Almanya, eski komünist doğuda aşırı sağcı Almanya için Alternatif’in (AfD) rahat bir zafer kazanmasının beklendiği kritik bir eyalet seçimine hazırlanıyor.
Parti, pazar günü Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılacak oylamayla ilk kez bir eyalet hükümetinin başına geçmeyi amaçlıyor.
AfD’nin eyaleti tek başına yönetmek için yeterli oyu alıp alamayacağı henüz kesinleşmiş değil.
Ancak partinin Saksonya-Anhalt’ta sandıktan birinci çıkması, göçmen karşıtı oluşumu daha da güçlendirirken Başbakan Friedrich Merz üzerindeki siyasi baskıyı artıracak.
AfD, aylardır eyaletteki anketlerde yüzde 40 ve üzerinde seyrediyor. Partinin liste başı adayı, seçim etkinliklerinde bir rock yıldızı gibi karşılanan ve TikTok’ta geniş bir takipçi kitlesi bulunan 35 yaşındaki Ulrich Siegmund.
Siegmund’un seçim vaatleri arasında düzensiz göçmenleri hedef alan acil bir “tersine göç ve sınır dışı” hamlesi, kamu okullarında LGBTQ onur bayraklarının yasaklanması ve yeni rüzgar enerjisi santrallerinin inşasına son verilmesi yer alıyor.
Moskova ile yakın ilişkilere sahip parti, geçmişteki Doğu Almanya günlerine duyulan özlemden ve Berlin Duvarı’nın 1989’da yıkılmasından on yıllar sonra batı ile süregelen refah farkına yönelik tepkilerden de yararlanıyor.
Pazar günü “tarih yazma” sözü veren Siegmund, 2,1 milyon nüfuslu bu küçük eyaletten başlatacağı siyasi dönüşümle düzen karşıtı partisini 2029’daki federal seçim zaferine taşımayı umuyor.
Merz’in merkez sağdaki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinden olan ve çok partili bir koalisyonu yöneten 47 yaşındaki mevcut Eyalet Başbakanı Sven Schulze ise otoyol kenarlarına yerleştirdiği büyük afişlerle seçmenleri aşırı sağın “ülkeyi çıkmaza sürükleyeceği” konusunda uyarıyor.
Birçok AfD seçmeni köklü bir değişim isterken, AfD’nin zafer senaryosu İkinci Dünya Savaşı ve Holokost’un karanlık geçmişiyle yüzleşmeye çalışan Almanya’nın büyük bir kesiminde endişe yaratıyor.
Almanya’nın iç istihbarat servisi Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV), AfD’nin Saksonya-Anhalt teşkilatını “aşırı sağcı” bir yapı olarak sınıflandırıyor.
BfV, son raporunda Saksonya-Anhalt’taki birçok AfD’li siyasetçinin “göçmenleri şeytanlaştıran bir dil kullandığını” ve Müslüman mültecileri düzenli olarak suçlu şeklinde yaftaladığını belgeliyor.
Raporda, bu kolektif aşağılamanın “insan onuru ilkesini” ihlal ettiği vurgulanıyor.
Şimdiye kadar diğer bütün ana akım partiler AfD ile işbirliği yapmama politikasını, yani “güvenlik duvarını” sürdürdü.
Ancak ekonomik olarak sol, göç konusunda ise sağ çizgide yer alan küçük BSW partisi, AfD’nin hükümet kurmasına destek verebileceğinin sinyalini verdi.
Başbakan Merz, durgun ekonomiyi canlandırarak ve düzensiz göçü sınırlandırarak AfD’nin son on yıldır süren yükselişini durdurma sözü vermişti.
Fakat geçmişte marjinal kabul edilen partinin ülke genelindeki anketlerde birinci sıraya yerleşmesi nedeniyle Merz şu ana kadar bu hedefine ulaşamadı.
AFP ajansına konuşan Bochum Ruhr Üniversitesi’nden Oliver Lembcke, “AfD’nin Saksonya-Anhalt seçimini kazanması Friedrich Merz için kişisel bir yenilgi anlamına gelir” dedi.
Lembcke, Merz’in AfD’nin oy oranını yarıya indirmeyi hedeflediğini ancak partinin federal düzeyde dahi CDU’yu geçerek en güçlü parti konumuna geldiğini, bu sonucun kişisel sorumluluğunun Merz’e ait olduğunu kaydetti.
Lembcke ayrıca, eyalet düzeyinde gelecek bir zaferin güvenlik duvarı stratejisinin sandıkta çöktüğünü göstereceğini, Merz ve ekibinin bu durumla nasıl başa çıkacağını bilmediğini savundu.
Şimdilik bütün taraflar AfD’nin yüzde 40’ın üzerindeki anket liderliğinin aşılamaz olduğu konusunda hemfikir görünüyor.
Partinin parlamentoda tek başına mutlak çoğunluk elde edip edemeyeceği sorusu ise daha karmaşık bir tabloya işaret ediyor. Bu da büyük ölçüde küçük partilerin Almanya’daki yüzde 5 seçim barajını aşıp aşamayacağına bağlı.
Bazı küçük partilerin baraj altında kalması durumunda AfD, hükümet kurmak için oyların yüzde 50’sinden daha azına ihtiyaç duyacak.
Güvenlik duvarının çöktüğünü ilan eden BSW son anketlerde yüzde 5’in altında görünse de barajı aşması durumunda AfD’nin iktidara giden yolunu kolaylaştırabilir.
Yüzde 22 ile 24 arasında seyreden CDU ile Sosyal Demokratlar ve Yeşiller gibi diğer ana akım partiler ise aralarında bir hükümet koalisyonu kurmaya yetecek oyu almayı umuyor.
Olası senaryolardan birine göre bu partiler, sol kanattaki Die Linke partisinden dışarıdan destek alacak bir azınlık hükümeti kurmayı hedefleyebilir.
İktidardan yeniden dışlanacak olan AfD’li siyasetçilerin, bu durumu antidemokratik bir siyasi “kartel” olarak niteledikleri ana akım partilerin seçmen iradesini hiçe saydığının kanıtı olarak sunması bekleniyor.
50 yaşındaki lise öğretmeni Anke Prellwitz de durumdan endişeli. Prellwitz, “AfD iktidara gelmese bile Saksonya-Anhalt’taki tablo kritik bir hal alacak. Parti, kendini mağdur gibi gösterirken toplumu bölmeye devam edecek” diye konuştu.


KPSS Alan Bilgisi sınav giriş yeri sorgulama 2026: KPSS Alan Bilgisi sınav giriş yerleri açıklandı
Pasifik’te nadir görüntü. Üç kasırga aynı anda ilerliyor
Süper Lig’de 4. hafta başlıyor, açılış maçı Galatasaray’ın
Tek bir tuşla beyne zarar veriyoruz. Hafızayı zayıflatıyor
Fenerbahçe’de 2 futbolcuya soruşturma başlatıldı
Müzik dünyasını sarsan cinayet. Ünlü müzisyen, hamile eşi ve çocuğu öldürüldü
Almanya’da aşırı sağcı AfD, doğuda ilk eyalet hükümetini kuracak



















