İran yönetimi parçalı mı? Ülkede söz sahibi Devrim Muhafızları mı?
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ateşkesi uzatma kararını “İran yönetimi çok parçalı. Birlik olup karşı öneri sunabilmeleri için ateşkesi uzattık” gerekçesine dayandırdı. Peki gerçekten İran yönetimi parçalı mı? Ülkede esas söz sahibi Devrim Muhafızları mı? Bu konuya ilişkin farklı analizler var.
ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetimi birlik olamadığı için müzakerelerde ilerleme sağlanamadığını söylüyor.
Amerikan CNN international kanalının internet sitesinde çıkan analizde uzmanların Trump’tan farklı düşündüğüne dikkat çekildi. İran’da yönetimin yansıtılandan daha birlik olduğu belirtildi.
Georgetown Katar Üniversitesi’nin Profesörü Mehrat Kamrava, “Parçalı olduğunu söylemek İran yönetimini yanlış yorumlamak olur. Liderlik oldukça uyumlu ve bunu savaşın yürütülmesinde ve müzakerelerde gördük.” dedi.
SİYASİ FARKLILIKLARA RAĞMEN BİRLİK VE BERABERLİK GÖRÜNTÜSÜ VERİLİYOR
Analizde bir yandan da İran’ı yönetmenin Ayetullah Ali Hamaney ve diğer üst düzey siyasi ve askeri liderlerin öldürülmesinin ardından daha zor hale geldiğine de dikkat çekildi.
Siyasi arenada rekabet içinde olan grupların şimdi ülkenin varoluşsal savaşında yeni lider seçilen Mücteba Hamaney olmadan kararlar almak zorunda kaldıkları belirtildi.
Yetkililerin İran’ın geleceğiyle ilgili kararları aşırı radikal grupların sertlik yanlısı görüşmeleriyle dengeleyerek ilerlemek zorunda olduklarına vurguda bulunuldu.
Uzmanlara göre siyasi farklılıklarına rağmen, bu yetkililer kamuoyuna birlik ve beraberlik görüntüsü vermekte kararlı.
FARKLI GRUPLAR SAVAŞ ÖNCESİNE GÖRE DAHA BİRLİK İÇİNDE
Merkezi Washington’da bulunan düşünce kuruluşlarından “Quincy (KUİNSİ) Sorumlu Devlet Yönetimi Enstitüsü”nün Başkan Yardımcısı Trita Parsi, “İran yönetiminde söz sahibi olan farklı gruplar savaş öncesine göre daha birlik içinde hareket ediyor. Çünkü artık daha küçük bir yapı var. ” dedi.
Parsi, Ayettulah Ali Hamaney dönemindeki yönetime göre kısıtlamaların da daha az olduğunu vurguladı.
Trita Parsi, “Farklılıklar var mı? Elbette var. Ancak anlaşmaya varılamamasının nedeni Trump’ın çelişkili mesajları değil, İran’ın parçalanmış liderliği olduğu değerlendirmesi gerçeklikten uzak.” dedi.
Amerikan yönetiminden bazı isimler de Trump’ın İran’la ilgili çok konuşmasının müzakere sürecine zarar verdiğini kabul ediyor.
HAMANEY’İN YARALI OLMASI AVANTAJA DÖNÜŞTÜ
CNN international’a göre Mücteba Hamaney’in yaralı olması ve saklanması da karar alma süreci için avantaja dönüştü.
İran uzmanlarından Hamidrıza Azizi, sistemin Ayetullah Ali Hamaney döneminde farklı işlediğine dikkat çekti. Kurumların stratejik meseleleri ele alarak son kararı vermesi için Hamaney’e tavsiye notları ilettiği belirtildi.
Şimdiyse yerine geçen oğlu Mücteba Hamaney’e ulaşmak babası kadar kolay değil. Azizi, “Bu da otomatik olarak diğer yetkililere savaş ve barış konusunda atılması gereken adımlara karar verirken daha fazla hareket alanı tanıyor.” dedi.
İngiliz Telegraph gazetesine göreyse müzakerelere katılan heyetin ABD ile üzerinde uzlaştığı meselelerin Tahran’a döndüklerinde Devrim muhafızlarının radikal görüşlerine takıldığı için ileriye götürülemediğini yazdı.
“DENİZ ABLUKASI RADİKALLERİN DİRENCİNİ KIRABİLİR”
Telegraph gazetesi, ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının İran’da radikal görüşlere sahip olanların direncini kırabileceğini de belirtti. İran’ın Yıllık 110 milyar dolarlık ticaretinin yüzde 90’ının Hürmüz Boğazı’nı kullanarak gerçekleştirdiğine dikkat çekildi. ABD’nin ablukasıyla İran yönetiminin bu gelirinden mahrum kalacağı ve ablukaya en fazla birkaç hafta dayanabileceği görüşü dile getirildi.

