yaptığı yan işlerde de, oyunculuk olsun, ben de yapıyordum. Sonuçta geldiğimiz yer yine burası. Hayatının 45 yılını buraya adadı. Görüşmeyeli epey oldu çünkü takip ediyorsanız opera sezonlarının yoğunluğu malum ve ben de kendimi gelemedim. O yüzden epey olmuştu aslında&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>&#8216;ÇOCUK KALPLİYDİ, ÇOCUK BAYRAMI&#8217;NDA ARAMIZDAN AYRILDI&#8217;</strong></p>
<p>Ferdi Atuner&#8217;in arkadaşı Metin Ertem ise &#8220;Hep hatırlanacak sevilmeye devam edilecek. Operada o çok şey yaptı, ne mutlu denilecek. Bana göre bir sanatçının göçmesi olmaz. Alkışını aldı bundan sonra sahneye çıkmayacak. Çocuk kalpliydi ve bir çocuk bayramında göçtü. Işıklar içinde uyusun. Güle güle Ferdi kardeşim.&#8221; dedi. Ferdi Atuner&#8217;in cenazesi törenin ardından cenaze namazı kılınmak üzere Zincirlikuyu Camii&#8217;ne götürüldü.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://internetgazete.net/usta-oyuncuya-veda-ferdi-atuner-icin-akmde-toren-duzenlendi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Ersoy, Fuadnâme sergisinde. &#8220;Kültürel mirasımızın yaşatılmasının somut bir göstergesi&#8221;</title>
		<link>https://internetgazete.net/bakan-ersoy-fuadname-sergisinde-kulturel-mirasimizin-yasatilmasinin-somut-bir-gostergesi/</link>
					<comments>https://internetgazete.net/bakan-ersoy-fuadname-sergisinde-kulturel-mirasimizin-yasatilmasinin-somut-bir-gostergesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 15:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre & Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://internetgazete.net/?p=74717</guid>

					<description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde açılan, “Fuadnâme” sergisini yerinde inceledi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara Resim ve Heykel Müzesi Türk Ocağı Salonu’nda açılan “Fuadnâme” sergisini ziyaret ederek, hattat ve ebrû sanatçısı Fuat Başar ile bir araya geldi. Geleneksel sanatların korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından önemli bir örnek oluşturan sergide yer alan eserleri inceleyen Ersoy, Başar’ın yarım asırlık sanat birikimini yansıtan çalışmaları hakkında bilgi aldı.</p>
<p>Ziyaretin ardından değerlendirmelerde bulunan Ersoy, “Fuadnâme”, Sayın Fuat Başar hocamızın 50 yıllık sanat bilgi ve birikimine; hat ve ebrûda akseden duygu ve düşünce dünyasına açılmış çok özel, çok geniş bir penceredir” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Serginin, merhum Mahmud Bedreddin Yazır’ın “Kalem Güzeli” eserinden ilhamla başlayan bir sanat yolculuğunun önemli duraklarını sanatseverlerle buluşturduğunu dile getirdi. Fuat Başar’ın Türk-İslam sanat geleneğinin en önemli dallarından hat ve ebrûya ömrünü vakfettiğini vurgulayan Ersoy, sanatçının ortaya koyduğu eserlerle ulusal ve uluslararası alanda saygın bir konuma ulaştığını belirtti. </p>
<p><strong>&#8220;USTADAN ÇIRAĞA GELENEĞİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERMİŞ&#8221;</strong></p>
<p>Başar’ın yalnızca eserleriyle değil, yetiştirdiği öğrencilerle de güçlü bir sanat silsilesi oluşturduğuna dikkat çeken Ersoy, “Sayın Başar, öncülük ettiği bu sergide öğrencilerinin de eserlerine yer vermekle sanat geleneğimizin ustadan çırağa, seleften halefe sürekliliğini en nadide şekilde gözler önüne sermiş” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Sanatçının uluslararası alandaki etkisine de değinen Ersoy, Japon İmparatoru, Malezya Başkanı ve Suudi Arabistan Kralı başta olmak üzere birçok devlet büyüğü için hazırladığı tuğraların, Başar’ın sanat otoritesini ortaya koyduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>TIP EĞİTİMİNİ YARIDA BIRAKARAK SANATI HAYATININ MERKEZİNE YERLEŞTİRMİŞ</strong></p>
