Shakhtar Donetsk ile geçtiğimiz sezon Ukrayna Ligi şampiyonluğu yaşayan teknik direktör Arda Turan, yeni sezon öncesinde açıklamalarda bulundu.
Kulüp televizyonuna konuşan Turan; sezon başarısı, transfer süreci ve savaş için dikkat çeken ifadeler kullandı.
İşte Turan’ın sözleri:
“Bence söylemlerle eylemlerimiz birbirine uydu. Bir takım, bir aile dedik ve bunun peşinden gittik. Sezon başında çok iyi çalışmıştık. Taktik ve sisteme sadakatli davrandık. Çocuklar her şeyi yaptı. Geçen sene adına tek söyleyebileceğim şey, bütün oyuncularıma teşekkür etmek. Muhteşem bir sezondu. Bir defa her şeyden önce bu oyunu güzel oynadılar, doğru oynadılar ve geliştiler. Bu da bize geleceğe umutla bakmamızı sağladı. Şimdi önümüzde çok daha zorlu bir süreç var. Ama geçen sene ile ilgili söyleyebileceğim her zaman oyuncularımla ilgili teşekkür ve minnet duygusudur.”
“Tabii ki büyük başarılar, inanılmaz bir başarıydı ama hala kupayı alabileceğimizi düşünüyorum zaman zaman. Oturup düşünüp hayal ettiğimde… Crystal Palace’la ilgili daha fazla inanmalıydık. Bence kupayı kazanabilirdik. Bugün bence oynasak bu maçları daha farklı oynarız. Çünkü hayat bazen tecrübeye tabii. Bu tecrübe bizim için çok büyük bir ders oldu. Ben oyuncularımın da ne kadar üzüldüğünü biliyorum.”
“Sonuç olarak kendi sahamız yok. Hiçbir zaman 20 bin, 30 bin seyircinin önünde oynamadık. 600 pas yaparken, 700 pas yaparken, 40 kere, 50 kere ceza sahasına girerken bunun ne olduğunu hissetmiyoruz bile. O yüzden seyirciyle bu oyunu oynamak çok başka bir şeydir. Hatta bazen gücünüz bittiği anda sizin yüzde 80’iniz, yüzde 90’ınız olur. Hiçbir zaman öyle bir gücümüz olmadı… Bir ofisim bile yok, çocuklarımın fotoğrafını koyacağım bir masam bile yok. Bu bile oyuncuların bir yere ait olma duygusunu ne kadar etkilediğini siz düşünün. Ama onlar buna rağmen Shakhtar ailesine muhteşem bir aidiyet gösterdiler. Kendileri için, takımı için, aileleri için her şeyi verdiler. Şampiyonluk muhteşem bir duyguydu. Hayatımda hiç unutamayacağım bir şeydi. Hem bana hem de benim gibi genç teknik direktörlere muhteşem bir öncülük ettiğini düşünüyorum bu yolculuğun.”
“Her zaman söylediğim şey var, hiç hayatımda böyle bir şey görmedim. Bir defa bütün gece bombalanıp sabah işe gidebilmek, okula gidebilmek, hayata devam edebilmek, alarm çaldıktan sonra, drone saldırısı bittikten sonra kahve içmeye gidebilmek büyük bir mental kuvvet ister. Bunun pozitif tarafları yanında tabii ki negatif tarafları da var. O yüzden, dünyanın hiçbir yerinde savaşın olduğunu, savaşın devam ettiğini söylemekten geri durmayacağım. Çünkü çocukların, insanların ölmesinden daha önemli hiçbir şey, daha kötü hiçbir şey olamaz. O yüzden bunu durdurabilmek için hayatım boyunca elimden geleni veya bunu bir nebze de olsa engelleyebilmek için hayatım boyunca her şeyi yapacağım.”
“Dediğim gibi muhteşem bir zihniyete sahiptiniz. Ülkenize olan bağlılığınız, bunu kendi ülkemle bağdaştırıyorum, o yüzden, beni çok etkiliyor. Bu konu açıldıkça çok duygusallaşıyorum. Çünkü çocukları, gülümsemelerini, oynamaya ihtiyaç duyduklarını gördükçe çok etkileniyorum. O yüzden dediğim gibi gücünüzü, yaptıklarınızı, duruşunuzu saygıyla karşılıyorum, anlıyorum. Ancak normalleşmiş olmayı, kendi ruhumda ve vicdanımda bütün dünya adına kabul etmiyorum ve bunu dünyanın her yerinde haykırmaya devam edeceğim.”
“Ukrayna’da savaş var, Ukrayna’da çocuklar ölüyor, Ukrayna’da bombalanıyoruz. Muhteşem bir tecrübeydi. Tarif edilemez bence. Hiçbir zaman da böyle bir tecrübenin yanına bile yaklaşılamaz. 20’ye yakın maç oynadık, 20 maç sanırım Avrupa’da. Birçok önemli an biriktirdik. Burada şunu öğrendik: Biz rotasyon yapmadık. Birbirimize güvenmeyi öğrendik. En kritik maçlarda, neredeyse bütün, her maç çıktığımız maçta farklı 11’le sahaya çıktık. Bu rotasyon değil, bu takımın birbirine güvenmesiydi, aile ve aidiyet duygusuydu. Böyle yolculukların, böyle mücadelelerin beraber olmadan, aile olmadan geçilemeyeceğini gördük. Bu bizim için çok büyük bir örnekti…”
“Bir defa bir gerçek var ki kulübün olmazsa olmazlarından. Kulübün bir mihenk taşı. Her şeyden önce sadece Ukrayna futboluna değil, bütün dünya futboluna örnek bir, model bir takım şekli Shakhtar’ın organizasyonu. Güney Amerika’dan Brezilyalı futbolcular getirmesi, onlara yatırım yapması, Ukraynalı futbolcularla beraber bunu karıştırıp kültürleri birleştirebilmesi ve her şeyden önce… Bence Doğu Avrupa’nın en iyi oyunu oynamak isteyen takımlarından bir tanesi Shakhtar. Bunu ben şöyle benzetiyorum: Bu tarafın Barcelona’sı gibi. Orada da bulunduğum için, oyunu oynamak isteyen, topa sahip olmak isteyen bir kültür. Bir futbol kulübünün kültürünün olmasından daha güzel bir şey olamaz.”







