Internet Gazete ATAK Ajans Internet Yayıncılık LLC kuruluşudur -
$ DOLAR → Alış: 43,86 / Satış: 44,04
€ EURO → Alış: 50,97 / Satış: 51,18

Rekabet değil, yaratıcılık önemli

Yaşayan teknoloji dehalarını saymaya kalksak, Apple’dan Steve Wozniak, Microsoft’tan Bill Gates ve Elon Musk gibi isimler hemen akla gelir. Bu listeye mutlaka girmesi gereken bir isim daha var: Dyson’ın kurucusu ‘Sir’ James Dyson. (İlandır)

Rekabet değil, yaratıcılık önemli
  • 10.09.2025
  • 249 kez okundu

Gündelik hayatımızdaki elektrikli süpürge veya saç kurutma makinesi gibi ürünlere yeni bir soluk getiren ve 100 yıldır değişmeyen tasarımları kökten değiştiren deha ‘Sir’ James Dyson, tam anlamıyla yeni bir jenerasyon yarattı.

Teknoloji yazarı Ahmet Can, Berlin’den izlenimlerini aktardı.

Geçen hafta Almanya’nın Berlin şehrinde, Dyson’ın yeni ürün lansmanında Sir James Dyson ile bir araya gelme ve sohbet etme fırsatı buldum. Toplantı mekânına bir İngiliz’e yakışır şekilde klasik bir Mini otomobille geldi. Oldukça sıcak ve samimi bir şekilde herkesi selamladı. Bir teknoloji dehası olarak, yeni ürünlerini sanki ilk kez sahneye çıkıyormuşçasına büyük bir heyecanla anlattı. O gün sahnede 11 yeni ürün tanıttı; yeni nesil kablosuz elektrikli süpürgelerden saç bakım ürünlerine kadar pek çok yenilik vardı. Lansmanın ardından kendisiyle özel bir röportaj yaptım.

Dyson’ın kurucusu Sir James Dyson.

HAYAL EDEREK BAŞLAYAN YOLCULUK

Röportajıma, “100 yıl önce icat edilen saç kurutma makinesini veya elektrikli süpürgeyi tamamen değiştirdiniz. Bu inovatif yaklaşımı nasıl yakalıyorsunuz?” sorusuyla başladım. Sir James Dyson, hemen bir girişimci heyecanıyla cevap verdi:

“Benim hayalim, çok hafif ve basit bir elektrikli süpürge yapmaktı. Bugün PencilVac ürünümüzle bunu gerçekleştirdik. Bu model için yeni bir teknoloji geliştirmemiz gerekiyordu. Kocaman bir motor kullanmak yerine, aynı güce sahip, ama bir çubuğun içine sığabilecek küçüklükte bir motor geliştirdik. Yaklaşık 2 Euro büyüklüğünde. Böylece hem hafif hem de güçlü bir süpürge hayalimiz gerçekleşti.”

Dyson’ın bu yaklaşımının temelinde, ürünlerdeki “sinir bozucu şeyleri ortadan kaldırmak” yatıyor. “Dyson’dan önce süpürgelerin kablolu olduğunu düşünün. Fiş takmanız, kabloyu sürekli çekiştirmeniz, sarmanız ve açmanız gerekiyordu. Biz, üründeki bütün bu sinir bozucu şeyleri ortadan kaldırmak istedik ve bu da yeni teknolojiyi beraberinde getirdi.”

Bu mantığı saç kurutma makinelerine de uyguladıklarını anlattı. “Diğer üreticilerin geliştirdiği rezistanslar çok büyük. Bu yüzden makineleri daha fazla küçültemiyorlar. Biz ise rezistansı çok küçük hale getirdik. Bu sayede ürünü kökten değiştirebiliyor, daha hafif, daha esnek ve daha az kaynak tüketen hale getirebiliyorsunuz. Yani bizim yaptığımız şey, bir ürünün ne olabileceğini hayal etmek ve o hayali çalışır hale getirecek teknolojiyi geliştirmek.”

KOPYACILIK DEĞİL, YARATICILIK ÖNEMLİ

Sir James Dyson’a yönelttiğim bir diğer soru, rakip şirketlerin Dyson’ın tasarım ve teknolojisini kopyalama eğilimi oldu. Pazarda bu trendi görünce neler düşündüğünü sorduğumda, “Elbette hoşumuza gitmiyor” yanıtını verdi.

