Ana Sayfa›Manşetalt›Galatasaray kazandı, yıldız isme tavsiye verdi. “Maç öncesi papatya çayı içsin”

Galatasaray kazandı, yıldız isme tavsiye verdi. “Maç öncesi papatya çayı içsin”

Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'nde Lille'i 4-2 mağlup ettiği maçın ardından dikkat çeken yorumlar yapıldı.

Haber Merkezi
Manşetalt
Galatasaray kazandı, yıldız isme tavsiye verdi. “Maç öncesi papatya çayı içsin”

UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 3. haftasında Galatasaray, Fransız temsilcisi Lille deplasmanına çıktı.

Sarı-kırmızılılar, Fransa’da oynanan müsabakada geriye düşmesine rağmen sahadan 4-2’lik galibiyetle ayrıldı ve bu sezon Devler Ligi’ndeki ilk galibiyetini aldı.

Spor yazarları ve yorumcuları, Galatasaray’ın Lille karşısındaki zaferini mercek altına aldı.

İşte öne çıkan değerlendirmeler:

Osman Şenher/Milliyet: “İyi futbol, kötü futbol diye oynanan oyunu artık tartışmamak lazım. Önemli olan, deplasmanda Lille’i yenip ilk üç puanı almaktı. Bunu da bu çocuklar başardı. Pazartesi günü oynanacak derbi maçı öncesi moral buldular. Eksikler yok mu, çok var. Lille hiç tekniği olmayan bir takım, sadece koşuyorlar. Sen böyle bir takımdan 2 gol yedin hem de ne goller, evlere şenlik. Teknik direktör Okan Buruk bir türlü bu basit yenen gollere bir çare bulamıyor.”

Bülent Timurlenk/Sabah: “İlk yarıda takım arkadaşlarını bol bol fırçalayan Osimhen’in golüyle iki farkı bulan Galatasaray, ikinci devre boyunca Şampiyonlar Ligi’nde oynanması gereken oyunu sergiledi. Çok önemli pozisyon vermeden, oyunun momentumunu kaybetmeden kazanılan 3 puan.. Şampiyonlar Ligi’nde 3 puan alabilmek için 4 gol atmasının gerekmediği bir takım, savunmasını oturttuğunda elbette ilk 24 içinde olur. Bunu elbette Okan Buruk da biliyor.”

Cem Dizdar/Fanatik: “Düzenli, disiplinli, kopmadan hatta ikinci yarısında rakibi maçtan kopararak oynadı Galatasaray. Bu maçın bir diğer özelliği de moral değerler açısından sıkıntıda olan Fenerbahçe ile bir sonraki maçı oynayacak olmaları elbette. Özellikle Slavia maçının ardından İsmail Kartal’ın bu maçı “taraftarla barış maçı” olarak hayli yüksekten tanımlamış olmasının ardından… Futbolu teknikten, düzenden öte moral değerler üzerinden tanımlayan yurdumuzda ciddi bir kırılma ihtimalini de beraberinde getirdi bu açıklama. En azından Fenerbahçe açısından. Elbette bu iki takımın maçları belirsizliği yüksek maçlardır lakin Galatasaray’ın bu maçtaki düzenli, programlı ve sonuç alan oyunu rakibinin tedirginlik katsayısını yükseltmiş olacak ki bu da önemli bir veri…”

Levent Tüzemen/Sabah: “Okan hoca devre arası belli ki etkili bir konuşma yapmış. Çünkü oyuncular ikinci yarıda rakibe önde baskı yapan, daha çok topa hakim olan ve birlikte hareket eden bir görünüme büründüler ve art arda gollerle Lille’in direncini kırdılar. Eğer ikinci yarıda Osimhen son vuruşlarda dikkatli olsaydı fark daha çok büyürdü.

Barış ve Yunus çalışkanlıklarıyla ön plana çıkarken Batrakov bir meastro gibi orta alanda arkadaşlarını yönetti. Okan hocanın Sara’yı çıkartıp Lemina’yı oyuna alması, Sanchez ve Abdülkerim ikilisini rahatlattı. Buruk’un derbiyi düşünerek yorulan Barış ve Yunus’u çıkarıp Sane ve Eren’i alması doğruydu. Geçen sezon Okan hocanın denediği Jakobs-Eren ikilisini önlü arkalı oynatması, G.Saray’ın sol kanadına hem çabukluk getirdi hem de takımın savunma anlayışını güçlendirdi.”

Nihat Kahveci/Kontraspor: “Galatasaray teknik heyeti ya da orada çalışanlara şunu rica ediyorum Osimhen’le ilgili; maça çıkmadan önce sinirleri sakinleşsin diye bir papatya çayı öneriyorum. Maç önü içsin. Bugün 30 ile 31. dakikada iki tane pozisyon var. Osimhen’in önüne geliyor, tek başına gidiyor kaptırıyor. İkincide de tek başına gidiyor kaptırıyor. Elini açıyor “Neredesiniz?” diyor. Birinde haydi bir şey demem ama bir pozisyonda altı pasta Abdülkerim neredeyse kendi kalesine gol atıyordu, Uğurcan kurtardı altı pasta. Bütün takım orada, top uzun atılmış. Osimhen gidiyor, bağırıyor ‘Neredesiniz?’ diye. Nasıl gelsin, makine mi bunlar? Bunlar Mbappe mi Usain Bolt mu? Osimhen’e bir papatya çayı… “

