Amerikalı üç hekimin Gazze hastanelerinde tanıklık ettiği vahşeti konu alan belgesel, Sundance Film Festivali'ndeki prömiyerinin ardından ABD'de vizyona giriyor.
Kendi ülkesi ABD de dahil olmak üzere 30 ülkede doğal afet ve çatışma mağdurlarını tedavi eden Mark Perlmutter, İsrail bombardımanı altında şahit olduğu dehşete hiçbir tecrübesinin kendisini hazırlamadığını ifade etti.
İsrail’in Ekim 2023’ten beridir devam ettirdiği saldırılarda Perlmutter ve meslektaşlarının Gazze hastanelerinde tanık olduğu vahşet, “American Doctor” belgeselinin merkezinde yer alıyor.
Sundance Film Festivali’nde prömiyeri yapılan yapım, bu cuma ABD’deki belirli sinema salonlarında gösterime giriyor.
İlk belgesel yönetmenliğini üstlenen Poh Si Teng, çatışmanın haklı veya haksız taraflarını açıklamaya çalışmak yerine, farklı geçmişlerden gelen üç Amerikalı doktorun Gazze’deki çalışmalarına odaklanıyor.
Doktorlardan Perlmutter Yahudi, Sair Ahmed Filistin asıllı bir Müslüman, Feroze Sidhwa ise Zerdüşt bir ailenin çocuğu.
Sidhwa, AFP’ye yaptığı açıklamada, “İnsanlar bu konuyu anlamak veya aklı başında bir şekilde tartışabilmek için doktora yapmış olmaları gerektiğini hissediyor” dedi.
Sidhwa şöyle devam etti: “Mesele Arap-İsrail tarihini ne kadar iyi bildiğiniz değil. Soru şu: Çocukların öldürülmesini destekliyor musunuz, desteklemiyor musunuz? Doktorlara işkence yapılmasını destekliyor musunuz, desteklemiyor musunuz? Hastanelerin bombalanmasını destekliyor musunuz, desteklemiyor musunuz?”
7 Ekim 2023’ten sonra İsrail’in Gazze Şeridi’nde başlattığı saldırılar, Birleşmiş Milletler’in verilerini güvenilir kabul ettiği Hamas yönetimindeki Sağlık Bakanlığına göre Gazze’de 73 bin 300’den fazla kişinin ölümüne yol açtı.
İsrail, sağlık tesislerini kasıtlı olarak vurduğunu kabul ediyor; ancak bu hastanelerin altındaki tünelleri kullanan Hamas savaşçılarını hedef aldığını öne sürüyor.
Belgeselde yer alan üç doktor ise Gazze’de çalıştıkları hastanelerin hiçbirinde tünel görmediklerini söylüyor.
Belgeselin en sarsıcı bölümlerinden birinde, Han Yunus’taki Nasır Hastanesine yönelik bir bombardımanın ardından yaralılara müdahale eden ilk yardım ekiplerinin füzelerle hedef alındığı “çifte vuruş” taktiği ekrana geliyor.
Daha önce çeşitli yayın organlarında görsel gazeteci olarak çalışan Teng için ekranda neyin gösterileceğine karar vermek ciddi bir güçlük oluşturdu.
Teng, “Çok fazla şey gösterirseniz bu gereksiz bir şiddet teşhirine dönüşür, kimse izlemez; oysa siz gerçeği anlatırken etkili olmak istersiniz. Çok az şey gösterirseniz de gerçeklikten uzaklaşır” değerlendirmesinde bulundu.
Film tam da bu ikilemle başlıyor. Teng, hayatını kaybeden çocukların fotoğraflarına yer vermenin onların onurunu zedeleyeceğini düşündüğünde Perlmutter buna karşı çıkarak, ödedikleri vergilerin neyi finanse ettiğini Amerikalılara gösterme yükümlülükleri bulunduğu konusunda ısrar ediyor.
Fotoğrafı işaret eden Perlmutter, “Onların onurunu ellerinden alan İsrail’di. Hatıralarının ve bedenlerinin bu travmanın, bu soykırımın hikayesini anlatmasına izin vermediğiniz sürece onların onurunu korumuş olmazsınız. Bunu göstermeyerek onlara iyilik yapmıyorsunuz” diyor.
Teng ise AFP’ye, “Benim için bu durumun ortası olmadığını anladığım bir andı” açıklamasını yaptı.
Belgeseldeki üç doktor için Gazze’deki durumun “aciliyetini” medya mülakatlarında ya da Kongre üyeleriyle yapılan toplantılarda sürekli tekrarlamak zorunda kalmak yıpratıcı bir süreç halini aldı.
Acil tıp uzmanı Sair Ahmed, “Size açlıktan ölen çocukların olduğunu, çocuklarını doyurmak için çırpınan annelerin bulunduğunu ya da bu devasa bombalarla katledilen gençlerin olduğunu söylüyorsam, vermeniz gereken yanıt ‘Bunu durdurmalıyız’ olmalıdır” dedi.
Ahmed sözlerini şöyle sürdürdü: “Sizden ‘Peki ne yapıyorlardı, neredeydiler ya da hangi kökenden geliyorlar? Hangi dine inanıyorlar veya nerede doğdular?’ gibi sorular duymamalıyım.”
Teng bu dirençle sık sık karşılaştığını, bağışçıların ABD tarafından finanse edilen İsrail mühimmatının yol açtığı hasarı gösteren bir projeye mali kaynak sağlamaktan çekinmesi nedeniyle zaman zaman belgesel için fon bulmakta zorlandığını söyledi.
Ancak havanın değişmeye başladığını hissettiğini aktaran Teng, “American Doctor” yapımının anlatıyı daha da değiştirebileceğini umduğunu belirtti.
Perlmutter da bu umudu paylaştığını belirterek, “Gerçeğin çığı kar taneleriyle başlar. Gittikçe büyüyen o kar topundaki birer kar tanesi olduğumuz konusunda iyimserim” dedi.