“Ben okuldayken, birinin ödevini kopyalarsanız okuldan atılıyordunuz. Şirketlerde de böyle olmalı. Çoğu insan kopyalamanın rekabet yarattığını, bunun tüketici için iyi olduğunu söylüyor. Ben tam tersini düşünüyorum. Çünkü şirketler sadece kopyalıyorsa, bir ürünü geliştirmek ve piyasaya sunmak için bizim katlandığımız masrafları üstlenmiyorlar. Bu yüzden ürünleri çok daha ucuza yapabiliyorlar. Ayrıca tüketiciye de gerçek bir seçenek sunmuyorlar.”

Dyson’a göre şirketlerin kendi teknolojilerini geliştirmeleri, yani kendi yaptıklarıyla Dyson’ın yaptıkları arasında bir fark yaratmaları gerekiyor. “Kopyalamak intihaldir, başkasının emeğinden beslenmektir. Bir tür sömürüdür. Ve bence tüketiciye hiçbir faydası yoktur.”

ÇİFTÇİLİKTEN TEKNOLOJİYE: DYSON’IN BİLİNMEYEN YÜZÜ

Sir James Dyson, aynı zamanda bir çiftçi. Hayatının başında çiftliklerde çalışmış ve şimdi de Dyson Farming çatısı altında sürdürülebilir ve inovatif bir çiftçiliğin peşinde. Çiftçiliğin tamamen sevgiyle yapılan bir iş olduğunu anlatan Dyson, bunu para kazanma amacı gütmeden yaptığını söyledi.

“Çiftçilikten para kazanılmaz. Ben hep yapmak istemiştim çünkü çiftliklerde büyüdüm. Para için yapmadım, zaten bundan asla kazanç sağlamayacağım. Bunu, gıda üretmenin çok önemli olduğunu düşündüğüm için yapıyorum. Çiftçiliğe teknoloji getirmek, verimi artırmak, sürdürülebilir hale getirmek… Bunların çok önemli olduğuna inanıyorum.”

Çiftliklerinde yıl boyunca çilek yetiştirdiklerini belirten Dyson, bunu özel cam seralar ve anaerobik sindirici sistemleri sayesinde başardıklarını anlattı. “Enerji bedava çünkü bir anaerobik sindiricimiz var. Bu sistem seraları ısıtıyor ve elektrik üretiyor. Biz de o elektriği serada kullanıyoruz. İşte çiftçiliğe bu şekilde teknoloji getirmek beni büyülüyor. Mesela artık saç bakım ürünlerimiz için içerikleri de kendimiz yetiştiriyoruz. Çok önemli bir omega yağı elde etmek için ayçiçeği yetiştiriyoruz.”

GELECEĞİN ÜRÜNLERİ: HAVA TEMİZLEYİCİDEN AKILLI ROBOTLARA

Sir James Dyson ile konuştuğumuz son konu, yeni ürünleri oldu. Lansmanda tanıttıkları ürünleri büyük bir heyecanla özetledi:

“Bu kez radikal şekilde farklı ürünler geliştirdik. Mesela çok ilginç bir hava temizleyicimiz var: HushJet. Sadece 24 desibel gürültüyle çalışıyor ama muazzam miktarda hava üflüyor. Yerleri silen, kurutan ve ıslak temizleyen bir robotumuz da var: Dyson Spot+Scrub Ai robot süpürge. Lekenin üzerine bakıyor, onu algılıyor ve temizlendiğinden emin olana kadar tekrar deniyor. Bunu daha önce kimse yapmadı.”

Yine ıslak ve kuru zemin temizleyicisinde de farklı bir yaklaşım sergilediklerini anlattı. “Adı Dyson Clean+Wash Hygiene. Tüm kiri, diğer makineler gibi içine çekmek yerine temizleme başlığında topluyoruz. Onu çıkarıp lavaboya boşaltıyorsunuz, hepsi bu. Bir de yeni bir saç şekillendiricimiz var: Dyson Airwrap Co-anda 2x. Yeni bir Hyperdymium motorla çalışıyor ve size iki kat hava akışı ve basınç sağlıyor. Böylece çok daha güçlü bukleler elde ediyorsunuz.”

