ABD Başkanı Donald Trump, kapalı kapılar ardında yapılan toplantıda kendi partisinden Senatör Bill Cassidy ile İran savaşı üzerine şiddetli bir tartışma yaşadı.
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü kendi partisinden Cumhuriyetçilerle basına kapalı yaptığı toplantıda İran savaşına yönelik şiddetli tepkilerle karşılaştı.
Toplantının hemen ardından Trump yönetimi, savaşın maliyetini karşılamak üzere Kongre’den on milyarlarca dolarlık ek bütçe talep etti.
Toplantıya katılan bazı Cumhuriyetçiler, Trump ile Senatör Bill Cassidy arasında yüksek sesli bir tartışma yaşandığını aktardı. Cassidy, yönetimin geçen hafta imzaladığı çerçeve anlaşmayı açıklamak zorunda olduğunu belirtti.
Söz konusu anlaşma İran’a mali teşvikler sağlarken, Trump’ın savaşın başında ortaya koyduğu hedeflerin gerisinde kalıyor.
Cassidy gazetecilere yaptığı açıklamada, “Amerikan halkının bize anlatılandan daha fazlasını bilmeye ihtiyacı var. Kesin olarak bilmesem de sürecin gidişatı bize söylendiği gibi görünmüyor” dedi.
Daha sonra, Senato’daki Cumhuriyetçi liderler, başkanı memnun etme çabası olarak görülen bir adımla, İran ile çatışmalara son verilmesini isteyen tasarıyı engellemek için gece yarısı oylaması düzenledi.
Senato, mayıs ayındaki usul oylamasında kabul edilen savaş yetkileri tasarısını, büyük oranda parti hatlarında gerçekleşen 50’ye karşı 47 oyla engelledi.
Trump, oylamanın ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu oylama İran’a bir uyarı niteliğindedir” ifadesini kullandı. Ancak bu oylama, daha önce yapılan oylamayı etkilemiyor.
Reuters/Ipsos anketine göre, Trump’ın onay oranının geçen yıl göreve dönmesinden bu yana en düşük seviyeye gerilediği bir dönemde, her dört Amerikalıdan sadece biri savaşın maliyetine değdiğine inanıyor.
Senato, Temsilciler Meclisi tarafından kabul edilen bir tasarıyı oylayarak Trump’ya savaşı bitirme talimatı vermişti.
Cassidy, muhalefetteki Demokratlarla birlikte bu tasarıyı destekleyen dört Cumhuriyetçiden biriydi.
Bu yılki ön seçimlerde Trump destekli bir rakibe karşı kaybeden Cassidy ile yaşadığı tartışmaya değinmeyen Trump, daha sonra Senato’yu eleştirdi.
Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada, “İran bunu görüyor ve ‘Bu da neyin nesi?’ diyor. Artık bunun anlamsız olduğunu biliyorsunuz, değil mi?” dedi.
Bu açıklamadan birkaç saat sonra ABD yönetimi, 867 milyar dolarlık mevcut askeri bütçeye ek olarak, savaş masraflarını karşılamak üzere Kongre’den 70 milyar dolar daha talep etti.
Çarşamba gece yarısı yapılan oylamada, daha önceki İran savaş yetkileri tasarılarına destek veren Cassidy bu kez “hayır” oyu kullandı.
Savaş yetkileri tasarılarını destekleyen bir diğer Cumhuriyetçi olan Kentucky Senatörü Rand Paul ise çekimser kaldı.
Maine Senatörü Susan Collins ve Alaska Senatörü Lisa Murkowski olmak üzere iki Cumhuriyetçi, bir kişi hariç tüm Demokratlarla birlikte tasarı lehine oy verdi.
Demokratlar arasında “hayır” oyu kullanan tek isim Pennsylvania Senatörü John Fetterman oldu. Kentucky Senatörü Cumhuriyetçi Mitch McConnell ile Colorado Senatörü Michael Bennet ise oylamaya katılmadı.
