Ana Sayfa›Güncel›Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas Türkiye’de
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas Türkiye’de
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Türkiye'ye resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor.
Haber Merkezi
Giriş: 11-08-2026 21:12
Güncel
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetine icabetle Türkiye’ye geldi. Abbas, havalimanında Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından karşılandı.
Bakan Bolat, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye ile Filistin arasındaki güçlü kardeşlik ve dayanışma bağlarını daha da güçlendirmek; siyasi, ekonomik ve insani ilişkilerimizi çok daha fazla geliştirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Filistin’in ve mazlum Filistin halkının hürriyeti, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü tesis edilene kadar; Türkiye, Filistinli kardeşlerinin yanında olmaya devam edecektir.” dedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetine icabetle 11-13 Ağustos tarihlerinde Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştireceğini bildirmişti.
Galatasaray’ın taraftar grubu ultrAslan’ın lideri Sebahattin (Muazaffer) Şirin’in emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Şirin, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Tribün liderinin burada savcıya ifade verdi.
İfadesi alınan Sebahattin (Muazaffer) Şirin Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım da soruldu. Sosyal medya hesaplarını kendisinin kullandığını ve belirtilen paylaşımı da kendisi yaptığını söyleyen Şirin, “Paylaşım içeriğinde devletimizin içinden bir grubun Fenerbahçe’yi bu sezon şampiyon yapacakları dedikoduları kulağımıza geldiğinden ve bu grubun içinde Adalet Bakanımızın da adının geçirildiğinden bahsetmiş isem de, ben bu hususu aktif olarak kullandığım sosyal medya platformlarında içeriğine itibar etmediğim yazılar ve paylaşımlar gördüğüm için paylaştım. Bahsettiğim sosyal medya hesaplarının bir çoğu şuan tam olarak kullanıcı ismini, paylaşım tarihini ve içeriğini hatırlamadığım anonim hesaplardır” dedi.
Bazı gazetecilerin isimleri veren Şirin, sözlerini şöyle sürdürdü;
“Galatasaray yönetimi aleyhine yapmış oldukları paylaşımlardan ötürü, yazı içeriğinde de bu durumu detaylı olarak izah edemesem de amacım bir nevi bu hususta ihbarda bulunmak ve yine sayın bakanımızın gıyabında yapılan ve itibar etmediğimiz sosyal medya paylaşımlarına dikkat çekmek ve bakanlığımızı bu hususta bilgilendirmekti. Kesinlikle belirttiğim amacım dışında herhangi bir ithamda bulunmam veya başka bir anlaşılmaya sebebiyet verecek bir eylemim olmamıştır.”
Şirin, evinde yapılan aramada bulunan silah ilgili ise, Trabzon’da sezonluk işçi olan Gürcü vatandaşından aldığını, silahı ve mermileri hiç kullanmadığını beyan etti, Şirin, silahı kendini soruma amaçlı aldığını, evinde bulunan diğer şarjör ve farklı çapta mermiler ilgili bir bilgisi olmadığını söyledi.
Balistik yeleklerden birini kendini korumak adına satın aldığını, birinin hediye geldiğini söyleyen Şirin, diğer iki yelek hakkında da bilgisi olmadığını iddia etti.
Kara borsa bilet satışı suçlamasına yönelik ise Şirin, “Taraftar grubumuzun Galatasaray yönetimiyle bir bağı bulunmamaktadır. Kulüp tarafından taraftar grubumuza hiçbir şekilde ücretsiz bilet verilmesi söz konusu değildir. Sadece kulüp tarafından grubumuzda bulunan üniversite ve lise öğrencilerine yüzde 50 indirim hakkı tanınmıştır. Bu şekilde alınan biletlerin de hiçbir şekilde değerinde veya değerinin üzerinde bir başkasına satılması söz konusu değildir. Bu nedenle kulüp tarafından grubumuza ücretsiz bilet verildiği bu biletlerin de değerinin üzerinde başkaca şahıslara satıldığına dair iddiaları kesinlikle kabul etmiyorum.” dedi.
ultrAslan lideri hakkında başlatılan soruşturma ise sürüyor. Bu kapsamda Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan rapor da ortaya çıktı.
MASAK tarafından hazırlanan raporda, Sebahattin Şirin ile oğlu İ.Ş.Ş.’nin banka hesaplarındaki para hareketlerine yer verildi.
Rapora göre, İ.Ş.Ş.’nin hesaplarında 38 milyon 440 bin lira, Sebahattin Şirin’in hesaplarında ise 12 milyon 558 bin lira olmak üzere yaklaşık 51 milyon liralık işlem hacmi olduğu belirlendi.
