Japonya'da peş peşe gelen siber saldırıların ardından GMO Internet ve Park24, sistemleri sarsılan kullanıcılarına 3 bin ila 5 bin yenlik doğrudan ödemeler yapmaya başladı.
Japonya’da internet altyapısını sarsan ve ekonomi üzerinde baskı kuran siber saldırı dalgasının ardından şirketler, mağdur olan müşterilerine para ödemeye başladı.
Çevrim içi finans hizmetleri sunan GMO Internet Group, döviz alım satım platformuna düzenlenen yetkisiz erişim nedeniyle zarar gören kullanıcıların kayıplarını karşılayacağını duyurdu.
Şirketin kurucusu ve CEO’su Masatoshi Kumagai, dün yaptığı açıklamada, uğranan zararın telafisine ek olarak tüm müşterilere iyi niyet göstergesi kapsamında 5 bin yen (yaklaşık 32 dolar) ödeme yapılacağını açıkladı.
İnternet altyapısından kripto para ticaretine kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren grubun yöneticisi Kumagai, “İnternetin kendisi artık çökmeye başlıyor. İnternet, kötü niyetli aktörlerin insanları tehdit etmek ve soymak için kullandığı bir araca dönüşüyor” ifadelerini kullandı.
Saldırının ardından şirketten para talep edildiğini ve ödeme yapılmaması durumunda şirket ile müşteri bilgilerinin sızdırılacağı tehdidi aldıklarını aktaran GMO, bu talebi reddettiğini bildirdi.
Reuters ajansının haberine göre şirket, süreci polis ve resmi makamlarla işbirliği içinde yürüttüğünü, ayrıca kullanıcılarına altı ay boyunca ücretsiz alternatif bir hizmet sunacağını açıkladı.
GMO, müşterilere dağıtılacak 5 bin yenlik ödemeler ile zarar tazminatının toplam kazanç üzerindeki maliyetinin henüz hesaplanamadığını duyurdu.
Şirket bünyesinde çalışan beyaz şapkalı bilgisayar korsanlarının güvenlik açıklarını daha önce tespit ettiğini belirten Kumagai, buna karşın alınan önlemlerin derinliğinin ve müdahale hızının yetersiz kaldığını kaydetti.
Cuma günü kapanışta 2,6 milyar dolar piyasa değerine sahip olan GMO’nun hisseleri, gelişmelerin ardından yüzde 15 değer kaybederek son dört ayın en düşük seviyesine geriledi. Aynı gün Tokyo’nun gösterge endeksi TOPX ise yüzde 0,5 yükseldi.
Kumagai, Japon hükümetine bu ay devreye alınan siber savunma sistemini harekete geçirme çağrısında bulundu.
Söz konusu savunma mekanizması, tehditleri etkisiz hale getirmek amacıyla saldırganların sunucularına karşı saldırı düzenlenmesi gibi adımları kapsıyor.
Müşterilerine ödeme yapacağını duyuran bir diğer kuruluş ise Times araç paylaşım hizmetini işleten Park24 oldu.
Şirket, kişisel verilerin ele geçirildiği güvenlik ihlalinin ardından müşterilerine kişi başı 3 bin yen ödeme yapacağını açıkladı.
Kayıt doğrulama süreci tamamlandıktan sonra kimlik belgesi görsellerini sistemlerinde saklamayacağını duyuran Park24, siber saldırıya müdahale adımları ve tazminat ödemeleri nedeniyle bilançosunda 5,5 milyar yenlik olağanüstü zarar beklediğini bildirdi.
TrendAI verilerine göre Japonya’da 20 Ekim itibarıyla 723 siber güvenlik olayı kayıtlara geçti. Bu sayı, 2024 ve 2025 yıllarının toplam yıllık vaka sayılarını geride bıraktı.
Siber güvenlik şirketi ESET Japan Başkanı Satoshi Nagano, Reuters’a verdiği demeçte bu artışın kurumların karşılaştığı tehditlerin yanı sıra daha önce fark edilmeyen, yeterince soruşturulmayan veya gizli kalan olayların artık daha görünür hale gelmesinden kaynaklanabileceğini ifade etti.
Uzmanlar, yapay zekanın yazılım açıklarını taramaktan sahte e-posta kampanyaları hazırlamaya kadar birçok adımı otomatikleştirerek siber suçları daha hızlı, ucuz ve tespit edilmesi zor hale getirdiğine işaret ediyor.
İnternetin büyük bölümüne zemin oluşturan PHP programlama dilindeki kritik güvenlik açıklarının ortaya çıkması, geçen hafta Japonya, Avrupa ve diğer bölgelerdeki resmi ve özel internet sitelerine yönelik milyonlarca korsanlık girişimine ve kesintiye yol açtı.
Japonya hükümeti, teknoloji sistemlerindeki zayıflıkları belirlemek amacıyla yapay zeka kullanarak siber saldırı simülasyonları yürütecek bir ekip kuracağını duyurdu.
Geniş çaplı saldırılar, Japon şirketlerinin müşteri verilerini koruma konusundaki açıklarını görünür kılarken güvenlik harcamalarının artacağı beklentisini getirdi.
IwaiCosmo Securities analisti Shoichi Arisawa, şirketlerin halihazırda standart güvenlik tedbirlerine sahip olduğunu, bu önlemleri daha da güçlendirme ihtiyacının ciddi bir ek maliyet yükü doğurabileceğini kaydetti.