Cassidy, çarşamba akşamı X platformunda yaptığı paylaşımda, öğleden sonra İran konusunda kendisini detaylı şekilde bilgilendiren Başkan Yardımcısı JD Vance ve Özel Temsilci Steve Witkoff’a teşekkür etti.
Cassidy, “Endişelerimin çoğunu ele almak üzere Beyaz Saray’a yapılan bu hızlı davet için minnettarım” dedi.
Dün ve bugün gösterge petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki ilk anlaşmanın Hürmüz Boğazı’ndaki İran ablukasını kaldırması ve deniz trafiğinin yeniden başlamasıyla savaşın başlangıcından bu yana en düşük seviyeye geriledi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, gemileri Tahran tarafından Hürmüz Boğazı’nda belirlenen rotalara bağlı kalmaları konusunda uyardı.
İran ile koordine edilmeyen yeni ilan edilmiş nakliye rotalarını kabul edilemez ve tehlikeli bularak reddetti.
Umman ise Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordineli olarak boğazda geçici nakliye yolları ilan etmişti.
Devrim Muhafızları Ordusu yaptığı açıklamada, gemileri 16. telsiz kanalı üzerinden Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ile koordinasyon kurmaya çağırdı ve kuralları ihlal edenlere karşı harekete geçme tehdidinde bulundu.
Savaşta bloke edilmeden önce bu su yolu, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatının beşte birini taşıyordu.
Çerçeve anlaşmanın bazı unsurları hakkında çelişkili açıklamalar ortaya çıktı. Bu da Trump’ın hem yurt içinde hem de yurt dışında eleştirilmesine yol açtı.
İran’a yönelik mali teşvikler, nükleer tesislerin denetlenmesi, boğazın kontrolü ve İsrail’in Lübnan’daki paralel savaşı gibi konuların tamamı tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Anlaşma, İran’ın nükleer programı gibi daha karmaşık konuları ele almak için 60 günlük bir müzakere süreci öngörüyor.
Önerilen barış anlaşması bölgede şüpheyle karşılandı. Bölgedeki birçok ülke savaş sırasında İran’ın saldırısına uğradı ve 300 milyar dolarlık bir fon ile bazı yaptırımların kaldırılmasını içeren bu anlaşmayı Tahran’a karşı çok cömert buluyor.
Washington’ın Körfez’deki müttefikleri, yeniden yapılanma fonunun İran’ın ordusunu yeniden inşa etmesine yardımcı olabileceğinden endişe ediyor.
Anlaşma ayrıca Tahran’ın balistik füze kapasitesine değinmiyor.
Anlaşma, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişlerine 60 gün boyunca serbestçe izin vermesini gerektiriyor.
Tahran ise bu sürenin ardından geçiş ücreti uygulayabileceğini ima etti.
Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir diplomat, Reuters’a çaıklamasında İran’ın Körfez ülkeleriyle yapacağı müzakerelerde çevre, seyrüsefer ve güvenlik ücretleri önerebileceğini belirtti.
Washington ve Körfez müttefikleri ise bu tür ücretlere karşı çıkıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, savaş nedeniyle faaliyetlerine ara veren ABD büyükelçiliğinin yeniden açıldığı Kuveyt’te yaptığı açıklamada, “Bölgedeki uzun süreli müttefiklerimizin güvenliğini sarsacak hiçbir şey yapmayacağız” dedi.
Washington’da Lübnan ve İsrail, İsrail güçlerinin işgal ettiği bazı topraklardan çekilerek buraları Lübnan ordusunun kontrolüne devretmesini öngören teklifi ele aldı.
Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’in askerlerini geri çekmeyeceğini söyledi.
Lübnanlı kaynaklar Reuters’a yaptıkları açıklamada, çarşamba günü İsrail’in Lübnan’ın güneyinde bir araca düzenlediği insansız hava aracı saldırısında iki kişinin öldüğünü bildirdi.