Baba ile oğlu arasında ise 2021-2026 yılları arasında toplam 1 milyon 521 bin 961 liralık karşılıklı para hareketi belirlendi.
İ.Ş.Ş.’nin hesaplarındaki işlem hacminin 2022’de 2 milyon lira seviyesindeyken, 2023’te 9 milyon 325 bin liraya, 2024’te ise 11 milyon 331 bin liraya çıktığı kaydedildi.
İşlem hacminin 2025’te 7 milyon 951 bin TL, 2026’nın 7 Ağustos’a kadarki döneminde ise 7 milyon 487 bin lira olduğu tespit edildi.
Raporda, İ.Ş.Ş.’nin Papara, PayFix, IQ Money ve çeşitli ödeme kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği işlemlere de yer verildi.
Kuruluşlar üzerinden Şirin’e toplam 2 milyon 553 bin lira geldiği, Şirin’in ise kuruluşlar üzerinden 784 bin lira gönderdiği belirlendi.
Papara’dan Şirin’e 142 işlemde 1 milyon 548 bin lira gelirken, Şirin tarafından 246 işlemde 406 bin lira gönderildiği kaydedildi.
PayFix üzerinden ise 931 bin TL giriş ve 131 bin lira çıkış olduğu tespit edildi.
Raporda ayrıca, İ.Ş.Ş.’nin hesaplarında babasının yanı sıra çok sayıda farklı kişiyle yüksek tutarlı işlemler bulunduğu belirtildi.
MASAK raporunda, İ.Ş.Ş.’nin son olarak şoför olarak çalıştığı bir medya kuruluşunda aylık ortalama gelirinin 39 bin 358 lira olduğu, bu iş yerinden elde ettiği toplam gelirin ise 275 bin 509 lira olarak kayıtlara geçtiği belirtildi.
Şirin’in adına İstanbul Çatalca’da 5 bin 2 metrekarelik bir tarla ile Güngören’de çatı arası piyesli bir mesken olmak üzere iki gayrimenkul bulunduğu tespit edildi.
Şirin’in 2011-2026 dönemindeki banka hesaplarında ise toplam 12 milyon 558 bin liralık işlem hacmi tespit edildi.
Bunun 6 milyon 36 bin lirasını hesaba gelen, 3 milyon 642 bin lirasını hesaptan çıkan paranın oluşturduğu belirlendi.
Sebahattin Şirin’in gözaltına alındığı soruşturma İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor.
Taraftar grubu ultrAslan’ın lideri hakkında birçok suçlama var.
Sebahattin Şirin, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymanın yanı sıra, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve karaborsada bilet dolandırıcılığı ile suçlanıyor.
Şirin hakkındaki iddialar arasında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak ve bulundurmak, tehdit veya hakaret içeren tezahürat, müsabaka ve seyir alanlarına usulsüz seyirci girişi de bulunuyor.
Soruşturma kapsamında harekete geçen polis, önceki gün Şirin’in evinde arama yapmıştı.
Sebahattin Şirin’in evindeki arama yaklaşık 8,5 saat sürdü.
Evde yapılan aramalarda bir adet ruhsatsız tabanca, fişekler, dört adet balistik çelik yelek ile evin farklı yerlerinde 65 milyon lira değerinde para, döviz ve ziynet eşyası ele geçirildi.
Evden çıkan bir kasa ise incelenmek üzere emniyete götürüldü.
Sebahattin Şirin sosyal medya hesabından son yaptığı paylaşımda Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik iddialara yer vermişti.
Şirin “Sayın Akın Gürlek” başlığıyla yaptığı paylaşımında, “Son zamanlarda devletimizin içinden bir grubun Fenerbahçe’yi bu sezon şampiyon yapacaklar dedikoduları kulağımıza geliyor ve bu grubun içinde sizin de adınız geçiriliyor.” ifadelerini kullanmıştı.
“Biz buna ihtimal vermiyoruz, vermek de istemiyoruz.” diyen Sebahattin Şirin, mesajını şöyle sürdürmüştü:
“- Uğur Mumcu ile başlayan faili meçhul cinayetleri ve olayları yeniden ele almak için çıktığınız bu büyük mücadelede bu tarz küçük olaylarla adınızın kullanılmasına fırsat vermeyeceğinize inanıyoruz.”
Sebahattin Şirin, ultrAslan taraftar grubunun tribün lideri olarak biliniyor.
