Bizi Takip Edin
İstanbul23°CKapalı
BIST10012.175 ▼ -0,74%
DOLAR49,3435 ▲ 0,15%
EURO55,2690 ▼ -0,05%
ALTIN6.621,83 ▼ -0,35%
Orhan KILIÇOĞLU

Orhan KILIÇOĞLU

e-posta: orhankilicoglu@turkamerikangazete.com

YAZARIN TÜM YAZILARI >

İhanetin son tangosu

Giriş: 12-10-2026 07:56

İki büyük ihanetten söz edeceğim.

İlki, fon vurgunu, ikinci ihanet ise, tıp alanında çığır açan bir Türk Bayana karşı yapılan kahpelikler. Sabırla okumanızı arzuluyorum.

Son fon vurgunları, ihanetin maddi ve mâli boyutudur.

Bu gibi vurgunları, bir hırsızlık, çalma, gasp olarak düşünürsek, asıl maksat gözlerden kaçmış olur.

Bu vurgunları yapanlar, bu vurgun ve yağmaları şaşıp nefislerine uyarak, tamahlarına yenik düşerek yapmıyorlar.

Bu vurgunların arkasında yatan sebep, dedelerinden kendilerine devrolan Türk düşmanlığı, kin, nefret ve Türk milletinden öç ve intikam alma duygusudur.

Muhalefet, yetersiz, sığ, meselesiz ve çilesiz olduğu içindir ki olaya sadece hırsızlık gözüyle bakarak büyük bir ihaneti sıradan bir adi vakaya indirgemektedir. İster kızın, isterseniz beni dışlayın. Ben bu muhalefet lider ve sözcülerini pek ciddiye almıyorum. Vatan elimizden alınırken, muhalefet ise sek-sek, çelik-çomak, birdirbir oynayıp, kendi aralarında topaç döndürmekteler.

BU FON OLAYI VE BENZERLERİ;

Türk milletinin servetinin gayri milli tabakaya transferidir.

Türk Devletini mâlen iflâsa sürüklemek ve devleti çökertmektir.

Türk milletini, aç ve açıkta, yoksul ve çaresiz bırakarak, Türk milletinden, Malâzgirt, Haçlı Seferleri, İstanbul’un fethi, Çanakkale, Sakarya, Dumlupınar’ın rövanşını ve 9 Eylül 1922 de İzmir’den denize dökülen dedelerini intikamını almak içindir.

Yap- işlet modeli, köprüler, oto yollar, hava alanları ve son fon vurgununun ortak noktaları ve nihai hedefi ”TÜRK MİLLETİNDEN İNTİKAM ALMAK, DEVLETİNİ VE İKTİSÂDI KAYNAKLARINI ÇÖKERTMETİR”

Bu üzücü olaydan sonra Türk milletine soruyorum;

Ne zaman akıllanacaksın?

Ne zaman titreyip kendine döneceksin?

Ne zamana kadar hırpalanıp aşağılanacaksın?

Ne zamana kadar sana öz vatanında parya muamelesi yapacaklar?

Türklüğünü, tarihini aşağılamayan, seni horlayıp, sana hırlamayanları, senden olup seni kucaklayanları seçerek başınabaş yapacaksın?

İŞTE SİZLERE KORKUNÇ BİR İHANET DAHA!

İhanetin üniversitelerdeki kolu!

Türk’e nasıl kıyıldığının korkunç belgesi!

İbretle okuyun, sonunda mutlak lânet okuyun!

Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu, Ankara Tıp Fakültesi’nde asistan iken doktorasını bitirmek üzereymiş. Astım hastalığı hakkında bir tez hazırlamış hocalarına sunmuş. Bölüm başkanı olan hocası tezi herkesin gözü önünde çöpe atmış.

O çöpe atılan tezi birkaç yıl sonra tıp dünyasının üç büyük bilimsel dergisinden birinde yayınlanmış. Ankara ona doçentliğini vermediği için Finlandiya’da Doçentlik ünvanı alan ilk yabancı olmuş.

Finlandiya’da bakteri çalışmaları yaparken Bilkent Üniversitesi Rektörüne ve Genetik Bölümüne başvurarak “Gelin bunu birlikte yapalım, patenti Türkiye’ye ait olsun” önerisini yapmış. Gelen yazılı yanıtta “Başka işiniz mi yok, siz galiba iş arıyorsunuz” deyip kabul etmemişler.

Türkiye’de yüzüne bakılmayan, tezi herkesin gözleri önünde çöpe atılan Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu gerçek bir Türk hanımefendisi. Finlandiya’da doçentlik ünvanını alan ilk yabancı.

Kendisi kireçlenmenin müsebbibi olan ve nanobakteri adı verilen mikrobu bulmuş. Bu buluşu nedeniyle dünyanın her yerinden davetler, ödüller almış. 2,5 yıldan beri NASA’da (Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi) çalışan ilk Türk Bilim Kadını.

Önümüzdeki yıllarda da kalp ve böbrek hastalıklarının teşhisine ilişkin, patenti yüzlerce milyon dolar değerinde önemli bir buluşu açıklanacakmış.

Dünya çapında tanınan ve buluşlarının patent değeri yüzlerce milyon Dolar olan böylesi büyük bir bilim adamını Türkiye tanımıyor, Türk yetkililerden aldığı tek bir tebrik bile olmamış. Bilim dünyasında ona “Türklüğünden vazgeç, daha çok parla, dünyada şöhret ol” diye akıl verenlere o inatla “Türklüğümden asla vazgeçmem” demeye devam ediyor.

Türk olması her yerde kendisi için büyük bir sorun olmuş. Finlandiya’da Türk olduğundan hiç biz zaman söz edilmemiş.

Vatandaşlık başvurusu bile yapmamış ama O’nu hep Finli gibi tanıtmışlar dünyaya. Mesela NASA’ya gittiğinde, Finlandiya’nın tüm gazeteleri “NASA’ya giren ilk Finli” diye başlık atmışlar.

Başarılı bilim insanlarının bulunduğu dünya çapında bir törene çağrılmış. Bu törene elinde Türk bayrağı ile gittiğinde, elindeki Türk bayrağını alıp Finlandiya bayrağını taşımasını istemişler. Bu olay çok ağırına gitmiş.

Finlandiya Hükumeti buluşunu bilim dünyasına açıklamak üzere Neva Çiftçioğlu’nu New York’ta bulunan dünyanın dört büyük laboratuvarından biri olan Cold Spring Harbor Laboratories’e göndermiş.

ABD’li bilim adamları kendisine, ”Bak sana hiç kimse sahip çıkmıyor, sen neden hâlâ Türk olmakta ısrar ediyorsun?” diye soruyorlar.

EY TÜRK!

Sen ne zaman, kendi kanın, soyun ve inancından olan Türk’ü seçerek kendine baş yapacaksın?

Daha ne zamana kadar böyle itilip, kakılıp yağmalanacak ve kendi öz vatanında parya muamelesi göreceksin?

Kaynasın genlerindeki TÜRKLÜK MAĞMASI!

Lav olup aksın ihanet ehlinin üzerlerine ve her biri Vezüv Yanardağı’nın eteklerindeki POMPE ŞEHRİNİN SAPIKLARI gibi kavrularak taş kesilsinler de, ibret olsun soysuzların gelecek nesillerine.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar işaretlenmiştir.