Bizi Takip Edin
İstanbul19°CAçık
BIST10014.321 ▲ 1,53%
DOLAR47,0434 ▲ 0,30%
EURO53,7187 ▼ -0,02%
ALTIN6.225,55 ▲ 0,12%
Arif ÇETİNKAYA

Arif ÇETİNKAYA

e-posta: arif.1.cetinkaya@gmail.com

YAZARIN TÜM YAZILARI >

Türk Kurtuluş savaşımız

Giriş: 11-07-2026 02:00

Bu yazımızda okullarımıza saldırıların niçin başladığının 2. Bölümünü yayınlayacaktık. Ancak konu ile de ilgili olması nedeniyle Milli Eğitim Bakanımızın yaptığı açıklamayı değerlendireceğim. okullarımız yaz tatiline girdi. Yeni eğitim-öğretim yılı hazırlıklarının planlanarak uygulamaya konduğu bu dönemde Milli Eğitim Bakanının Okullarımız da güvenlik, öğretmen ve personel açığı ve diğer sorunlara çözüm için çalışma yapıldığı dönemde, “Kurtuluş Savaşı yerine ders kitaplarında Milli Mücadele kullanılacaktır. Osmanlı’dan mı kurtuluyoruz.” açıklaması aslında Milli Eğitim Bakanlığı’nın içinde bulunduğu durumunu göstermektedir.
Sayın Milli Eğitim Bakanı;
Mondros Ateşkes Antlaşması sonucu Osmanlı Türk Devleti’nin toprakları emperyalist devletler tarafından önceden kendi aralarında yaptıkları gizli anlaşmalara göre paylaşılmış, Türk Milletin haçlı zihniyeti sonucu Anadolu’dan da çıkarılmak istenmiş, Sevr Antlaşması ile de Osmanlı Devleti fiilen sona ermiş, Başkent İstanbul dahil Vatanın büyük bölümü işgal edilmişti.
Türk Milleti işgali kabul etmeyerek Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde topyekûn verdiği Milli Kurtuluş Savaşı ile Düşmanı denize döktü. Türk Milletinin verdiği bu mücadelesi Trakya, Anadolu ve bugünkü Ortadoğu da Osmanlı Devleti topraklarını işgal eden İngiltere , Fransa, İtalya ve onların kuklası olan Yunanistan ile içte işbirlikçileri olan Rum ve Ermeni, Yahudi terör çetelerine karşı Misak-ı Milli sınırlarını korumak için verdiği Kurtuluş Savaşıdır.
Osmanlı Devleti nasıl Selçuklu Devleti’nin devamı olan Türk Devleti ise Türkiye Cumhuriyeti de Osmanlı Devleti’nin devamıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucuları Osmanlı Devleti’nin Askeri ve sivil kadrosudur. Bu 2 devlet birbirinden ayrı gösterilemez.
Bazı kavramlar Milletin bizzat yaşadığı ve yazdığı tarihtir. Kurtuluş savaşı da ve illerimizin düşman işgalinden kurtuluşu da böyledir.
Milli Mücadele işgallerin başlamasıyla Türk Milletinin işgallere karşı kendi bölgelerinde Kuva-ı Milliye kuvvetlerinin kuruluşundan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna kadar olan dönemi içine alır.
Milli Mücadele dönemi, Kurtuluş Savaşı, İstiklâl savaşı gibi kavramlar çeşitli eserlerde kullanılmıştır. Kurtuluş savaşı Türk Milletinin bugün en çok kullandığı kavramdır.
Türk Tarihinde birçok devlette olduğu gibi Osmanlı Tarihinden ders alınacak birçok olay vardır.
Osmanlı Devleti’nin nasıl, hangi çalışmalarla küçük bir beylik iken büyük bir Devlet halinde geldiğini, bu Devletin niçin yıkıldığını tarihi belgelere dayalı olarak gerçekçi yönleri ile incelediğimizde şunu açık olarak görmekteyiz.