Gençlik yıllarından itibaren Galatasaray taraftarlık kültürünün içerisinde yetişen Şirin, sarı-kırmızılı tribünlerin tanınan bir yüzü.
Sebahattin Şirin, Galatasaray’ın farklı taraftar gruplarını tek bir çatı altında toplama fikri doğrultusunda 2001 yılında kurulan ultrAslan yapılanmasında Alpaslan Dikmen ile birlikte ana aktörlerden biri olarak öne çıktı.
Sebahattin Şirin, grubun organizasyonel yapısında aktif rol oynuyor.
Bu yıl 11'incisi düzenlenen Anadolu Medya Ödülleri, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katıldığı programla sahiplerini buldu. Gecede NTV'den Osman Terkan Yılın Muhabiri Ödülüne layık görüldü.
Türkiye Basın Federasyonu’nun düzenlediği “11. Anadolu Medya Ödülleri” sahiplerini buldu.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “Anadolu Medya Ödülleri” programına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katıldı.
Çeşitli medya kuruluşlarında görev yapan basın mensuplarının ödül aldığı törende “Yılın Muhabiri” kategorisinde ödülü NTV ekibinden Osman Terkan kazandı.
Ödül kategorileri ve kazananlar şöyle:
Yılın Kanalı – TRT Kürdi
Yılın Ankara Temsilcisi – Mustafa Pala, Ülke TV
Yılın Fikir Adamı – Sadık Albayrak
Yılın Diplomasi Muhabiri – Yunus Paksoy, CNNTÜRK
Yılın Kültür Kanalı – TVNET
Yılın Moderatörü – Cem Açıkgöz, Bengü Türk TV
Yılın Ekonomi Kanalı – Blomberg TV
Yılın Gazete Genel Yayın Yönetmeni – Özay Şendir, Milliyet Gazetesi
Yılın TV Yöneticisi – Deniz Gürel, Tv100
Yılın Yayın Koordinatörü – Yeliz Tercanlı, Beyaz TV
Yılın Köşe Yazarı – Akif Bülbül, Türkiye Gazetesi
Yılın Vefa Ödülü – Gazzete, Filistinli ve Türk Gazeteciler
Yılın Dizisi – Uzak Şehir, Kanal D
Yılın Savunma Dergisi – SAVTEK, Yusuf Alabarda
Yılın Muhabiri – Osman Terkan, NTV
Yılın Yerel TV Genel Yayın Yönetmeni – Funda Altaş Şimşit, Altaş TV
Yılın Programı – MasterChef Türkiye, TV 8
Yılın Dijital İçerik Üreticisi – Cansu Canan Özgen
Yılın İnternet Haber Sitesi – Haberler.com
Yılın Yorumcusu – Melik Yiğitel, Türk Medya Ankara Temsilcisi
Yılın Yerel Radyosu – Keskin FM
Yılın Yerel TV Ana Haber Spikeri – Bilgehan Atay, Kanal 3
Yılın Yerel Gazetesi – Halıkent Gazetesi, Türk Basınının Nene Hatunu Esma Erdem Anısına
Yılın Ekonomi Yazarı – Faruk Erdem, Sabah Gazetesi
Yılın Genel Yayın Yönetmeni – Abdulhalik Çimen, A Haber
Yılın Haber Spikeri – Fatih Çimen, TRT Haber
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN TEBRİK NOTU
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise programa yazılı not gönderdi. Ödül olmaya hak kazanan kurumları ve medya mensuplarını gönderdiği notla tebrik eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu isimleri belirleyen jüri üyelerimizi ayrıca kutluyorum. Sizlerin vasıtasıyla halkımızın doğru, güvenilir ve tarafsız bilgiye ulaşması için canla başla çalışan bütün basın emekçisi kardeşlerime ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Gazze’de şehit edilenler başta olmak üzere haber peşinde koşarken hayatını kaybeden basın mensuplarına Cenab-ı Haktan rahmet niyaz ediyorum” ifadelerine yer verdi.
Beştepe’de gerçekleştirilen ödül törenine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da katıldı.
YILMAZ: GAZZE’DE 270’İN ÜZERİNDE GAZETECİ İSRAİL SALDIRILARINDA ŞEHİT OLDU
Törende Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz bir konuşma gerçekleştirdi.
Yılmaz, bölgenin uzun süredir ardı arkası kesilmeyen krizler, savaşlar ve çatışmalarla karşı karşıya olduğunu, kural tanımazlığın yaygınlaştığı bu ortamın kadınların, çocukların, masum sivillerin ve gazetecilerin hayatına mal olduğunu söyledi.
