Ana Sayfa›Güncel›Mutlak butlan sonrası CHP kurultay davası ertelendi
Mutlak butlan sonrası CHP kurultay davası ertelendi
CHP'de mutlak butlan kararı sonrası bugün, 38'inci Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan ceza davasının 6'ncı duruşması görüldü. Ara kararını açıklayan mahkeme, gerekçeli mutlak butlan kararının dosyaya eklenmesi istedi.
Haber Merkezi
Giriş: 01-07-2026 11:36
Güncel
Özgür Özel’in CHP Genel Başkanı seçildiği, 2023 yılında gerçekleşen 38. Olağan Kurultay’a ilişkin ceza davasının 6’ncı duruşması bugün görüldü.
Davada Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 12 kişi yargılanıyor.
İBB DAVASI SANIĞI TANIK OLARAK DİNLENDİ
Mayıs ayında görülen duruşmada İBB yolsuzluk davasının sanıkları arasında yer alan Adem Soytekin’in dinlenmesi kararlaştırılmıştı.
Soytekin bugün tanık kürsüsüne çıktı ve savunmasını gerçekleştirdi.
Duruşma yaklaşık iki saat sürdü ve mahkeme heyeti Bölge Adliye Mahkemesi’nin gerekçeli mutlak butlan kararının dosyaya eklenmesi istedi.
Duruşma 16 Eylül tarihine saat 10.00’a ertelendi.
7’nci duruşmada görevden uzaklaştırılan eski Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın özel kalem müdürü Emirhan Akçadağ tanık olarak dinlenecek.
ADEM SOYTEKİN KİMDİR?
Adem Soytekin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk suçlamasıyla açılan davanın tutuklu sanıkları arasında yer alıyordu.
Soytekin, etkin pişmanlık hükümlerinden de faydalanmıştı. Bu süreçte tutuklu kalmaya devam eden Soytekin, 30 Nisan’da tahliye edilmişti.
KILIÇDAROĞLU MAĞDUR OLARAK YER ALIYOR
Ekrem İmamoğlu, Özgür Çelik, Cemil Tugay ve Rıza Akpolat’ın da olduğu 12 sanık yargılanırken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu mağdur olarak yer alıyor.
Davada, oylamaya hile karıştırma suçunu işlediği iddia edilen 12 sanığın 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
DAVADA BUGÜNE NASIL GELİNDİ?
Davanın geçmişi 4-5 Kasım 2023 tarihinde gerçekleşen 38’inci Olağan Kurultay ile 6 Nisan 2025’te yapılan 21. Olağanüstü Kurultay ‘a dayanıyor.
Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı delegeler tarafından 38’inci Olağan Kurultay’a şaibe karıştırıldığı iddia edilmiş; delegelerin oylarını rüşvet karşılığında satın alındığı öne sürülerek farklı mahkemelerde dava açılmıştı. Davacılar, oylamaya rüşvet ve hile karıştırıldığını öne sürüp, delege iradesinin sakatlandığını iddia ediyor.
Bu davalar 42’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde birleştirilmişti.
Yalova’da Gizem Gülsen Günaştı, 2,38 milyon TL’ye aldığı sıfır aracın kaputunda sök-tak ve yüksek boya kalınlığı tespit edilince aracının değiştirilmesini istedi.
Günaştı, sıfır araç satın almadan önce başka bir bayide bulunan aracın arka çamurluğunda fabrika kaynaklı boya bulunduğunun kendisine bildirildiğini ve bu nedenle söz konusu aracı almaktan vazgeçtiğini söyledi. Kusursuz bir araç istediğini özellikle belirterek başvurduğunu anlatan Günaştı, burada kendisine aracın kusursuz olduğunun söylendiğini ifade etti.
İkiz bebekleri bulunduğunu ve araç satın alma sürecinde zaman açısından zorlandığını belirten Günaştı, aracı teslim aldıktan hemen sonra ekspertize götürdüğünü söyledi. Ekspertiz sonucunda büyük bir şaşkınlık yaşadığını anlatan Günaştı, raporda aracın ön kaputunda sök-tak işlemi bulunduğunun ve boya kalınlığının diğer bölümlere göre belirgin şekilde yüksek olduğunun tespit edildiğini belirterek, “Ben zaten sıfır araç alıyorum, kusursuz olsun istiyorum diyerek başka bayideki aracı almamıştım. Özellikle kusursuz araç istediğimi söyledim. Bana ellerinde kusursuz araç olduğunu söylediler. Aracı aldıktan hemen sonra ekspertize götürdüm. Sonuç karşısında şok oldum. Ön kaputta hem sök-tak işlemi hem de diğer bölümlere göre çok daha yüksek boya ölçümü çıktı” dedi.