Mustafa Çulcu/Fotomaç: “Osimhen ilk yarıda isteği topları alamayınca isyan etti. Ama ikinci yarıda stoperlerin arasına derin koşularla çok etkili oldu. Sallai ikinci goldeki asisti ile ilk goldeki hatasını affettirdi. Batrakov ve Goffi’yi usandıran Barış çıkana kadar sahanın en iyisiydi. Galatasaray özellikle ikinci yarıda o eski kaliteli ve ön alan baskılarından örnekler verdi. Uzun zamandır bu kadar etkili yapamadığı 2. bölge baskısını Şampiyonlar Ligi seviyesinde yapınca harika bir galibiyet geldi.”

Serkan Akcan/Fanatik: “Galatasaray için Lille deplasmanında kazanmak yepyeni bir başlangıç olabilir. Şampiyonlar Ligi’nde kural basit; içeride yenilme, dışarıda alacağın her puan seni Play-Off’a taşır. Marcela yenilgisinin ardından Lille’i Fransa’da devirmek, aynı zamanda fikstürü de kırma fırsatı doğuruyor. Çok önemli bir galibiyet aldı Galatasaray sezonun kalan bölümü için.

Batrakov için Şampiyonlar Ligi serüveni Lizbon’da kötü başlamış olabilir. Ama Rus futbolcu sezonu iyi toparladı. Geçen hafta Barcelona’ya attığı gol, peşinden dün gece Lille deplasmanında ortaya koyduğu harika performans göz kamaştırıcıydı. Hem kritik bir gol attı hem Osimhen’in attığı golde geçiş hücumunu kusursuz organize etti. Sara bu kadar kötüyken Batrakov’un aldığı sorumluluk hayat kurtarıcıydı. Elbette tek değildi, Torreira da iyi iş çıkardı.”

Ömer Üründül/Sabah: “Biraz dikkatli hareket edilse fark büyüyebilirdi. Sonuçta görkemli bir deplasman galibiyetiyle ilk 24 şansı oldukça fazlalaştı. Futbolcuların performanslarına gelince, Batrakov, Barış ve Torreira mükemmel oynadı. Diğer isimler de görevlerini yaptı. Osimhen golle buluştu ama henüz fizik açıdan eski günlerinden uzakta. Kısa sürede güçlenip takımın yine en önemli hücum gücü olacağını söyleyebilirim.”

Mert Aydın/Milliyet: “Batrakov, Sara’nın çok kötü oynadığı, Sallai’nin asisti dışında devamlı adam kaçırdığı bir Şampiyonlar Ligi maçına damga vurdu. Puansız gidilen Lille’den 3 puanla geri dönmenin başmimarıydı genç Rus. Barış Alper’in harika getirdiği topun ardından Yunus’un attığı golle erken öne geçti Galatasaray. Ancak orta saha ve savunmanın kolay dağılmasıyla 2-1 yenik duruma düştüler.

Osimhen yardım alamadığı için sinirliydi. İşte Batrakov, bu noktada devreye girdi. İkinci golü attı, dördüncü golü hazırladı. Daha ne yapsın? Sergen Yalçın’ın milli takımın başına gelişiyle yeniden ay-yıldızlı forma için çağrılması gereken Berke, bu stresi kaldıramadı. Özellikle üçüncü golde külliyen hatalıydı. Galatasaray’ın derbi öncesi moral bulmasından daha önemlisi herhalde Şampiyonlar Ligi’nde yeniden umutlanması.”

Ahmet Çakar/Sabah: “G.Saray maça adeta golle başladı. Sahanın yıldızı Barış Alper soldan müthiş bir vücut çalımı atıp trivela ortasını yaptı, top gitti geldi, Yunus tamamladı ve Fransa’da G.Saray, ilk dakikada öne geçti. Derken hemen akabinde tuhaf bir gol yediler. Yine arkaya kaçan bir Lille oyuncusu ve gelen bir gol. Aslında ilk yarıya baktığımız vakit takımların birbirine üstünlüğü yoktu ki Lille tekrar öne geçiverdi. Maçın belki de en kritik anı ya da kırılma noktası, devre biterken G.Saray’ın bulduğu gol oldu.

Sallai’nin harika çalımı, boşta olan Batrakov’un mükemmel koşusu ve kafa ile gelen beraberlik. İkinci yarı ise sahanın mutlak hakimi Galatasaray’dı. Bir kornerde ön direkte Torreira kafayla yolladı, Berke de tuttu ancak Nabil Bentaleb kendi kalesine atıverdi.

Aslında maça baktığımızda Berke’nin nasıl bu takımda oynadığını anlamış değiliz. Yediği bütün gollerde hata var. Son gol de o ana kadar fazla etkili olmayan Lille’in eski oyuncusu Osimhen’den geldi. Bu galibiyetle oyuncular tekrar taraftara karşı kendilerini ispatladılar ve İstanbul’a mutlu dönüyorlar.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

YORUMLARYorum Yok

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar işaretlenmiştir.