Gazze’de 7 Ekim 2023’ten bu yana 270’in üzerinde gazetecinin İsrail saldırılarında şehit olduğunu hatırlatan Yılmaz, bu süreçte İsrail’in yeleklerinde “PRESS” ibaresi bulunan basın mensuplarını bile isteye hedef aldığını, gazetecilerin görevlerini yapmalarını engellemek için her türlü hukuksuzluğa başvurduğunu ifade etti.
Yılmaz, bu ağır tablo karşısında uluslararası medya kuruluşlarının sergilediği tutumun da ibret verici olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
“Basın özgürlüğü, tarafsız habercilik, haber alma hürriyeti, medya ve savaş hukuku söz konusu olduğunda yüksek perdeden konuşan pek çok yabancı basın kuruluşu, İsrail’in gazetecilere yönelik saldırılarını sadece seyretmekle yetindiler. Katliamları haberleştirirken bile failleri perdeleyen bir dil kullandılar. Gezi olaylarında ülkemizde haftalarca kamp kuran bu kuruluşlarının gözünde 73 bin masum ve 270 gazeteci sadece birer istatistiğe dönüştü.
Zalimlerin korkulu rüyası hakikatin aydınlığıdır. Zalimleri en fazla korkutan hakikattir, bunun aydınlığıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın mazlumlardan yana hakikatleri gür bir şekilde ifade eden liderliğinde, bu zor zamanlarda insani değerleri yaşatan, destekleyen basın mensuplarını yürekten tekrar kutluyorum. Hükümet olarak, Türkiye Cumhuriyeti olarak, işini hakka, hukuka, hakikate dayalı olarak yapan bu basın mensuplarının yanında olmaya devam edeceğimizi, her zaman kalbimizin, gönlümüzün onlarla birlikte attığını ifade etmek istiyorum.”
Toplumun ve hayatın aynası olan basının, halkın sesini ve ülkenin müşterek hafızasını taşıyan temel mecralardan biri olduğunu belirten Yılmaz, basın ve yayın ekosisteminin kılcal damarlarını oluşturan yerel medyanın bu bakımdan ayrı değer taşıdığını vurguladı.
Yılmaz, bünyesinde çok sayıda yerel ve bölgesel radyo, televizyon, gazete ve dergi bulunan Türkiye Basın Federasyonunun da bu alanda önemli sorumluluk üstlendiğini dile getirerek, Federasyonun 16 yıllık birikiminin Anadolu medyasının dayanışma gücünü büyüttüğünü ve sesini daha geniş kitlelere ulaştırdığını ifade etti.
“MİLLETÇE ÇOK UYANIK OLMAMIZ GEREKİYOR”
Terörsüz Türkiye’nin hedefinin milletin geleceğini ve kardeşliğini doğrudan ilgilendiren son derece önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:
“Dün milli irademizin tecelligahı olan Gazi Meclisimizde 467 kabul oyuyla tarihi bir yasa geçmiş oldu. Bu çok önemli bir gelişme. 467, hatırladığım kadarıyla hiç olmadı. Varsa da ben bilmiyorum doğrusu. Çok tarihi bir oy oranı. Bu yüksek destek, Terörsüz Türkiye konusunda milli iradenin tavrını, toplumun desteğini ve ulaşılan siyasi mutabakatı göstermesi bakımından son derece anlamlı, değerli bir oy oranı. Bu açıdan gerçekten önemli bir gün yaşadık dün.
Türkiye, 10 binlerce canına ve en az 2,3 trilyon doları aşan ekonomik kaynağına mal olan terör meselesini çözme yolunda çok önemli bir fırsat yakalamıştır. Bu fırsatın heba edilmesine veya sabote edilmesine asla izin vermemeliyiz. Bu süreçte çeşitli provokasyonlar, dezenformasyon çabaları olabilir. Hassas bir sürece girmiş durumdayız. Özellikle silahların bırakılmasını kapsayan bu hassas dönemde basına da medyaya da çok önemli bir görev düştüğünün altını çizmek isterim. Depremlerde, çeşitli krizlerde de yaşıyoruz. Sosyal medyanın da etkisiyle hiçbir hakikate dayanmayan dezenformasyon çabalarıyla ülkemizi rayından çıkarmaya çalışan çevreler olabilir. Bu beladan Türkiye’nin kurtulmasını istemeyen, bu prangalardan ülkemizin kurtulmasını istemeyen çeşitli güç odakları olabilir ve bunların çabaları olabilir. Buna karşı milletçe, bütün kesimler olarak çok uyanık olmamız gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Meydanı terör üzerinden siyasi hesap yapan ve ülkemizin huzurunu kendi çıkarlarına feda eden çevrelere bırakmamalıyız.”
