Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler , gelecek hafta Ankara’da gerçekleştirilecek olan NATO zirvesi öncesinde yaptığı açıklamalarda, ittifakın değişen güvenlik koşullarına uyum sağlama sürecinde olduğunu ve ABD’nin ittifaktan ayrılma arayışında bulunmadığını ifade etti.
Türkiye, 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek zirvede 32 NATO liderinin yanı sıra Körfez ve Asya-Pasifik bölgelerinden yetkilileri ağırlayacak.
Ankara, bu zirve aracılığıyla ittifak içindeki birliği pekiştirmeyi ve caydırıcılık mekanizmalarını güçlendirmeyi hedefliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, müttefikler arasında savunma harcamaları ve yük paylaşımı hususunda yaşanan anlaşmazlıklar ile Hürmüz Boğazı’nın yeniden ulaşıma açılması konusundaki katkı yetersizliği şikayetlerini gerekçe göstererek ülkelerini ittifaktan çekmekle tehdit etmiş; bu süreçte Washington, Avrupa’daki askeri birliklerini, savaş uçaklarını, gemilerini ve silah sistemlerini çekme yönünde adımlar atmıştı.
Bakan Güler, Reuters haber ajansının sorularına yazılı olarak verdiği yanıtta, zirvenin öncelikli başlıklarının müttefiklerin artan savunma harcamalarını göstermek, daha güçlü bir transatlantik savunma sanayiine doğru adımlar atmak, ittifak içindeki birliği yeniden teyit etmek ve Ukrayna’ya yönelik desteği artırmak olduğunu belirtti.
Güler, “NATO, Avrupa-Atlantik güvenliği ve savunması için benzersiz ve temel bir platform olmayı sürdürüyor. Geçmekte olduğumuz dönemi bir kriz olarak değil, değişen güvenlik ortamına uyum sağlama süreci olarak değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Washington’ın NATO’dan “çekilme niyetinin olmadığını” dile getiren Güler, ABD’nin bunun yerine Avrupalı müttefiklerin ve Kanada’nın Avrupa güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesini istediğini aktardı.
Güler, “Zirvede, Avrupa sütununun güçlendirilmesine yönelik somut bir yol haritası oluşturulması yönündeki temasların ve çabaların yoğunlaşması bekleniyor” diyerek, Ankara’nın daha adil bir yük paylaşımı planını desteklemekle birlikte önceliğinin ittifak birliğinin korunması olduğunu ekledi.
NATO bünyesinde, Washington’ın tamamen çekilebileceği endişesi taşıyan ya da ABD kuvvetlerinin azaltılmasından doğan boşlukları doldurmaya çalışan bazı Avrupalı müttefiklerin varlığı nedeniyle daha önce görülmemiş bir baskı hissediliyor.
Güler, Washington’ın ittifakın güvenliği ve caydırıcılığı konusunda merkezi bir rol oynadığını, transatlantik bağın korunmasının stratejik öneme sahip olduğunu kaydetti.
Güler, “NATO’nun mevcut nükleer paylaşım düzenlemeleri ve ABD’nin genişletilmiş caydırıcılık rolü, ittifakın güvenliği açısından hayati önemini koruyor” dedi.
NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip olan Türkiye, son yıllarda savunma sektöründe dışa bağımlılığını önemli ölçüde azaltarak dünyanın önde gelen savunma sanayilerinden birini inşa etti. Ancak siyasi ve politik farklılıklar sebebiyle Ankara, birçok Avrupa savunma girişiminin dışında tutuluyor.
Güler, Ankara’nın ilkesel olarak Avrupa’nın savunma ve güvenliği güçlendirmeye yönelik adımlarını olumlu bulduğunu, fakat bu çabaların kapsayıcılıktan uzak olması nedeniyle tam anlamıyla etkin olamayacağını belirtti.
Güler, “Türkiye gibi önemli bir kapasitenin Avrupa’nın savunma girişimlerinden dışlanmasının stratejik açıdan yanlış bir yaklaşım olduğuna inanıyoruz” diyerek, Ankara’nın Avrupa’dan “vizyoner bir yaklaşım” benimsemesini ve Türkiye ile işbirliğini kucaklamasını beklediğini ifade etti.
Müttefikler, geçen yıl gayrisafi yurtiçi hasılalarının (GSYİH) yüzde 5’ini 2035 yılına kadar savunmaya ayırma hedefi üzerinde mutabık kalmıştı.
Türkiye’nin bu hedefe bağlı olduğunu ve harcamalarını bu doğrultuda kademeli olarak artırdığını söyleyen Güler, Ankara’nın tüm yetenek hedeflerine 2029 yılına kadar ulaşmayı amaçladığını ekledi.
Savunma harcamalarında öncelikli alanların insansız hava araçları, dronesavar sistemleri, hava savunma ve füze sistemleri, deniz projeleri, insansız sistemler ve siber kabiliyetler olduğunu belirten Güler, Türkiye’nin “Çelik Kubbe” entegre hava savunma sisteminin “en kısa sürede” tamamlanacağını bildirdi.
Kendine ait tam teşekküllü füze savunma sisteminden yoksun olan ve büyük ölçüde NATO sistemleri ile savaş uçaklarına dayanan Türkiye için hava savunması temel bir mesele olmaya devam ediyor.
Güler, Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamak üzere Washington’dan Patriot sistemleri ya da Fransız-İtalyan ortak yapımı SAMP-T sistemlerinin satın alınması seçeneği de dahil olmak üzere “tüm alternatifleri” değerlendirdiğini kaydetti.
Güler, “Bu konudaki temel yaklaşımımız net: Ülkemizin güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan, teknoloji paylaşımını ve ortak üretimi içeren, sürdürülebilir ve ittifak ruhuna uygun her türlü işbirliğine açığız” ifadelerini kullandı.
Bakan Güler, ilgili ülkelerle teknik ve siyasi görüşmelerin “zaman zaman” yapıldığını da sözlerine ekledi.
Başkent Ankara, 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükûmet başkanlarının yanı sıra çok sayıda davetli lider, yaklaşık 100 bakan ve binlerce yabancı konuğu ağırlayacak . Zirve, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecek.


Fenerbahçe’nin yıldız yeni sezon öncesi iddialı: “Canımızı vermeliyiz”
Süper Lig’in yıldızı sözleşmesini feshetti. Kulüp harekete geçti
Önce deprem sonra salgın. Venezuela’da kızamık, difteri ve dang humması riski
Serinlemek için gitti, bir daha haber alınamadı: Bakan’ın eşi kayıp
İki ülke bir araya geliyor. Bloke edilen 6 milyar dolar masada
İngiltere Başbakanı Starmer, giderayak rekor savunma bütçesi açıkladı
Hindistan’da ‘Hamamböceği Partisi’nin popülaritesi artıyor



















