İsrail’deki Ketziot Cezaevi’nde Filistinli mahkum Thaer Abu Asab’ın 2023 yılında hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmada tüyler ürperten yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
Mahkumun ölümüne dair WhatsApp mesajları ve gardiyan ifadeleri, cezaevindeki ağır şiddet iddialarını yeniden gündeme getirdi.
Soruşturma dosyasına giren yazışmalarda bazı gardiyanların mahkumlara yönelik dayakları övünerek anlattığı, Abu Asab’ın ölümünü ise birbirlerine mesajlarla haber verdiği görüldü.
O gece olayda yer alanlar, cezaevinin alışılagelmiş sessizlik kuralına uydular. Ancak olaylar yaşanırken gardiyanlar arasında yapılan ve daha sonra soruşturmacılar tarafından ele geçirilen WhatsApp mesajları, dehşetin bazı yönlerini ortaya çıkardı.
Soruşturmacıların ele geçirdiği mesajlarda gardiyanlardan birinin partnerine, “Benimle gurur duyacaksın. Şu anda klinikte suni solunum yapıyorlar, bebeğim!” ifadeleriyle mahkumun can çekiştiğini haber verdiği görüldü.
Aynı gardiyan ilerleyen saatlerde, “Bebeğim, bir güncelleme: Az önce öldü.” diye yazdı.
Mesajında yaşananlardan “mutlu ve memnun” olduğunu söyleyerek çok fazla kan olduğunu ve mahkumların ağır şekilde dövüldüğünü belirtti.
Başka bir gardiyan ise sayımın ardından arkadaşına, “Onları çok fena dövdük.” mesajını gönderdi. Bir diğer mesajda ise mahkumların dövülmesi sonrası sağlık ekiplerinin kalp masajı yaptığı anlatıldı.
Bu yazışmalar, olay sırasında cezaevinde bulunan gardiyanların daha sonra verdikleri resmi ifadelerle birlikte soruşturmanın en önemli delilleri arasında yer aldı.
Dosyadaki ifadelere göre Abu Asab’ın hedef alınmasına yol açan olay, bir gardiyana İsrail ile Filistinliler arasında ateşkes olup olmadığını sormasıyla başladı.
Olay sırasında aynı hücrede kalan bir mahkum, akşam sayımı sırasında yaklaşık 15 gardiyan ve Keter adlı özel müdahale biriminin hücreye geldiğini anlattı.
Mahkumun ifadesine göre görevliler, Abu Asab’ın adını söyledikten sonra hücreye girerek içerideki herkesi cop, tekme ve yumruklarla dövdü.
Mahkum o anları, “Thaer gardiyana ateşkes hakkında sordu ve gardiyan ‘Sormasan iyi olur’ dedi. Sayım sırasında ellerimiz başımızın üstünde, yüzlerimiz yere dönük şekilde diz çöktük. On beş gardiyan ve on beş Keter askeri geldi. Beş dakika boyunca coplarla bizi dövdüler, odadaki herkesi. ‘Ateşkes yok’ dediler. Sonra köpeği üzerimize saldılar ve küfür etmeye başladılar. Yerde paramparça halde yatıyorduk. Thaer kalkamadı. Bilinci kapalıydı. En çok o dövüldü. Yüzü mosmordu, elleri kan içindeydi ve tepki vermiyordu.” ifadeleriyle anlattı.
Başka bir mahkum da saldırının ateşkes sorusuyla bağlantılı olduğunu anladığını belirterek hücredeki herkesin darp edildiğini söyledi.
Bazı gardiyanların soruşturma sırasında verdiği ifadeler, mahkumların anlatımlarını destekledi.
Gardiyan Avia Arusi, komutan ile başka bir görevlinin hücredekilere ateşkesi kimin sorduğunu sorduğunu, ardından Abu Asab’ın işaret edildiğini anlattı.
Arusi, “Sonra onu deliler gibi dövmeye başladılar.” ifadesini kullandı.
Gardiyan Diana Troitsky ise olay öncesindeki brifingde komutanın Gazze’de iki arkadaşının öldüğünü öğrendiğini ve çok öfkeli olduğunu söylediğini aktardı.
Troitsky’nin ifadesine göre komutan, o gece yaşanacakların sorumluluğunu üstlendiğini ve üstlerinden onay aldığını söyledi.
Troitsky, gardiyanların hücreye girdikten sonra kontrolü kaybettiğini, mahkumları tekmeleyip yumrukladığını ve Keter mensuplarının cop kullandığını anlattı.
Gardiyan Oshrit Eliga da ifadesinde tüm görevlilerin aşırı güç kullandığını söyledi.
Eliga, özel müdahale birimi Keter’in cop kullandığını belirterek, “Talimat onları dövmekti ama cop kullanmak değildi.” dedi.
Eliga ayrıca hücreye girmek anlamında kullanılan ifadenin cezaevinde fiilen “mahkumları dövmek” anlamına geldiğini anlattı.
