Antalya’nın Serik ilçesindeki Aspendos Antik Kenti’nde gün yüzüne çıkarılan üçüncü yüzyıla ait nehir tanrısı “Genç Eurymedon” tasviri, ziyaretçilerin uğrak adresi haline geldi.
Tiyatro Caddesi’nin doğu meydanında bulunan mozaiğin merkezinde, kente hayat veren Eurymedon Nehri’ni simgeleyen “Genç Eurymedon” tasviri yer alıyor. Nehir tanrısı tasvirinin başında ve elinde saz yaprakları betimlenirken, amphora ve balık figürleriyle zenginleşen mozaikteki renk geçişleri de dikkati çekiyor.
Aspendos’un sanatsal zenginliğini ortaya koymanın yanı sıra Roma Dönemi Anadolu mozaik sanatı hakkında da bilgi veren mozaik, antik kente olan ilgiyi artırdı. Anadolu’da örneğine az rastlanan nehir tanrısı mozaiğinin çevresinde ise çalışmalar sürüyor.
Aspendos Antik Kenti Kazı Başkanı ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bilgin, antik dönemde su kaynaklarının önemli olduğunu ve Aspendos’un bu nedenle günümüzde Köprüçay olarak adlandırılan Eurymedon Nehri kenarına kurulduğunu söyledi.
Bilgin, “Nehrin bölgeye bereket getirdiğine inanılıyor. Özellikle nehir kenarına konumlandırılan kentler, bu durumu o nehri simgeleyen bir tanrıyla betimliyor. Kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkardığımız bir havuz alanının tabanındaki bu nehir tanrısı mozaiğini, Aspendos nehir tanrısı Genç Eurymedon olarak isimlendirdik” dedi.
Bilgin, nehir tanrılarının birçok nehir kenarı kentte bulunduğunu ifade etti ve “Bunlar genellikle heykel şeklinde kente kazandırılmış ya da kenti betimleyen sikkelerin arka yüzüne basılmış. Bu şekilde mozaik sanatında işlenen nehir tanrısı betimlemesi örneği çok az” dedi.
Çalışmaların sürdüğünü söyleyen Bilgin, “Benzerleri de çıkabilir. Nehir tanrıları diğer kentlerde olgun erkek tipolojisiyle yapılırken Aspendos’taki örnekte ise genç, dinamik, bölgeyi canlandıran, şahlandıran bir nehir tanrısı olarak betimlenmiş. O yüzden de çok önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.
Doğu Meydanı’ndaki 7,5 metrelik mozaikli yapının iki panel üzerinde yer aldığını aktaran Bilgin, güneydeki panelin daha çok geometrik şekillendirildiğini, Kuzeydeki panelde ise figüratif anlamda bezemelerin olduğu nehir tanrısı mozaiğinin yer aldığını dile getirdi.
Mustafa Bilgin, “Bu mozaiğin en dışta bordürler bulunuyor. Küp şeklindeki taşlar anlamına gelen testeraların merkeze, ana panele doğru geldikçe daha küçük yapıldığını görüyoruz. Nehir tanrısını betimlendiği testeraların taş yerine cam hamurundan yapıldığını belirledik. Sanatsal anlamda önemli bir tespit. Figüre renk zenginliğiyle bir boyut kazandırmak amacıyla bunun yapıldığını anladık” dedi.
Bilgin, sözlerine “Elinde tuttuğu saz yaprakları ve elbisesindeki renk geçişlerinin oldukça zengin olduğu görülüyor. Bunu testeralar üzerindeki cam hamurları ile sağlamışlar. Yüzüne, vücut detaylarına, başındaki sazdan yapılmış taca bakıldığında yeşilin, kırmızının, vücut teninin her türlü tonunu görebiliyoruz. Bu da Aspendos’un o dönemdeki mozaik sanatçılarının bu mozaiği ne kadar özenerek yaparak kente kazandırmak istediğini gösteriyor diye devam etti.


DOA sistemi sokak toplayıcılarının gelirini düşürdü
Topkapı Sarayı’nın Şerbethane bölümü açıldı. Artık 174 değil 452 eser sergileniyor
Bergüzar Korel videoya çekti. Halit Ergenç’in bilinmeyen alışkanlığı
Edis de Çeşmeli oldu. Yeni evinin fiyatını duyan şaştı kaldı
Bir tabur asker 3 bin metrede sır oldu. Gümüşhane’deki gölde saklı hüzün
İstanbul’da Gorillaz rüzgarı. Solist Albarn’dan hayranlarına sürpriz
Aspendos’ta gün yüzüne çıkarılmıştı. Anadolu’da örneğine az rastlanıyor



