Osmanlı Devleti eğitime verdiği önem, ilime ve yapılan ilmi çalışmalara verdiği destek ile teknoloji, ekonomi, adalet, yönetim, askeri, kültürel vb. alanlarında gelişmiş, kısa sürede devrin en güçlü devleti haline gelerek dünya hakimiyeti kurmuştur. Fatih Sultan Mehmet sarayda devrin ünlü bilim adamlarına bugünkü anlamda panel ve konferanslar düzenletmiştir. Zaman zaman bu tartışmalara kendisi de bizzat katılmıştır.
Fatih Sultan Mehmet Timur Devletinin Hükümdarı Uluğ Bey’in kurduğu Semerkant rasathanesinde yetişen Ulubey’in öğrencisi o dönemin ünlü astronom ve matematikçisi Ali Kuşçu’yu İstanbul’a davet ederek Ayasofya medresenin müderrisliğine getirerek astronomi ve Matematik alanında birçok gelişmeye öncülük ederken birçok öğrencinin de bu alanda yetişmesini ve hizmet etmesini sağlamıştır. Yapılan bilimsel çalışmalar Devlet ve toplum hayatında uygulanarak Osmanlı Devleti zirveye ulaşılmıştır.
Ancak aynı Devlette devrin ünlü Matematikçisi ve Astronomi bilimcisi
Takiyüddin bin Mehmet’in İstanbul’da 3. Murat döneminde Sokullu Mehmet Paşa’nın desteği ile 1575 de kurduğu rasathane dini kullanan çıkar gruplarının “Rasathanede meleklerin bacaklarının gözlendiği bu yüzden Allah’ın gazabının şehre geldiği” gibi asılsız iddiaların o dönemde ortaya çıkan veba salgını ve ekonomik sıkıntıların sebebi olduğunu yaymışlardır. Bunun üzerine 1580 yılında Şeyhülislâm Ahmet Şemseddin Efendi’nin fetvası ile rasathane yıkılmıştır.
Osmanlı Devleti’nin önce duraklayıp, sonrasında gerileyerek nihayet yıkılmasında bu gibi dini kullanan çıkar gruplarının önemli bir etkisi vardır. Bu gruplar isyanlara destek çıkmış, zaman zaman da öncülük etmiştir.
Bu örnekleri çoğaltabiliriz.
Türk tarihi bir bütündür. Bilinen ilk Türk Devleti olan Büyük (Asya) Hun Devletinden Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Macaristan gibi Türk Devletlerinin isimleri farklı olsa da Türk Milletinin kurduğu Türk Devletleridir. Başarısı, başarısızlığı, doğrusu ve yanlışı ile bizimdir, bir bütündür.
Bugün Türkiye Cumhuriyetinde bilimsel alanda yapılan araştırmalar ve teknolojik gelişmeler hız kazanmış, silah sanayii başta olmak üzere yapılan üretim ile Türkiye Yüzyılı hedefini gerçekleştirecek çalışmalar yapılırken, Türk Devletleri Teşkilatı kurulmuş çalışmaları devam ederken Türkiye’de toplumu Osmanlı Devleti taraftarı, Türkiye Cumhuriyeti taraftarı gibi gerçek dışı sanal gündemle Türk Tarihini ve Türk Milletini gruplaştırma Türkiye Yüzyılı hedefini engellemek isteyenlerin işine geleceği açıktır.
Türk Milleti bu gibi tuzaklara düşmemiştir, düşmeyecektir. Bu konularda en dikkatli olması gereken kurumunda Milli Eğitim Bakanlığı’nın olduğunu düşünüyorum.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevi Türkiye Yüzyılı hedefini gerçekleştirerek Türkiye Cumhuriyeti’ni Çağdaş milletler seviyesinin üzerine çıkararak dünyada Türkiye’yi lider ülke yapacak Türk Milletinin milli ve manevi değerlerine sahip, araştıran, sorgulayan, çözüm üreten, yaptıkları çalışmaları ile Ülkesine ve Milletine katkıda bulunarak hizmet eden insan gücünü (kişiler) yetiştirmektir.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar işaretlenmiştir.