Ana Sayfa›Güncel›Sıla bebek davasında gerekçeli karar açıklandı: Detaylar ortaya çıktı
Sıla bebek davasında gerekçeli karar açıklandı: Detaylar ortaya çıktı
Tekirdağ’da darbedilip cinsel istismara uğrayan iki yaşındaki Sıla Yeniçeri'nin mevti soruşturmasında, anne Bakiye Yeniçeri ile suça sürüklenen çocuklar K.A. ve G.K'ye verilen mahpus cezalarının münasebeti hazırlandı.
Tekirdağ’da darbedilip cinsel istismara uğrayan iki yaşındaki Sıla Yeniçeri’nin mevti soruşturmasında, anne Bakiye Yeniçeri ile suça sürüklenen çocuklar K.A. ve G.K’ye verilen mahpus cezalarının münasebeti hazırlandı.
Cinsel istismar ve baş travması sonucu hayatını yitiren Sıla bebeğin vefatına ait anne ve iki sanığın mahpus cezasına çarptırıldığı davada gerekçeli karar açıklandı.
Mahkemece hazırlanan 33 sayfalık gerekçeli kararda, Sıla bebeğin yakınları, sanıkların ve görgü şahitlerinin gerek soruşturma gerekse dava basamağındaki tabirlerine yer verildi.
İSTİSMAR VE DARP
Kararda, elde edilen raporlarda Sıla bebeğe istismarda bulunulduğu ve darbedildiği belirtildi. Sıla bebek hakkında İstanbul 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda, vefatının, künt baş travmasına bağlı baş içi kanama sonucu meydana geldiği kaydedildi.
Kararda, sanıklar hakkında takdiren indirim yapılmasına yer olmadığı kararının uygulandığı vurgulandı.
OLAY VE DAVA SÜRECİ
Malkara ilçesinde yaşayan Bakiye Yeniçeri, 8 Eylül 2024’te kızı Sıla’nın uyanmadığını belirterek, Malkara Devlet Hastanesine götürmüş, yapılan muayenede bebek, beyin kanaması teşhisi ve cinsel istismar kuşkusuyla Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Kent Hastanesine sevk edilmiş, polise bilgi verilmişti. Bebek, beyin ameliyatının akabinde entübe halde ağır bakıma alınmıştı.
Sıla bebeğin 5 yaşındaki kardeşi A.Y. de devlet muhafazasına alınmıştı.
Sıla bebek, tedavi altında tutulduğu hastanede 7 Ekim 2024’te hayatını kaybetmişti.
Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davada, anne Bakiye Yeniçeri’ye “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “suç kanıtlarını yok etme” ve “suçu bildirmeme” kabahatlerinden toplam 27 yıl 9 ay, suça sürüklenen çocuklardan K.A’ya “nitelikli cinsel istismar” ve “kasten öldürme” cürümlerinden 20 yıl 6 ay, öteki suça sürüklenen çocuk G.Y’ye “nitelikli cinsel istismar” hatasından 7 yıl mahpus cezası verilmişti.
Sanıklardan K.A’nın babası K.A. ile annenin birlikte yaşadığı S.Ö. ise beraat etmişti.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP için mutlak butlan kararı verdi. 4-5 Kasım 2023’te CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptaline karar verildi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MYK ve YDK üyelerinin görevden uzaklaştırılmasına karar verildi. Mahkeme Kemal Kılıçdaroğlu, PM ve YDK üyelerinin tedbiren görev üstlenmesini de kararlaştırdı.
SÜREÇTE NELER YAŞANDI?
Son olarak eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın “etkin pişmanlık” kapsamında verdiği ifadeleri dosyaya ekleyen heyet, Özgür Özel’in Kemal Kılıçdaroğlu yerine CHP Genel Başkanı seçildiği kurultayın yok sayılmasına karar verildi.
Arapça kökenli bir sözcük olan “butlan”, Türk Dil Kurumu’na göre “geçersizlik” anlamına geliyor. Hukukta, hukuki işlemlerdeki geçersizlik türlerinden biri olarak tanımlanıyor.
Bu karar da hukuken kurultayın baştan itibaren yok sayılması, alınan tüm kararların geçersiz sayılması demek oluyor.
Yani Özgür Özel başkanlığındaki yönetim “hukuken hiçbir geçerliliği olmayan” bir yapı haline geldi.
DAVA NASIL BAŞLADI, SÜREÇTE NELER ÖNE ÇIKTI?
4-5 Kasım 2023’te düzenlenen 38. Olağan Kurultayı’nda Özgür Özel, 812 oy alarak 13 yıldır bu görevde bulunan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerine genel başkan seçildi.
Bu değişimden bir buçuk yıl sonra eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile beraberindekiler, bahse konu kurultayın iptali ve yetkili kurulların görevden uzaklaştırılması talebiyle dava açtı.
15 Şubat 2025’te açılan davanın dilekçesinde “delege iradesinin sakatlandığı” öne sürüldü.