Bazı gardiyanlar ise sorgularda olağandışı bir şey yaşanmadığını ve rutin bir müdahale gerçekleştirildiğini savundu.
Ancak soruşturmacılar, bu ifadelerle çelişen mesaj kayıtlarına ulaştı.
Bir Keter görevlisinin arkadaşına, “Bir mahkumun öldüğüne dair açıklama birazdan basına geçer. Biz içeri girdiğimizde öldü. Ciddi dayak yedi ama bunlar WhatsApp’ta konuşulmaz.” diye yazdığı tespit edildi.
Dosyadaki en dikkat çekici ifadelerden biri, şiddetin tek bir olayla sınırlı olmadığı iddiası oldu.
Bir Keter görevlisi, Abu Asab’ın dövüldüğü geceyle ilgili, “Bu bir tür rutindi, bu yüzden olayı kimseye bildirmedik. Üst düzey komutanlar açısından sorun yoktu. Politika buydu.” dedi.
Gardiyanların mesajlarında da benzer ifadeler yer aldı.
Arusi’nin partnerine gönderdiği bir mesajda, başka hücrelerde yüksek sesle dua eden mahkumların da dövüldüğü anlatıldı.
Eliga’nın Aralık 2023’te bir arkadaşına gönderdiği mesajlarda ise yeni getirilen mahkumlardan söz ederken, “Eğer böbreği patlamadan koğuşa giriyorsa içeri almam.” dediği görüldü.
Başka bir mesajında Eliga, çok sayıda mahkumun cezaevine getirilmesinin ardından, “Onları dövmekten o kadar yorulduk ki komutan kemerini çıkarıp dövmeye başladı.” diye yazdı.
Eliga daha sonra bu mesajlardan pişman olduğunu ve arkadaşlarını etkilemek için abartılı biçimde konuştuğunu savundu.
Soruşturma ilerledikçe olayın merkezindeki komutan da cezaevindeki üst düzey yöneticiler hakkında iddialarda bulundu.
Komutan, Ketziot Cezaevi Müdürü Tuğgeneral Yosef Knipes’ın zaman zaman Keter kıyafetleri giyerek kimliğini gizlediğini ve hücrelere girdiğini ileri sürdü.
Ayrıca bazı operasyonlardan önce güvenlik kameralarının kapatıldığı yönünde iddialarda bulundu.
Komutan, cezaevinde üst düzey görevlilerin de dahil olduğu ve şiddetin olağanlaştırıldığı bir kültür bulunduğunu öne sürdü.
Knipes ise tüm suçlamaları reddetti.
İfadesinde komutanın “bir şeyler uydurduğunu” savunan Knipes, cezaevindeki işlemlerin prosedürlere uygun yürütüldüğünü söyledi.
Fetih üyesi olan Thaer Abu Asab, İsrail’e yönelik saldırılar nedeniyle 25 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Kasım 2023’te cezaevinde ağır şekilde dövülmesinin ardından Beerşeba’daki Soroka Tıp Merkezi’ne götürüldü ve burada hayatını kaybetti.
İddianameye göre aldığı ağır darbeler kalbinde ölümcül bir yaralanmaya yol açtı.
Savcılık, hangi gardiyanın ölümcül darbeyi vurduğunu belirleyemediği için hücreye giren 12 görevliyi taksirle ölüme neden olmakla suçladı.
İsrail Cezaevi Servisi, olayın önceki cezaevi komiserinin görev döneminde yaşandığını belirtti.
Kurumdan yapılan açıklamada, mevcut komiserin göreve geldikten sonra olayla bağlantılı bazı kişileri görevden aldığı ifade edildi.
Açıklamada, “Yasa veya kurum disiplininin ihlal edilmesine hiçbir şekilde tolerans gösterilmeyeceği konusunda açık bir mesaj verilmiştir.” denilerek yaşanan şiddetin boyutları bir kez daha inkar edildi.
Soruşturma dosyasına giren gardiyan mesajları ve ifadeleri ise 7 Ekim 2023 sonrasında Filistinli mahkumlara yönelik şiddetin münferit olaylardan ziyade daha geniş ve rutin bir uygulama haline geldiğini gözler önüne sermiş oldu.


En güzel Türk kadınını istemişti. Türklere “ülkeyi terk edin” çağrısı
İsveç prensesinin adını verdiği leylek 3 bin 500 kilometre uçtu, Karaman’da ölü bulundu
Beşiktaş derbi sonrası Erzurum karşısında. Muhtemel 11
Aziz Yıldırım’la görüşen İsmail Kartal kararını verdi
Arda Turan çılgına döndü, Türk hakeme tepki gösterdi. “Bu benim hatamdı”
Fenerbahçe’nin beraberliği ülke puanını değiştirdi
İsrailli gardiyanların mesajları ortaya çıktı. “Bebeğim benimle gurur duyacaksın, az önce öldü”



