<p>Fuat Başar’ın sanat yolculuğuna da değinen Ersoy, sanatçının tıp eğitimini yarıda bırakarak sanatını hayatının merkezine yerleştirdiğini, hat ve ebrûnun yanında şiirle de ilgilenerek geniş bir sanat alanında önemli bir noktaya ulaştığını belirtti.</p>
<p>Ersoy, Başar’ın 2009 yılında “Yaşayan İnsan Hazinesi” ilan edildiğini 2019 yılında da Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görüldüğünü hatırlatarak, bu birikimin güçlü bir kültür mirasının inşasına katkı sunduğunu ifade etti.</p>
<p>“Fuadnâme bu yönüyle yalnızca bir sergi değil; yarım asırlık bir emeğin, bir mektebin ve bir sanat anlayışının ifadesidir” diyen Ersoy, serginin bu yönüyle önemli bir anlam taşıdığını sözlerine ekledi.</p>
<p>Konuşmasının sonunda sanatseverlere çağrıda bulunan Ersoy, “Büyük ustanın elinde biçim bulmuş hat ve ebrunun bu göz alıcı sunumuna şahit olmak üzere vatandaşlarımızı sergiye davet ediyor, ilgi ve katılımınız için hepinize teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://internetgazete.net/bakan-ersoy-fuadname-sergisinde-kulturel-mirasimizin-yasatilmasinin-somut-bir-gostergesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devlet Tiyatrosu oyuncularından Feyha Çelenk hayatını kaybetti</title>
		<link>https://internetgazete.net/devlet-tiyatrosu-oyuncularindan-feyha-celenk-hayatini-kaybetti/</link>
					<comments>https://internetgazete.net/devlet-tiyatrosu-oyuncularindan-feyha-celenk-hayatini-kaybetti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 13:12:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre & Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[Çelenk]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://internetgazete.net/?p=73973</guid>

					<description><![CDATA[Bursa Devlet Tiyatrosunun gelişiminde önemli rol oynayan sanatçı Feyha Çelenk vefat etti. Acı haber, Devlet Tiyatroları resmi sosyal medya hesabından duyuruldu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Feyha Çelenk, 80 yaşında hayatını kaybetti. Devlet Tiyatroları, acı haberi resmi sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı paylaşımla duyurdu.</p>
<p>“Türk tiyatrosunun duayen isimlerinden M. Feyha Çelenk’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz” cümlesiyle başlayan paylaşımda, Feyha Çelenk&#8217;in Devlet Tiyatroları çatısı altında uzun yıllar özveriyle sanatını sürdürdüğü ve Bursa Devlet Tiyatrosunun gelişimindeki rolünden söz edildi.</p>
<p>Açıklamanın devamında “1987-1994 yılları arasında müdürlük yaparak Devlet Tiyatroları tarihinde bu görevi üstlenen ilk kadın olan Çelenk, öncü kimliği ve sanatındaki derinliğiyle daima saygı ve minnetle anılacaktır. Kıymetli sanatçımıza Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve tüm sanat camiasına başsağlığı diliyoruz” denildi.</p>
<p><strong>İSTANBUL&#8217;DA TOPRAĞA VERİLECEK</strong></p>
<p>Feyha Çelenk, 18 Nisan 2026 Cumartesi günü, saat 10.30&#8217;da, Bursa Devlet Tiyatrosu Ahmet Vefik Paşa Sahnesi&#8217;nde yapılacak törenin ardından aynı gün İstanbul Üsküdar Karacaahmet Şakirin Camii&#8217;nden ikindi namazına müteakip Karacaahmet Mezarlığı&#8217;na defnedilecek.</p>
<p><strong>SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR</strong></p>
