Facebook’un ana şirketi Meta, avukatların tanıklar ve mali yaptırımlar üzerinden karşı karşıya geldiği kritik sosyal medya davasında kendini savunmaya hazırlanıyor.
Bugün California’da başlayan duruşmalar, şirketin çocukların güvenliğini ve sağlığını kasten tehlikeye atıp atmadığı sorusuna odaklanıyor.
Bir grup ABD eyaletinin oluşturduğu koalisyon 2023 yılında Meta’ya karşı dava açtı. Koalisyonu temsil etmek üzere California, Colorado, Kentucky ve New Jersey eyaletleri seçildi.
Eyaletlerin avukatları, Meta’nın Facebook ve Instagram’ı çocuklar için kasıtlı olarak bağımlılık yapıcı hale getirdiğini ve böylece eyalet ile federal yasaları çiğnediğini savunacak.
Dünya genelinde 3 milyardan fazla kullanıcısı bulunan Meta, son günlerde eski çalışanı ve davanın bilirkişisi Arturo Bejar’ın tanıklığını engellemeye çalıştı.
Federal Yargıç Yvonne Gonzalez Rogers, şirketin bu talebini reddederek eyaletlere erken bir hukuki kazanım sağladı.
Yargıç Rogers kararında, Meta’nın başvurusunu davacılar açısından “güçlü bir tanığı saf dışı bırakmaya yönelik umutsuz bir hamle” olarak nitelendirdi.
Daha önce de şirket aleyhine tanıklık yapan Bejar, Meta’nın kaybettiği New Mexico davasında da ifade vermişti.
Bir mahkeme belgesine göre dört eyaletin avukatları, Bejar’a Meta’nın güvenlik ve büyüme uygulamaları ile şirketin kendi bildiklerini kamuoyuna yanıltıcı biçimde aktarıp aktarmadığı konusunda sorular yöneltecek.
Meta, pazartesi günü sunduğu yeni bir dilekçeyle Yargıç Rogers’tan bir diğer potansiyel bilirkişi tanık Colin Gray’in ifade kapsamının sınırlandırılmasını istedi.
Eyaletler Gray’e, kullanıcıları şirketin tercih ettiği seçimleri yapmaya yönlendirecek şekilde tasarlanan özellikler anlamına gelen “karanlık tasarımlar” (dark patterns) hakkında soru sormayı planlıyor.
Duruşmalarda ifade vermesi beklenen kilit tanıklar arasında Meta’nın kurucusu ve tepe yöneticisi Mark Zuckerberg de yer alıyor.
İsmi belirtilmeyen bir Meta sözcüsü AFP’ye yaptığı açıklamada, davadaki iddiaları “kesin bir dille reddettiklerini” bildirdi.
Geçen haftaki duruşmada eyaletleri temsil eden bir avukat, Meta’nın mahkeme başvurusunda iddia ettiği gibi 1 trilyon doları aşan bir miktar değil, yaklaşık 200 milyar dolar para cezası talep ettiklerini belirtti.
Avukat, Meta’nın kamuoyunda ve mahkemede sarsıcı bir etki yaratmak amacıyla 1 trilyon dolarlık bu rakamı öne sürdüğüne inandıklarını ifade etti.
Eyaletler, mali cezaların yanı sıra Meta’nın uygulamalarında yapısal değişiklikler yapmasını da talep ediyor.
Geçen hafta danışma jürisinde görev alacak sekiz kişi seçildi ancak davada nihai kararı Yargıç Rogers verecek.
Altı hafta sürmesi planlanan yargılamada kararın ekim ayı başlarında çıkması bekleniyor.
Bu süreç, bir sosyal medya şirketini ruh sağlığı ve güvenlik sorunlarından sorumlu tutmayı amaçlayan ilk dava olmasa da sonuçları bakımından en kapsamlı ve etkili dava niteliğini taşıyabilir.
Geçen hafta Yargıç Rogers ve tarafların avukatları, jüri adaylarına sosyal medya ve Meta hakkındaki görüşlerini sordu.
Adaylara kendilerinin veya çocuklarının sosyal medya hesabı olup olmadığı ve sosyal medyanın ruh sağlığı üzerinde sorumluluk taşıyıp taşımadığı gibi sorular yöneltildi.
Jüri adaylarından biri, sosyal medyanın ruh sağlığında payı olduğuna inandığını belirtti ve bazı kişilerin sürekli olumsuz içerik tüketirken (“doomscrolling”) hissettiği serotonin artışını kokain kullanımına benzetti.
Stanford Üniversitesi Hukuk Fakültesi Profesörü ve Dekan Yardımcısı Nora Freeman Engstrom, AFP’ye e-posta yoluyla yaptığı değerlendirmede davanın Meta için “daha geniş çaplı bir hesaplaşmanın başlangıcı” olabileceğini söyledi.
Engstrom, şirketin perde arkasında bildikleri ile kamuoyuna açıkladıkları arasındaki “uçurumun” ortaya konmasının hayati önem taşıyacağını kaydetti.
Berkeley Üniversitesi Yaşam Bilimleri Hukuku ve Politikası Merkezi Direktörü Vincent Joralemon da AFP’ye, “Buradaki asıl büyük mesele itibar kaybı ve şirketin büyük değişiklikler yapmaya zorlanmasıdır” dedi.
Uzmanlar, bu dava ile yaklaşık 30 yıl önce onlarca ABD eyaleti ile tütün şirketleri arasında varılan tarihi uzlaşma arasında paralellik kuruyor.
Bu sürecin 1990’lardaki tütün davalarını anımsattığını söyleyen Joralemon, sosyal medyanın zararlarına ilişkin davalar teknoloji ve bağımlılık kesişiminde yoğunlaşırken, Meta aleyhindeki davanın doğrudan ticari uygulamalara odaklandığına ve bunun da ABD düzenleyicilerinin tütün şirketlerine açtığı davalarla benzerlik taşıdığına dikkat çekti.
Onlarca ABD eyaleti, ürünlerinin sağlığa verdiği zararları küçümseyen dört büyük tütün şirketine dava açmış ve 1998’de mali cezalar ile ürün pazarlamasında değişiklikler içeren dönüm noktası niteliğinde bir uzlaşma kazanmıştı.
Başsavcılar Ulusal Birliği (NAAG) verilerine göre söz konusu tütün şirketleri o tarihten bu yana 176 milyar dolardan fazla ödeme yaptı. Şirketler uzlaşma uyarınca yıllık 9 milyar dolar ödemeye devam edecek.


Aşırı kemer sıkma Arjantin’de aileleri borç batağına sürükledi
Trump’tan Kim Jong-un’a yeni mesaj. Kuzey Kore artık çok daha güçlü
Icardi’nin yeni takım belli oldu, imza an meselesi
Avrupa Şampiyonası Türkiye’de. “Bu bizi heyecanlandırıyor”
Paramount, ABD’deki eyaletlerden milyar dolarlık teminat istedi
Endonezya’da 6,1 büyüklüğünde deprem
Rusya’nın “kışı silaha dönüştürme” operasyonu başladı



















