Ana Sayfa›Güncel›Yürekleri ağza getiren an: Güvenlik görevlisinden hayat kurtaran refleks
Yürekleri ağza getiren an: Güvenlik görevlisinden hayat kurtaran refleks
Samsun'da tramvayın önüne doğru koşan küçük kız çocuğu, istasyonda görevli güvenlik görevlisinin hızlı müdahalesiyle muhtemel ölümden kurtuldu.
Haber Merkezi
Giriş: 05-09-2026 00:00
Güncel
Olay, Samsun Cumhuriyet Meydanı İstasyonu’ndaki hemzemin yaya geçidinde meydana geldi. Yakınlarıyla birlikte geçitten geçen küçük kız çocuğu, bir anda koşarak yaklaşmakta olan tramvayın önüne doğru yöneldi.
Bu sırada istasyonda görev yapan Samsun Büyükşehir Belediyesi SAMULAŞ güvenlik görevlisi, hızlı bir refleksle çocuğu tutarak tramvay hattından uzaklaştırdı. Çocuğun tramvayın altında kalmasını engelleyen müdahale, çevrede bulunan vatandaşların da takdirini topladı.
Güvenlik görevlisinin saniyeler içinde gerçekleştirdiği hayat kurtaran müdahale, istasyondaki güvenlik kamerasınca kaydedildi.
Kocaeli’nin İzmit ilçesinde çeşitli suçlardan hakkında 31 yıl 4 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlü, polis ekiplerinin düzenlediği operasyonla yakalandı.
Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, aranan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı.
Yapılan incelemelerde, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ile kilitlenerek muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık ve benzeri suçlardan aranan A.S.’nin İzmit’te bir evde saklandığı tespit edildi.
Adrese operasyon düzenleyen ekipler, A.S.’yi bulaşık makinesinin içine gizlenmiş halde buldu. Gözaltına alınan hükümlü, emniyetteki işlemlerinin ardından aynı gün adliyeye sevk edildi.
Ankara’da kaybolduktan sonra cesedi kayalıklarda bulunan adamın yüksekten düşerek hayatını kaybettiği belirlendi. Ağabeyi ise kardeşinin daha önce tartıştığı kişilerce öldürüldüğünü iddia ediyor.
Ankara’da 4 gün boyunca kendisinden haber alınamayan 46 yaşındaki EGO şoförü İsmail Küçükerdoğan’ın cansız bedeni, Ayaş ilçesindeki kayalık alanda bulundu. Olayla ilgili jandarma ekipleri inceleme başlattı.
Sincan’da yaşayan Küçükerdoğan, 30 Ağustos sabahı evinden ayrıldıktan sonra geri dönmedi. Ailesinin kayıp ihbarında bulunması üzerine güvenlik güçleri arama çalışması başlattı.
Ekipler, Küçükerdoğan’ın otomobilini 2 Eylül’de Ayaş ilçesine bağlı Sinanlı Mahallesi kırsalında buldu. Araçta bırakılan cep telefonunun uçak moduna alındığı, bu nedenle sinyal vermediği tespit edildi.
Arama çalışmalarını otomobilin bulunduğu bölgede yoğunlaştıran ekipler, ertesi gün Çıngıraklı Mağarası çevresindeki kayalıklarda Küçükerdoğan’ın cansız bedenine ulaştı.
Helikopterle bölgeden alınan cenaze, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na götürüldü.
Küçükerdoğan’ın ağabeyi ise kardeşinin daha önce tartışma yaşadığı bir kişi tarafından tasarlanarak öldürüldüğünü öne sürdü. Jandarma ekiplerinin olayın aydınlatılmasına yönelik incelemesi sürüyor.
İLK BELİRLEMELEREDE HERHANGİ BİR CİNAYET İZİNE RASTLANMADI
Ekiplerin yaptığı ilk tespitlerde ise Küçükerdoğan’ın yüksekten düşme sonucu hayatını kaybettiği ve bedeninde herhangi bir cinayet unsurunun olmadığı belirlendi. Olayla ilgili şüpheli olabileceği değerlendirilen kişi veya kişilerin ise ifadesine başvurulduğu öğrenildi. Öte yandan, Küçükerdoğan’ın telefonundaki harita kayıtlarına göre ise ölü olarak bulunduğu bölgeye daha önce de birkaç kez gittiği iddia edildi.