<p>9 Ağustos 1945’te İstanbul&#8217;da dünyaya gelen Feyha Çelenk, Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümünden mezun oldu. Bir süre Ankara Devlet Tiyatrosunda görev yapan oyuncunun sanat yolculuğu Bursa&#8217;ya uzandı. </p>
<p>Çelenk, Bursa Devlet Tiyatrosunun gelişiminde üstlendiği önemli rol oynadı ve sahnedeki başarısının yanı sıra yetiştirdiği öğrencilerle de iz bıraktı.</p>
<p>Devlet Tiyatroları çatısı altında uzun yıllar büyük bir özveriyle sanat hayatını sürdüren Feyha Çelenk, 1987-1994 yılları arasında Bursa Devlet Tiyatrosu Müdürü olarak görev yaptı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://internetgazete.net/devlet-tiyatrosu-oyuncularindan-feyha-celenk-hayatini-kaybetti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orhan Gencebay hastanede tedavi altında iddiasına eşinden yanıt</title>
		<link>https://internetgazete.net/orhan-gencebay-hastanede-tedavi-altinda-iddiasina-esinden-yanit/</link>
					<comments>https://internetgazete.net/orhan-gencebay-hastanede-tedavi-altinda-iddiasina-esinden-yanit/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 11:49:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşetalt]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Plak]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://internetgazete.net/?p=71497</guid>

					<description><![CDATA[Usta sanatçı Orhan Gencebay'ın yüksek ateşle gittiği hastanede tedavi altına alındığı iddia edilmişti. Usta sanatçının eşi iddialara "Kontrol amaçlı hastaneye gidemeyecek miyiz?." diye tepki gösterirken Orhan Gencebay'ın 'kale gibi' olduğunu söyledi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>81 yaşındaki ünlü şarkıcı Orhan Gencebay&#8217;ın yüksek ateş nedeniyle gittiği hastanede corona virüs şüphesiyle tedavi gördüğü iddia edilmişti. </p>
<p>Organ Gencebay&#8217;ın hayat arkadaşı Sevim Emre bu iddiaya kızdığı bir açıklamada bulundu.</p>
<p><strong>“ORHAN ABİNİZ KALE GİBİ”</strong></p>
<p>Sevim Emre, “Kontrol amaçlı hastaneye bile gidemeyecek miyiz? Orhan abiniz kale gibi maşallah. Allah onu korusun.” dedi. </p>
<p><strong>ORHAN GENCEBAY&#8217;IN HAYATI</strong></p>
<p>Türk müzik dünyasında yediden yetmişe herkesin tanıdığı isimlerden biri olan Orhan Gencebay, 4 Ağustos 1944&#8217;te Samsun&#8217;da doğdu.</p>
<p>Türk besteci, ses sanatçısı, şair, enstrümanist, aranjör, müzik yapımcısı, müzik direktörü ve oyuncu Gencebay müziğe 6 yaşında, Rus konservatuvarı mezunu ve aslen Kırım göçmeni eski bir opera sanatçısı olan klasik batı müzisyeni Emin Tarakçı&#8217;dan keman ve mandolin dersleri alarak başladı. 7 yaşında bağlama ve Türk halk müziği dersleri almaya başladı. 10 yaşında ilk beste çalışması olan Kara Kaşlı Esmerdi Kim Bilir Kimi Sevdi isimli eseri yaptı.</p>
<p><strong>ÇOCUKLUK YILLARINDA &#8220;KÜÇÜK BAYRAM&#8221; DİYORLARDI</strong></p>
<p>13 yaşında Türk Sanat Müziği ve tambur eğitimi almaya başladı. Ortaokul ve lise yıllarında Samsun, Edirne ve İstanbul musiki cemiyetlerinde yaylı tambur, Türk halk müziği cemiyetlerinde ise bağlama çaldı. Samsun ve İstanbul&#8217;da halk evlerinin kuruculuğunu yaptı. Kendi açtığı müzik dershanelerinde öğretmenlik yaptı. Çocukluk yıllarında en çok etkilendiği kişi zamanının bağlama üstadı Bayram Aracı&#8217;ydı. Gencebay&#8217;a o yıllarda bu nedenle küçük Bayram diyorlardı.</p>
<p>İlk profesyonel bestesi &#8220;Ruhumda Titreyen Sonsuz Bir Alevsin&#8221;i 14 yaşında yapan Orhan Gencebay, 16 yaşından itibaren caz ve Rock müziği ile ilgilenmeye başladı, batı nefesli sazlardan oluşan orkestralarda tenor saksofon çaldı. İstanbul&#8217;a gelerek, Türkiye&#8217;nin ilk konservatuvarı ve eski adı Dârülelhan olan İstanbul Belediye Konservatuvarı&#8217;na girdi, bir süre icra heyetinde bulundu.</p>