Yılmaz, siyasetin, medyanın ve milletin ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesinin, bu sürecin başarıya ulaşması bakımından büyük önem taşıdığına işaret ederek, “Medya mensuplarımız başta olmak üzere kamuoyuna söz söyleyen her aktörün kullandığı dile, verdiği mesaja ve oluşturduğu etkiye özen göstermesi elbette ki beklentimizdir. Tarih, ülkemizin terörden kurtulmasına omuz verenleri de bu yürüyüşe engel çıkarmaya çalışanları da kaydedecektir. Terörsüz Türkiye hedefini sorumlulukla destekleyenler, milletimizin vicdanında ve derin hafızasında hak ettikleri yeri alacaklardır.” diye konuştu.
Bu sürecin tamamen bir “Türkiye modeli” olarak başladığının ve devam ettiğinin altını çizen Yılmaz, “Üçüncü bir gözün olmadığı, milli irademizle ve kapasitemizle temel sorunları çözme gücümüzü ortaya koyduğumuz bir süreçtir. Türkiye’nin bu temel meselede ortaya koyacağı başarı, diğer sorun alanlarında da ülkemize güç verecektir.” ifadelerini kullandı.
“UNUTMAMALIYIZ Kİ ORTAK PAYDAMIZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ”
Yılmaz, eleştirinin bulunmadığı yerde gelişme olmayacağını, hakkaniyetli eleştirinin ilerlemenin, gelişmenin, sorun çözmenin de dinamiği olduğunu vurgulayarak, şunları dile getirdi:
“Doğru bir usulle, doğru bir üslupla ifade edilemeyecek hiçbir fikir yoktur. Elbette bazı konularda farklı düşünebiliriz, farklı fikirlerimiz olabilir. Meselelere farklı açılardan bakabilir, geçmişe ve geleceğe ilişkin ayrı değerlendirmeler yapabiliriz. Ama unutmamalıyız ki ortak paydamız Türkiye Cumhuriyeti, milletimizin huzuru, ülkemizin güçlü ve müreffeh geleceğidir. İsimlerimiz farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti’dir.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, vesayetçilerin kalem oynattığı ve farklı seslerin bastırıldığı tek tipçi medya düzeninin geride bırakıldığını kaydeden Yılmaz, “Kim ne derse desin, geçmişte medya özgürlüğü vardı, çoğulcu medya vardı, sonra bu zayıfladı diye ifade edenlere şunu söylememiz lazım, vesayetçi bir demokraside medya özgürlüğü olmaz. Olsa olsa vesayetin çeşitli kanallarla ifade edilmesi olur. Vesayetçi demokrasiden normal bir demokrasiye geçmiş olmamız, medya için de aslında çok daha özgürlükçü bir ortam oluşturmuştur.” şeklinde konuştu.
Yılmaz, Anadolu medyasının farklı alanlarda karşılaştığı zorlukların farkında olduklarını belirterek, “Bugüne kadar hiçbir zaman Anadolu medyamızın beklentilerine duyarsız kalmadık. Bundan sonra da bütün imkanlarımızla bu sorunların aşılması, daha kaliteli, daha olumlu bir çalışma ortamına ulaşılması yolunda elimizden gelen desteği vereceğimizi ifade etmek istiyorum.” dedi.
11. Anadolu Medya Ödülleri’nin hayırlara vesile olmasını dileyen Yılmaz, ödüle layık görülen kurumları, kişileri, medya mensuplarını kutladı.
Yılmaz, organizasyonu gerçekleştiren Türkiye Basın Federasyonuna, jüri üyelerine ve katkı sunanlara teşekkür etti.
Konuşmaların ardından 11. Anadolu Medya Ödülleri sahiplerine verildi.
Son dakika Kırklareli deprem haberleri.. Kırklareli'de deprem mi oldu? Az önce deprem Kırklareli'de nerede oldu? Kırklareli Kandilli ve AFAD son depremler.. 11 Ağustos 2026 Kırklareli deprem son dakika haberleri haberin detayında... Artçı deprem mi oldu Kırkla...
Tarih-saat 11 Ağustos 2026 20:21 itibariyle Kofçaz (Kırklareli) 4.3 şiddetinde bir deprem olmuştur.Son dakika Kırklareli deprem haberleri 11 Ağustos 2026.. Kırklareli AFAD son depremler ve Kırklareli Kandilli son dakika deprem listesi..