Adli Tıp Kurumundaki işlemlerin ardından cenazesi ailesi tarafından teslim alınan Küçükerdoğan için Elmadağ ilçesinde yer alan Yeşildere Camisi’nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Küçükerdoğan’ın cenazesinde ailesi, yakınları ve iş arkadaşları yer aldı.
“YÜKSEKTEN DÜŞEREK ÖLDÜĞÜNE İNANMIYORUZ”
Olayla ilgili konuşan ağabey Mustafa Küçükerdoğan, kardeşinin birkaç hafta önce tartıştığı bir kişi tarafından planlanarak öldürüldüğünü iddia ederek, “Kardeşimin yüksekten düşerek öldüğü söyleniyor ama buna inanmıyoruz. Yürümeyi sevmezdi. Her yere aracıyla giderdi. Öldüğü yere gidecek birisi değildi. Üstelik yükseklik korkusu da vardı. Zorla oraya götürüldüğünü düşünüyorum. Kardeşimi oraya tartıştığı kişilerce götürüldüğünü düşünüyorum. O kişi bunu tek başına yapabilecek birisi değil. Başka kişileri azmettirmiş olabilir. Kardeşimle yol verme sebebiyle tartışmışlar. 5 kilometre takip etmiş. Sonra da işyerine gitmiş. Kardeşimin kendisini tartışma sırasında video kaydına aldığını ve o görüntüleri silmesini istemiş. O sırada tekrar küfürlü tartışma yaşanmış. Elindeki tornavidayla saldırmaya çalışmış” dedi.
“TELEFONUNU KAPAATACAK BİRİ DEĞİLDİ”
Kardeşinin vefatında çok fazla şüphe olduğunu söyleyen ağabey Küçükerdoğan, “Kardeşimle en son kaybolduğundan bir gün önce konuşmuştuk. Kayınbiraderimin cenazesi vardı. İşinin olduğunu ve cenazeye geç gelebileceğini söyledi. Her ne şekilde kandırıldıysa olay günü sabah saatlerinde işe gideceğinin söyleyerek evden çıkmış. Üzerinde iş kıyafetleri de yokmuş. Daha sonra da telefonunun sinyali kesilmiş. Kaybolduğu gün saatlerce kendisinden haber alamadık. Hiçbir zaman böyle huyları olmamıştı. Telefonunu kapatacak biri değildi. Gizli işleri yoktu, nereye gideceğini her zaman söylerdi. İhbarda bulunduk. İki gün boyunca sonuç alamadık. Bir televizyon programına başvurduk. Ertesi gün kardeşimin aracı bulundu. Diğer günde cesedini bulduk” dedi.
“HAREKETLERİNDEBİR GARİPLİK YOKTU”
Ağabeyi, Küçükerdoğan’ın davranışlarında herhangi bir gariplik olmadığını ifade ederek, “Kardeşimle son konuştuğumuz hareketlerinde bir gariplik yoktu. Her şey normaldi. Evine alışveriş yapmıştı. Eşiyle herhangi bir problem de yaşamamıştı. Sürecin takipçisi olacağız” dedi.
Türkiye’nin tuz ihtiyacının yüzde 60’ını karşılayan Tuz Gölü’nde suların çekilmesiyle başlayan üç aylık hasat döneminde ortaya kartpostallık görüntüler çıkıyor.
İç Anadolu’nun kalbinde; Ankara, Konya ve Aksaray’ın kesiştiği kapalı havzada yer alan Tuz Gölü, 1800’lerin başından beri Türkiye’nin tuz üretiminde önemli bir role sahip.
Gölde, havuzlardaki su çekilmeye başlayınca dipte kristalleşen tuz yüzeye çıkıyor.
Ardından devreye tuz kesme makineleri giriyor; kazınan tuzlar kamyonlara yüklenip ya toplama alanlarına ya da direkt işlenmek üzere fabrikaların yolunu tutuyor.