<p>1964 yılında TRT Ankara Radyosu sınavına girdi ve yüksek başarıyla kazandı. Fakat, sınavda usulsüzlük olduğu gerekçesiyle sınav iptal edilince, müzik çalışmalarına ara vererek askerlik sebebiyle İstanbul&#8217;a gitti. Vatani görevini Heybeliada&#8217;da bahriyeli olarak sürdürdüğü yıllarda merasim bölüğü bandosunda saksafon çalmaya devam etti. 1966&#8217;da TRT İstanbul Radyosu sınavlarına girdi ve iftiharla kazandı. Aynı yıl, Türkiye çapında yapılan bağlama çalma yarışmasında Arif Sağ ve Cinuçen Tanrıkorur ile birlikte derece aldı. TRT İstanbul Radyosu&#8217;nda 10 ay bağlama sanatçılığı yaptı. Kurumun müzikal anlayışının ilerlemeye elverişli ve özgür olmadığı gerekçesiyle 1967 yılında kendi isteği ile ayrıldı.</p>
<p>TRT&#8217;den ayrıldıktan sonra, Arif Sağ ile birlikte 1966-1968 arası dönemde Muzaffer Akgün, Yıldız Tezcan,Gülden Karaböcek, Ahmet Sezgin, Şükran Ay, Sabahat Akkiraz, Nuri Sesigüzel gibi birçok sanatçıya bağlama çaldı. Bu dönem içinde Kızılırmak Karakoyun, Ana, Kuyu gibi Türk filmlerinin müzik direktörlüğünü yaptı. İstanbul&#8217;daki halk evlerinde Abdullah Nail Bayşu, İsmet Sıral, Burhan Tonguç, Erkin Koray, Ömer Faruk Tekbilek, Vedat Yıldırımbora, Özer Şenay, Neşet Ertaş gibi sanatçılarla sık sık bir araya gelip müzik yaparak gelecekte kendi ortaya koyacağı müziksel sentezin ilk meyvelerini verdi. Ağlıyorum Yana Yana, Gönül bağları, Yıldız Akşamdan Doğarsın, Neredesin Leylâ&#8217;m gibi türkü plakları çıkardı. Sevemedim Karagözlüm, Sabır Taşı, Goca Dünya gibi besteleri çeşitli sanatçılar tarafından okunmaya, sanat dünyasında adı besteci ve bağlama virtüözü olarak duyulmaya başlandı.</p>
<p><strong>ORHAN GENCEBAY PLAKLARI</strong></p>
<p>Türkü plâklarından sonra, 1968 yılında ilk serbest çalışmalar plâğı Sensiz Bahar Geçmiyor-Başa Gelen Çekilirmiş&#8217;i çıkardı. Bundan sonra Topkapı Plak ve İstanbul Plak&#8217;tan seri olarak plaklar çıkarmaya devam etti. 1969 yılında çıkardığı Bir Teselli Ver-Yorgun Gözler 45&#8217;liği ile Türkiye çapında ün yaptı. Bestekâr ve enstrümanist kimliğinin yanı sıra, yorumcu kimliği ile ön plana çıkmaya başladı. Ben Eski Halimle Daha Mesuttum, Hor Görme Garibi, Severek Ayrılalım, Ümit Şarkısı, Sevenler Mesut Olmaz gibi plaklara imza attı.</p>
<p>1971 yılında ise İstanbul Plak&#8217;a ortak oldu. 1972 yılında Yaşar Kekeva ile birlikte Kervan Plak şirketini kurdu, şirketin yöneticisi oldu. Kervan Plak, Türkiye&#8217;nin ilk yerli sermayeli plak şirketiydi. Bünyesine Erkin Koray, Ajda Pekkan, Muazzez Abacı, Mustafa Sağyaşar, Ahmet Özhan, Kamuran Akkor, Semiha Yankı, Samime Sanay, Neşe Karaböcek, Bedia Akartürk, Nil Burak, Ziya Taşkent, Semiramis Pekkan, Ferdi Özbeğen, Gönül Yazar, Sezen Aksu gibi starları alan Kervan Plak, dönemin plak piyasasının en güçlü şirketlerinden biri oldu.</p>
<p>Orhan Gencebay, bugüne kadar 35 (31 sinema, 4 televizyon) filminde başrol oynadı, 90&#8217;a yakın filmde müzik direktörlüğü yaptı. 1000&#8217;den fazla bestesi bulunan Orhan Gencebay, bunların 300&#8217;e yakınını kendisi seslendirdi.</p>
<p>Beyaz Kelebekler grubununda eski solisti olan ses sanatçısı Azize Gencebay&#8217;dan boşanan Orhan Gencebay&#8217;ın Sevim Emre ile evliliklerini sürdürüyor. </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://internetgazete.net/orhan-gencebay-hastanede-tedavi-altinda-iddiasina-esinden-yanit/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayasofya&#8217;nın Hattatı: Kazasker Mustafa İzzet Efendi&#8217;ye vefa</title>