Dyson, tüm bu yeniliklerin sadece bir başlangıç olduğunu ve teknolojinin insan hayatını kolaylaştırması için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

Etiketler: / / / /

32. İFSAK Kısa Film Festivali için geri sayım başladı
İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK) tarafından bu yıl 32'ncisi düzenlenen İFSAK Kısa Film Festivali için heyecanlı bekleyiş başladı.
Kuantum iletişimde devrim: Aynı anda çoklu ışınlanma başarıldı
Sürekli değişkenli bir sistemde birden fazla kuantum modu aynı anda ışınlandı.
Şişli’deki elektrik direği patladı, 3 motora sıçradı
İstanbul'da sürekli patladığı iddia edilen elektrik direği, geçtiğimiz akşam saatlerinde yine patladı. Sıçrayan alevler park halindeki 3 motosiklete sıçradı.
İran füzeleri vurdu. Oyuncu İlker Ayrık ile Şevket Çoruh Dubai’de mahsur kaldı
Ünlü oyuncu Şevket Çoruh ile başrol paylaştığı "Bir Baba Hamlet" tiyatro oyunu için Dubai'de bulunan İlker Ayrık, uçuşların iptal olması...
Ünlü rock grubu Scorpions’tan Türkiye konseri öncesi hayranlarına mesaj
Dünyaca ünlü rock grubu Scorpions, BKM organizasyonu ile "Coming Home-60 Years of Scorpions" turnesi kapsamında İstanbul'da konser verecek. Ünlü rock...
Zirvedeki karları çuvalla toplayıp yaza kadar saklıyorlar, yazın tatlı yapıyorlar
Aydın'ın Bozdoğan ilçesinin simgesi olan kar helvasının sırrı Madran Dağı'nın zirvesinden toplanan karlardan geliyor.
Selami Şahin klasikleri yeniden hayat buluyor. “Şarkılarımı okumayan kalmadı”
Birçok unutulmaz esere imza atan Selami Şahin'in klasikleri, popüler müziğin önemli sesleriyle yeniden hayat buluyor. Şahin, saygı albümünün üçüncüsüyle ilgili...
Zincirleme Reaksiyon’da Piri Reis dosyası. Antartika’yı keşfedilmeden mi çizdi?
Seda Öğretir'in moderatörlüğündeki Zincirleme Reaksiyon'nun bu haftaki bölümünde, Osmanlı’nın büyük denizcisi Piri Reis ve dünya haritası mercek altına alındı.
Filistin Film Günleri başlıyor. Oscar ödüllü ve Oscar’a aday yapımlar da gösterilecek
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve Sinema Salonları Yatırımcıları Derneği tarafından düzenlenen Filistin Film Günleri, 6-8 Mart'ta seyirciyle...
Sevdiğim Sensin dizisi zirvede. “Tüm seyircilerimize sonsuz teşekkürler”
Star TV'nin iddialı yeni dizisi "Sevdiğim Sensin", dün akşam ekrana gelen üçüncü bölümüyle reytinglerde zirvedeki yerini aldı.
Kadir İnanır yapım şirketlerine açtığı telif davasını kazandı. Üç film artık yayınlanmayacak
Bir süredir sağlık sorunlarıyla gündeme gelen Türk sinemasının usta isimlerinden Kadir İnanır, yapım şirketlerine açtığı telif davasını kazandı.
Het Van Osch Müzesi’nin endüstri mirası, İstanbul’da. Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergileniyor
Hollanda'daki Het Van Osch Müzesi’nin buhar ve gaz motorları koleksiyonu, İstanbul'a getirildi. Eserler, Rahmi M. Koç Müzesi'nde sergilenmeye başladı.
“Remembrance” parçasıyla tanınıyorlar. Balmorhea grubu İstanbul’a geliyor
2006'da Rob Lowe ve Michael Muller tarafından kurulan Balmorhea grubu, Türkiye'ye geliyor. Enstrümantal müzik grubu, İstanbul'da hayranlarıyla buluşacak.
Böyle dönüşüm hikayesi görülmedi. Ofis masası 1967 model arabadan yapıldı
Bartın'da modifiye ustası Şaban Oskay, 1967 model hurda otomobili ofisi için masaya dönüştürdü. Görenler şaşkınlık içinde kalıyor.
Babasından öğrendi yaklaşık yarım asırdır mesleği oldu. Tüketim kültürüne karşı direniyor
Burdur'da babasından öğrendiği ayakkabı tamirciliğini 40 yıldır sürdürüyor. Mesleğinin geleceği konusunda endişeleniyor.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