Ana Sayfa›Güncel›Bakan Uraloğlu duyurdu: Uçuşlar 4 gün daha durduruldu
Bakan Uraloğlu duyurdu: Uçuşlar 4 gün daha durduruldu
Türk Hava Yolları, AJet, Pegasus ve SunExpress'in İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 13 Mart gün sonuna kadar durduruldu.
Haber Merkezi
Giriş: 08-03-2026 21:07
Güncel
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları sonucu havayolu şirketlerinin Körfez ülkelerine yönelik durdurulan seferlerinin süresinin uzatıldığını açıkladı.
İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Suriye’de (Halep hariç) hava sahalarının kapalı olduğunu hatırlatan Uraloğlu, Umman, Ürdün ve Suudi Arabistan’da kısmi sivil uçuşların sürdüğünü Birleşik Arap Emirlikleri’nde de hava ulaşımının kontrollü ve sınırlı şekilde sürdürüldüğünü belirtti.
Uraloğlu açıklamasında, “Hava sahalarındaki gelişmeler doğrultusunda havayolu taşıyıcılarımız, bölgedeki bazı noktalara yönelik seferlerini güvenlik riskleri nedeniyle 9 Mart gün sonuna kadar durdurmuştu.
Ancak yapılan değerlendirmeler sonucunda devam eden riskler nedeniyle THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 13 Mart 2026 gün sonuna kadar iptal edilmiştir. Pegasus 12 Mart’a, THY ise 20 Mart’a kadar İran seferlerini planlamadan çıkarmıştır.
Doha, Dubai, Kuveyt, Bahreyn, Abu Dabi ve Dammam’a yapılması planlanan uçuşlar da yine 13 Mart gün sonuna kadar iptal edilmiştir.
Türk Hava Yolları’na ve Pegasus’a ait iki uçak Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda beklemektedir. Tailwind Havayolları’nın Irak menşeli bir şirkete kiraladığı bir uçak Irak’ta bulunmaktadır.
Hava sahası ve havalimanlarındaki gelişmeler doğrultusunda ilgili birimlerimiz koordineli şekilde çalışmalarını sürdürmektedir.” ifadelerini kullandı.
Danıştaş trafik cezalarının ödenmesi konusunda önemli bir karar verdi. Yüksek Mahkeme, itiraz edilerek dava konusu edilen ceza için ödeme emri gönderilemeyeceğine hükmetti.
Danıştay, bir trafik cezası nedeniyle açılan davada önemli bir karar verdi. Yüksek Mahkeme, “İdari para cezası kesinleşmeden tahsili mümkün olmadığından, dava sürerken para çezasının tahsili için ödeme emri gönderilemeyeceğine” hükmetti.
Yüksek Mahkemenin ele aldığı dosyaya göre, bir sürücüye idari trafik cezası uygulandı. 2025 yılı ocak ayında sürücüye ödeme emri gönderildi ve sürücü hemen itiraz ederek dava açtı. İzmir 2. İdari Mahkemesi davayı reddetti.
Danıştay Başsavcılığı kararı temyiz etti. Temyiz telebinde, ödeme emrine itiraz için dava açıldığı durumlarda, mahkeme kararı kesinleşmeden cezanın tahsili için ödeme emri düzenlenip düzenlenemeyeceği konusu gündeme getirildi.
Danıştay 8.Daire Başkanlığı’nın, talebin irlediği kararında, Menemen Sulh Ceza Hakimliği’ne ceza için itiraz edildiği, yargılama devam ederken İdari Yaptırım Tutanağı’nın vergi dairesine gönderildiği, bu dairenin ödeme emri düzenlediği, trafik cezasına itirazın Menemen Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildiği aktarıldı.
Karara göre, konu İzmir 2. İdari Mahkemesi’ne taşındı, bu mahkeme de ödeme emrine yapılan itirazı geri çevirdi.
Danıştay, bu durumun yasalara aykırı olduğu sonucuna vararak, “Ödeme emri aşamasına, idari para cezası kesinleşmeden kamu alacağının kaynaklandığı kanunda ödeme zamanı varsa vadesi gelmeden ya da kanun ödeme zamanı belirlenmemiş olanlar için tanınan süre sona ermeden geçilemez. Aksi taktirde ödeme emri hukuka aykırı olacaktır” görüşünü karara geçirdi. “Kesinleşmeyen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde yasal isabet bulunmamaktadır” denilen kararda, ödeme emrinin iptal edilmesi gerektiğine dikkat çekildi. kararın kanun yararına bozulması gerektiği belirtildi.
İzmir'de bir kişinin kumpir yedikten sonra ölümüne ilişkin davada sanığın iş yerinde birlikte çalıştığı eşi de dosyaya ekledi. Sanık sayısı 2'ye çıktı.
İzmir’de Buca ilçesinde Servet Polat’ın (60) kumpir yedikten 2 gün sonra gıda zehirlenmesi sonucu yaşamını yitirmesi ile ilgili görülen davada yeni gelişme yaşandı.
Olay, 28 Aralık 2024’te meydana gelmişti. Servet Polat, beraberinde kızı Bahar Zeyrek ve torunu Gökhan Zeyrek (11) ile Buca ilçesi Efeler Mahallesi’ndeki bir işletmede kumpir yedi. Kusma ve ishal nedeniyle rahatsızlanan aile, Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitti. Tedavisinin ardından taburcu edilen Servet Polat’ın, 30 Aralık saat 04.00’te evinde ölü bulunmasının ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan işletme sahibi Neslihan Demircan ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan tutuklandı. Bu arada Neslihan Demircan’ın işlettiği iş yerinden kumpir yedikten sonra rahatsızlandığını belirten 4 kişi de hastanede gördükleri tedavinin ardından polis merkezine giderek şikayetçi oldu.