		<link>https://internetgazete.net/ayasofyanin-hattati-kazasker-mustafa-izzet-efendiye-vefa/</link>
					<comments>https://internetgazete.net/ayasofyanin-hattati-kazasker-mustafa-izzet-efendiye-vefa/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 10:20:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşetüst]]></category>
		<category><![CDATA[Ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[Eser]]></category>
		<category><![CDATA[Hat]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://internetgazete.net/?p=70911</guid>

					<description><![CDATA[Ayasofya Camisi'ndeki büyük hat eserlerinden dolayı Ayasofya Hattatı olarak anılan Kazasker Mustafa İzzet Efendi'yi anlatan kitabın lansmanı yapıldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü ve Geleneksel Sanatlar Müdürlüğü iş birliğinde hazırlanan &#8220;Kazasker Mustafa İzzet Efendi&#8221; kitabı, yayın dünyasına kazandırıldı.</p>
<p>Rami Kütüphanesi&#8217;ndeki tanıtım toplantısına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kazasker Mustafa İzzet Efendi&#8217;nin Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nda hem ilmi hem askeri hem de bürokratik rütbelerin üst mertebelerine kadar yükselmeyi başarmış bir liyakat abidesi olduğunu söyledi.</p>
<p>Ersoy, İzzet Efendi&#8217;nin aynı zamanda hanende, bestekar ve neyzen olarak el üstünde tutulmuş bir musiki ehli olduğunu belirterek &#8220;Hepsinin ötesinde, hat sanatı tarihinde istisnai bir konuma yükselmesini sağlayan çok sayıda niteliğe sahiptir. Bu çok yönlülük onu kültür tarihimizdeki en özel insanlardan biri kılmaktadır. Onu hattat yönüyle değerlendirdiğimizde sülüs, nesih, celi sülüs ve celi talik gibi en temel yazı türlerini büyük bir ustalıkla yazabildiğini görmekteyiz.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>“ESERLERİ KÜLTÜR HAYATIMIZIN ANLAŞILMASI BAKIMINDAN SON DERECE DEĞERLİ”</strong></p>
<p>İzzet Efendi&#8217;nin Ayasofya-i Kebir Camii&#8217;ndeki büyük hat eserlerinden dolayı &#8220;Ayasofya Hattatı&#8221; olarak da anıldığına işaret eden Ersoy, şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8220;- Başta Ayasofya&#8217;daki kubbe yazısı olmak üzere, pek çok yapının kitabesinde imzasının bulunması ve 11&#8217;den fazla Mushaf-ı Şerif ile bazı ilmi eserlerin hattatı olması, onu Türk ve İslam sanatları tarihinde adeta imtiyazlı bir mevkiye yerleştirmiştir. Kendisi sayısız kıta, murakka, 200&#8217;den fazla hilye yazmış, büyük boyda hilye-i şerif yazma geleneğini de başlatmıştır.</p>
<p>&#8211; 1866&#8217;dan başlayarak harf inkılabına kadar Osmanlı matbaacılığında kullanılan kalıplar, onun nesih hattıyla basıma uygun olarak yazdığı harflerden yapılmıştır. Elbette yaptıkları, eserleri, marifet ve becerileri bu kadarla sınırlı değil. Onun ardında bıraktığı eserler, yalnızca sanat tarihimiz açısından değil, aynı zamanda kültür hayatımızın bütüncül şekilde anlaşılması bakımından da son derece değerlidir.</p>
<p>&#8211; Sanat tarihçisi İsmail Orman&#8217;ın titiz kaleminde vücut bulan Kazasker Mustafa İzzet Efendi kitabı, işte bu engin deryanın her kıyısına yelken açabileceğiniz bir eser olarak büyük sanatkarı tanımanıza olanak sağlayacaktır.&#8221;</p>