Özel, 21 Mart 2025’te partiye “kayyum” atanması ihtimalini ortadan kaldırmak için olağanüstü kongreye gideceklerini açıkladı.
6 Nisan 2025’te düzenlenen olağanüstü kurultayda Özgür Özel yeniden genel başkanlığa seçildi. Bu sırada Lütfü Savaş cephesinin açtığı davalar, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde birleştirildi.
“Mutlak butlan” ifadesinin kamuoyu gündemine resmi olarak girişiyse 26 Mayıs 2025’te verilen dilekçelerle birlikte oldu.
24 Ekim 2025’te mahkeme, mutlak butlan talebini esasa girmeden reddetti.
11 Kasım 2025’te dava, Savaş ve beraberindekiler tarafından istinaf incelemesi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı.
Heyet bugüne dek bu belgeleri inceledi.
ÖZKAN YALIM’IN İFADELERİ DOSYAYA EKLENDİ
Süreci hızlandıransa, eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın 31 Mart 2026’da tutuklandıktan iki ay sonra “etkin pişmanlık” kapsamında verdiği ifadeler oldu.
Mayıs ayı içinde üç kez savcı karşısına çıkan Yalım, Özel’e Kasım 2023’teki kurultay öncesi kullanılmak üzere toplam 1 milyon 200 bin TL nakit desteğinde bulunduğunu öne sürüyor.
CHP liderinin kendisine “Ne kadar verebilirsen ayarla.” dediğini savunan Yalım, bu tutarın bir kısmını Özel’in evindeki bahçenin duvarına bıraktığını, bir kısmını da Manisa Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Demirhan Gözaçan aracılığıyla gönderdiğini iddia etti.
(Gözaçan, bu ifade sonrası gözaltına alınarak tutuklandı.)
Yalım, bahse konu kurultayda Özel’i desteklemeleri şartıyla birçok delegeye “Çocuklarınıza belediyede iş ayarlarım.” gibi çeşitli vaatlerde bulunduğunu ileri sürdü; bunlara ek olarak Özel’le arasında geçtiğini ileri sürdüğü WhatsApp konuşmalarından bahsetti.
CHP Genel Başkanı, bu iddiaları reddetti.
Ancak söz konusu ifadeler, “mutlak butlan” davasının istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nce dosyaya eklendi.
HANGİ SENARYOLAR KONUŞULUYORDU?
Mevcut yönetimin geçersiz sayılmasına hükmedilmeden önce üç senaryo üzerinde duruluyordu:
1) Mevcut yönetim yerine Kemal Kılıçdaroğlu ve kurultay öncesindeki ekibinin hukuken yeniden yetkili hale gelebilir deniliyordu.
2) Eski yönetimin göreve gelmemesi durumunda kayyum atanması söz konusu olabilir görüşü vardı.
(Ancak hukukçular, Kılıçdaroğlu’nun isminin ceza davasında “mağdur” geçtiğini hatırlatıyor, “taraf” olması nedeniyle kayyum olarak başka bir ismin gündeme gelebileceği ifade ediliyor.)
3) Mahkeme heyeti partiyi yeni bir kurultaya götürmesi için çağrı heyeti atayabilir de deniyordu.
Kararın kesinleşmesi için İstinaf ve Yargıtay süreçlerinin tamamlanması gerekiyor.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel daha önce “mutlak butlan” iddialarını bir “siyaset mühendisliği” olarak nitelendirmişti.
KILIÇDAROĞLU SESSİZLİĞİNİ BOZMADI
Davanın odaklandığı isimlerin başında gelen eski CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise bu süreçte herhangi bir isim vermeden yaptığı “arınma” çağrıları dışında sessizliğini bozmadı.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Parti Meclisi Üyesi Engin Özkoç, en son Haziran 2025’te Kılıçdaroğlu ile bir araya geldi.
Siyasetçiye yakınlığıyla bilinen bu üç isim, eski genel başkana mutlak butlan kararını tanımamasını teklif etti, ancak ret yanıtı aldı: “Partiyi kayyuma mı bırakayım?”
Kılıçdaroğlu, CHP’ye yönelik mesajlarının sonucusunu 20 Mayıs 2026’da yayınladı.
Parti yönetimi eleştiren ve bir kez daha yolsuzluk davalarını işaret eden Kılıçdaroğlu, “Bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da.” ifadesini kullandı.
Özel ise Kılıçdaroğlu’nun videosuna yanıt vererek “Benim laflarım sarayda mermer olana söylendi. Kemal Kılıçdaroğlu’na değil. O laf bir ittifaka meydan okumak. O ittifak da şu, 19 Mart darbecileriyle parti içi darbeciler.” dedi.
Özel, Kılıçdaroğlu’ndan davalar konusunda net bir tavır beklediğini de ekledi.
CEZA DAVASI DA VAR
Bu süreçte hukuk davası dışında bir de ceza davası açıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kurultayda usulsüzlük yapıldığı suçlamalarıyla ilgili bir soruşturma başlattı ve iddianame 3 Haziran’da kabul edildi.