Ekspertiz raporunun ardından aracı Bursa’daki bayiye geri götürdüğünü belirten Günaştı, aracın değişimini talep ettiğini ancak talebinin kabul edilmediğini öne sürdü. İlk etapta bayiden “Biz de bilmiyorduk” şeklinde cevap aldığını belirten Günaştı, “Ben bu aracı istemiyorum. Kusursuz araç istediğimi en başından açıkça söyledim. Kusuru öğrendiğim anda da aracı geri götürdüm. Ben tüketiciyim ve kanunun bana tanıdığı seçimlik haklarımı kullanmak istiyorum” diye konuştu.
“Aracı satarken bu kusuru anlatmak istemiyorum”
Aracın bu haliyle ileride değer kaybına uğramasından endişe ettiğini ifade eden Günaştı, “Ben bu aracı seneye satmaya kalktığımda karşımdaki kişiye ön kaputtaki sök-tak işlemini anlatmak zorunda kalmak istemiyorum. Sıfır araç almamın sebebi zaten uzun süre herhangi bir kusur ve değer kaybı düşünmeden kullanabilmekti” dedi.
Aracı 2 milyon 385 bin liraya satın aldığını belirten Günaştı, başka bayide arka çamurluğunda fabrika boyası bulunduğu söylenen aracın 2 milyon 320 bin liraya teklif edildiğini, buna rağmen kusursuz araç almak için daha yüksek bedel ödemeyi tercih ettiğini söyledi.
“40 gündür bu mağduriyetin içindeyim”
Aracı aldıktan sonra ailesiyle tatile çıkmayı planladığını ancak yaşanan süreç nedeniyle planlarının iptal olduğunu anlatan Günaştı, yaklaşık 40 gündür mağduriyetinin giderilmesini beklediğini belirterek, “İkiz kızlarımla beraber mutlu bir şekilde tatile çıkmayı hayal ediyordum. Bunun yerine hukuki süreçlerle uğraşmak zorunda kaldım. Şu anda aracı emanet olarak kullanıyorum. Aldığımız günkü heyecanla araç kamerası ve koltuk kılıfları almıştık. Hâlâ bunları bile takamadık. Aracın üzerindeki jelatinleri dahi sökemedik. Çünkü bu aracı bu şekilde kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı.
“İki ekspertiz ve bilirkişi raporum var”
Aracın ayıplı olduğuna ilişkin iki ayrı ekspertiz raporu ve bilirkişi raporu bulunduğunu belirten Günaştı, taraflar arasında arabuluculuk sürecinin de gerçekleştirildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını dile getirerek, “Benim talebim çok açık. Kusurlu olduğunu düşündüğüm bu aracın misliyle, yani kusursuz yeni bir araçla değiştirilmesini istiyorum. Büyük şirketlerden sorumluluk almalarını ve tüketicinin mağduriyetini gidermelerini bekliyorum” dedi.
Yaşadığı sürecin kendisini hayal kırıklığına uğrattığını ifade eden Günaştı, “Biz vatandaşlar bu paraları kuruş kuruş biriktirerek, gerektiğinde borçlanarak ödüyoruz. Büyük şirketlere paramızın karşılığıinallarnı alacağımıza güvenerek gidiyoruz. Sıfır araç alırken bile ‘Acaba bir kusuru var mı?’ diye düşünmek zorunda kalmak beni çok üzüyor. Ben kusursuz araç almak için bayiye gittim ve hakkım olanın bana verilmesini istiyorum” şeklinde konuştu.
Günaştı, Ticaret Bakanlığı ve ilgili yetkililerden yaşadığı mağduriyetin giderilmesi konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesini beklediğini belirtti.