<p>Bakan Ersoy, eseri kültür-sanat literatürüne kazandırdığı için Orman&#8217;a teşekkür ederek, &#8220;Ustasız sanat olmaz. Dolayısıyla ustayı, sanatkarı tanımadan sanatı hakkıyla idrak etmek mümkün değildir. Orman bize böylesi önemli ve değerli bir kapı açmıştır. İlgili herkesin faydalanmasını, bu emeğin layıkıyla karşılığını bulmasını temenni ediyorum.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yapılan çalışma için Geleneksel Sanatlar Derneğini tebrik eden Ersoy, &#8220;Hüsnühat, toplumumuzun inanç dünyasını, zarafet anlayışını ve medeniyet tasavvurunu yansıtan son derece istisnai ve estetik bir ifade üslubudur.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>“YENİ SANATKARLARIN YETİŞMESİ İÇİN GEREKLİ İMKAN VE DESTEKLERİ TESİS ETMEKTEYİZ”</strong></p>
<p>Mehmet Nuri Ersoy, 2005&#8217;ten bu yana Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü&#8217;nün çalışmaları dahilinde yayımlanan basılı eser sayısının 348&#8217;e ulaştığını aktararak, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;- Son 8 yılda &#8216;Milli Kültür Eserlerinin Basımı ve Yayımı Projesi&#8217; kapsamında 122 matbu eser yayınlamış bulunuyoruz. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımız da çok ciddi uzmanlık gerektiren bir mesai yürüterek 355 cilt kitap yayımlamıştır.</p>
<p>&#8211; Teknolojiyi de bu noktada göz ardı etmiyoruz. Genel Müdürlüğümüz, divanlar, mesneviler, tezkireler, mecmualar ve tarihnameler gibi Türk klasik eserlerinin dijital formatlarda yayınlanmasına ilişkin proje kapsamında 84 e-kitabı okuyucuyla buluşturmuştur. TÜYEK ise 482 bin 383 eserin dijital görüntüsünü, aynı zamanda dünyanın en büyük yazma eser portalı da olan kurumsal sitesinden erişime açmıştır.&#8221;</p>
<p>Bakanlığın hattatlıktan ebruzenliğe, nakkaşlıktan dokumacılığa, geleneksel sanat dallarındaki eserlerin muhafazasını sağlamakla beraber, tanıtımlarını yaptığını sözlerine ekleyen Ersoy, &#8220;Yeni sanatkarların yetişmesi için gerekli imkan ve destekleri sunarak söz konusu sanat uygulamalarının devamlılığını da tesis etmekteyiz. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi&#8217;nden aynı başlıkta yürüttüğümüz Ulusal Envanterimize, &#8216;Yaşayan Miras Okulu&#8217; projemizden Yaygın Kültürel Eğitim faaliyetlerine, Yaşayan Miras Şölenleri&#8217;nden Türkiye Kültür Yolu Festivali&#8217;ne kadar çok sayıda çalışma, proje, uygulama ve etkinlik bu doğrultuda hayata geçirilmiştir.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>“VARLIĞI BİLİNMEYEN 20&#8217;YE YAKIN ESERİ TANITMA ŞANSI BULDUĞUMUZ BİR KİTAP OLDU”</strong></p>
<p>Eserin yazarı, sanat tarihçisi İsmail Orman ise eseri cilt halinde görmenin ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından okuyucuya ulaşmasının kendisi için büyük bir gurur vesilesi olduğunun altını çizdi.</p>
<p>Orman, kitabın yayınlanmasına destek sunan kurumlara teşekkür ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;- Sıkıntılı geçen bir hazırlık sürecine rağmen hat sanatı tarihi üzerine 25 seneyi aşkın süredir devam eden araştırmalarımın mahsullerinden biri olan bu eserden son derece memnun olduğumu da söylemek istiyorum. Yine ilgililerin de dikkatini çekeceği üzere henüz 18 yaşında iken yazdığı Mushaf-ı Şerifi de dahil olmak üzere daha önce varlığı bilinmeyen 20&#8217;ye yakın eserini tanıtma şansı bulduğumuz bir kitap oldu.</p>
<p>&#8211; Ben kitabın onun hayatı ve sanatındaki eksik noktaları tamamlayan bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Muhtemelen eksiklerimiz vardır ama bu da zaman içerisinde kapatılacaktır.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://internetgazete.net/ayasofyanin-hattati-kazasker-mustafa-izzet-efendiye-vefa/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