Bu iddianamede “yolsuzluk” iddiasıyla tutuklandıktan sonra görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “rüşvetle” suçlandığı için cezaevinde gönderilip Beşiktaş Belediye Başkanlığı’ndan uzaklaştırılan Rıza Akpolat ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay “sanık” olarak yer alıyor.
Bu isimlerin “oylamaya hile karıştırma” suçundan bir yıldan üçer yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Eski CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na mağdur, Lütfü Savaş’a müşteki sıfatıyla yer veriliyor.
Kılıçdaroğlu ifade vermeye gitmedi. Bunu “Partimi adliyede tartıştırmam” sözleriyle açıkladı.
Mahkeme, son olarak İstanbul’da Rıza Akpolat’ın da yargılandığı “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü” davasının iddianamesini kurultay davasının dosyasına eklemişti.
Ankara’daki mahkeme, bu davanın “fiili ve hukuki irtibat” gerekçesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davasıyla birleştirilmesini istiyor.
12 sanık hakkında Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu’na muhalefet suçlarından bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilmesi ve siyasi yasak getirilmesi talep ediliyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, hava yollarında 2025 yılında 247 milyon yolcuyla Cumhuriyet tarihinin rekorunun kırıldığını duyurdu. Uraloğlu, "Avrupa'da 3'üncü, dünyada 7'nci sıraya yükseldik." diye ekledi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Esenboğa Havalimanı Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü Başmüdürler Toplantısı’nda konuştu.
Uraloğlu, havacılık alanındaki altyapı gücünü diplomatik başarılarla da perçinlediklerine dikkati çekerek, 2003’te 81 olan hava ulaştırma anlaşması sayısının bugün 175’e çıktığını bildirdi.
Dış hatlarda 50 ülkede 60 olan uçuş noktası sayısının bugün 133 ülkede 356 noktaya çıktığı bilgisini de paylaşan Bakan Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“2002’de toplam 34,5 milyon yolcu taşırken 2025’te 247 milyon yolcuyla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık, Avrupa’da 3’üncü, dünyada 7’nci sıraya yükseldik. Bu yıl hedefimiz çok daha büyük, Türkiye genelinde 270 milyon yolcu, İstanbul Havalimanı’mızda ise 90 milyon yolcuyu aşmak. Bu büyük hedeflere ulaşmak için büyük bir özveriyle çalışmamız, bu süreçte verimliliği ve kaliteyi artırmamız, yenilikçi çözümler üretmemiz gerekiyor.”
Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda JETEX-İGA Genel Havacılık Terminal Binası’nın açılışının gerçekleştirildiğini ve bu stratejik yatırımla Türkiye’nin küresel havacılık ekosistemindeki lider konumunu özel havacılık alanında da taçlandırdıklarını vurguladı.
ETİMESGUT HABALİMANI’NDAKİ ÇALIŞMALAR
Ankara Esenboğa Havalimanı’nın 3 bin 750 metre uzunluğundaki üçüncü pistinin, 77 metre yüksekliğindeki modern hava trafik kontrol kulesinin ve tüm tamamlayıcı tesislerinin de bu yıl hizmete sunulduğunu hatırlatan Uraloğlu, Etimesgut Havalimanı’nda yenileme ve genişletme çalışmalarının da büyük bir hızla devam ettiğini anlattı.
Uraloğlu, 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’nde de kullanılması planlanan havalimanına ilişkin şu bilgiyi verdi:
– “Mevcut 2 bin 450 metre uzunluğundaki pisti 3 bin metreye uzatıyor, pist genişliğini 42 metreden 60 metreye çıkarıyoruz. 160 bin metrekarelik yeni apron imalatımız, taksi yolları, Devlet Konukevi ve bağlantı yollarıyla birlikte toplam 600 bin metrekarelik kaplamalı imalatı tamamlamak üzereyiz.
– Etimesgut Havalimanı için gerek olmadığına yönelik bazı eleştiriler dile getirilse de tarifeli sivil uçuşlara tamamen kapalı olarak sadece hükümet uçuşları ve özel izinli uçuşlar için kullanılan havalimanları dünya genelinde mevcut.”
Bu modelin Fransa’da Paris Le Bourget, İngiltere’de Farnborough ve Biggin Hill ile ABD’deki Joint Base Andrews havalimanlarında uygulandığına dikkati çeken Uraloğlu, “Türkiye’nin de bölgesel güvenlik dinamikleri, yoğun diplomatik trafiği ve stratejik önemi nedeniyle böyle bir havalimanına ihtiyacı vardı. Bu noktada Etimesgut Havalimanı, hem askeri hem sivil kullanıma uygun modern yapısıyla, şehir merkezine ulaşımı kolaylaştıracak yeni bağlantı yollarıyla Ankara ve Türkiye’nin havacılık kapasitesine çok önemli bir katkı sağlayacaktır. Ayrıca NATO Zirvesi sonrasında Türk Hava Kurumu Üniversitesi için eğitim uçuşlarına da ev sahipliği yapmaya devam edecektir.” dedi.