SALMONELLA BAKTERİSİ ÇIKTI
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu 1’inci İhtisas Kurulu’ndan alınan raporda; Polat’ın iç organlarında mikroskopik ve histopatolojik tetkikler ile ölümün meydana geliş şekli birlikte değerlendirildiğinde ölümün gıda zehirlenmesi sonucu meydana geldiğinin belirlendiği ifade edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı İzmir Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü’nün muayene ve analiz raporunda, alınan kumpir numunesinde salmonella bakterisi bulunduğu ortaya çıktı.
İzmir’de Servet Polat (Solda) kumpir yedikten 2 gün sonra gıda zehirlenmesi sonucu yaşamını yitirmişti.
EŞİ HAKKINDA DA DAVA AÇILDI
İfadeler ve toplanan deliller ışığında iş yeri sahibi Demircan hakkında ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan 15 yıla kadar ve ‘Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti’ suçu nedeniyle de 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Sanık Demircan’ın İzmir 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanması sürerken, mahkemece Demircan’ın iş yerinde birlikte çalıştıkları eşi Coşkun Demircan hakkında da suç duyurusunda bulunuldu. Suç duyurusunun ardından başlatılan soruşturma kapsamında iddianame hazırlandı. İddianamede; Coşkun Demircan hakkında ‘Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 15 yıla kadar, ‘Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti’ suçundan da 5 yıla kadar hapis cezası isteminde bulunuldu. İddianame, İzmir 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Öte yandan geçtiğimiz celsede tutuklu sanık Neslihan Demircan tahliye edildi.
DOSYALAR BİRLEŞTİ
İzmir 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamaya bugün devam edildi. Coşkun Demircan hakkında açılan dava, mevcut dosyayla birleştirildi. Böylelikle sanık sayısı 2’ye yükseldi. Duruşmaya tutuksuz sanıklar Neslihan Demircan ve Coşkun Demircan ile mağdurlar ve avukatlar katıldı.
“ONLARIN GÖREMEDİĞİNİ BİZ NASIL GÖRELİM?”
Coşkun Demircan ilk kez sanık sıfatıyla savunma yaptı. Üzerlerine atılı suçlamayı reddeden Coşkun Demircan, “Eşime yardıma gidiyorum. Mutfak işlerini eşim yapardı, ben kasada dururdum. Donuk ürünler ve konserveler haftalık, tavuk gibi taze ürünler ise günlük gelirdi. İl Tarım Müdürlüğü ekipleri olaydan 1 hafta önce bizi denetlemişti ve hiçbir şey çıkmamıştı. Olayın ardından hakkımızda şikayet olduğu gerekçesiyle saat 11.00 gibi yine geldiler ve olumsuz durum tespit edilmedi. Aynı gün 15.00 sıralarında bir kez daha geldiler ve ürünlerden numune aldılar. Bu numunelerde salmonella tespit edildi. Salmonella gözle görünen bir şey değil. Onların göremediğini eşim nasıl görsün? Eşim 5 yıldır orada o işi yapıyor. Her şey usulüne uygun olarak yapıldı” dedi.
“SANIKLAR DOĞRUYU SÖYLEMİYOR”
Celsede söz verilen Servet Polat’ın kızı Bahar Zeyrek sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek, “Annem o duruma zehirlendiği için düştü. O işyerini sanıklar birlikte işletiyorlardı. Sanıklar doğru söylemiyor. Ben ve oğlum da zehirlendik ama annemin acısından kendimizle ilgilenemedik” ifadelerini kullandı.
Savunma ve beyanların ardından ara karar açıklandı. Sanıkların mevcut adli durumlarının devamına karar veren heyet, eksikliklerin giderilmesine hükmedip duruşmayı 10 Aralık tarihine erteledi.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Bolu Belediyesi ve iştiraki şirketlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 1 Temmuz sabahı 6’ncı dalga operasyonu için jandarma ekipleri düğmeye bastı.
‘Zimmet’ ve ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ suçlamalarıyla eş zamanlı yapılan baskınlarda, Bolu Belediye Şirketleri Genel Müdürü ve aynı zamanda Özel Kalem Müdürü olan Özgür Nihat Yıldız ile belediye iştiraklerinde görevli İ.Ç., O.Ö., S.G., V.Y., S.G., Y.G., İ.G., D.M. ve A.K. gözaltına alındı.
Şüphelilerin evlerinde ve belediyedeki çalışma birimlerinde yapılan detaylı aramalarda çok sayıda belge ve dijital materyale incelenmek üzere el konuldu. Soruşturmanın sürdüğü 2 Temmuz günü, 2 kişi daha jandarmaya ifadeye çağrıldı ve toplam şüpheli sayısı 12’ye yükseldi.
ÖZEL KALEM MÜDÜRÜ YILDIZ TUTUKLANDI
İl Jandarma Komutanlığı’ndaki 3 günlük gözaltı işlemlerinin ardından 12 şüpheli, adliyeye sevk edildi. Savcılıkta ifade veren şüphelilerden 3’ü işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Nöbetçi mahkemeye sevk edilen 9 şüpheliden 8’i, çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Bolu Belediyesi Özel Kalem Müdürü Özgür Nihat Yıldız ise ‘zimmet’ ve ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.