Firma: “Boya kalınlığı üretim standartları kapsamında 300 mikrona kadar çıkabiliyor”
Bayii yetkilileri ise kaput vidalarında görülen sök-tak ayarın, araçların sevkiyat ve taşıma sürecinde yapılan kaput ayarlarından kaynaklanabileceği ifade edildi. Yetkililer, söz konusu durumun araçta üretim hatası veya ayıp anlamına gelmediğini belirtti. Firma yetkilileri ayrıca boya kalınlığı konusunda Hyundai’nin üretim standartlarına dikkati çekti.
Markanın Türkiye’nin resmi garanti bilgilerinde, ” Aracın üretim standartlarına göre, aracın tüm dış panel boyasında boya kalınlıkları 50 mikron ile 300 mikron arasında değişebilir” ifadesi yer alıyor.
Günaştı’nın ekspertiz raporunda ise kaputun “orijinal” olduğu belirtilirken, motor kaputu vidalarında “sök-tak ayar” bulunduğu, menteşelerin vida bölgelerinde boya uygulaması yapıldığı ve kaput mikron değerinin 140-160, aracın genelinin ise 75-90 mikron aralığında olduğu kaydediliyor.
İstanbul Esenyurt’ta bir kişi eski kız arkadaşının evini kundakladı. Olay, dün saat 04.30 sıralarında Battalgazi Mahallesi’nde meydana geldi.
İddiaya göre, bir süre önce kendisinden ayrılan kız arkadaşının peşini bırakmayan şüpheli İhsan A., genç kızın ailesinin yaşadığı evi hedef aldı.
Farklı tarihlerde gece saatlerinde adrese gelen şüpheli, dairenin camlarını dört kez taşlayarak kırdı, binayı ise iki kez kundaklama girişiminde bulundu.
Şüphelinin tehdit ve saldırıları nedeniyle memleketlerine taşınma kararı alan aile, kırılan camları yaptırmak ve evi boşaltmak üzere tekrar eve geldi.
Gece saatlerinde evdeki koltukta uyuyan baba, dışarıdan gelen sesler üzerine uyandı.
Şüphelinin daire kapısına ve duvara benzin döktüğünü fark eden baba, “Ne yapıyorsun?” diyerek tepki gösterdi.
Babanın uyarısına aldırış etmeyen şüpheli, çakmağı yakarak binayı ateşe verdikten sonra hızla kaçtı.
SALDIRGAN GÖZALTINA ALINDI
İhbar üzerine adrese polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın büyümeden kontrol altına alınarak söndürüldü.
Polis ekipleri, şüpheliyi yakalayarak gözaltına aldı.
Emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenilen şüphelinin, scooter ile gelmesi ve yanıcı madde ile binayı ateşe vererek kaçtığı anlar güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.
Ticaret Bakanlığı, kırtasiye ürünlerine yönelik yaptığı denetimde bir kalemlikte kullanımı yasaklanan klor içeren sentetik kimyasal tespit etti. Ürün için toplatma kararı uygulandı.
Ticaret Bakanlığı, Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi’nde (GÜBİS) sağlığı riske atan ürünleri ifşa etmeye devam ediyor.
Bakanlık, okulların açılmasına bir aydan kısa bir süre kala kırtasiye ürünlerine yönelik denetim gerçekleştirdi.
Güvensiz olduğu belirlenen kalemlik için piyasaya arz yasağı ve toplatma kararı uygulandığı duyuruldu.
Bakanlık konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Yeni eğitim ve öğretim yılı yaklaşırken Bakanlık olarak kırtasiye ürünlerine yönelik denetimlerin sıklaştırıldığının belirtildiği açıklamada, “Denetimlerimiz kapsamında yapılan analizlerde, ilgili kalem kutusunda mevzuatta belirlenen limitlerin üzerinde Kısa Zincir Klorlu Parafinler (SCCP) / Alkan C10-C13 tespit edilmiştir. Güvensiz olduğu belirlenen ürün için piyasaya arz yasağı ve toplatma kararı uygulanmıştır.” denildi.
Açıklamanın devamında ise çocukların okulda kullandığı kalem kutusundan defterine, çantasından diğer kırtasiye malzemelerine kadar tüm ürünlerin güvenli ve mevzuata uygun olması için denetimlerin süreceği belirtildi. ve “Çünkü çocuklarımızın sağlığı, her türlü ticari kaygının üzerindedir.” ifadeleri kullanıldı.