Ana SayfaDünyaEmtia piyasasında arz kaygıları fiyatları yükseltti

Emtia piyasasında arz kaygıları fiyatları yükseltti

Emtia piyasasında arz kaygıları, jeopolitik gerilimler ve olumsuz hava koşulları geçen hafta tarım ürünleri, baz metaller ve petrol fiyatlarını yükseltti.

Haber Merkezi
Dünya
Emtia piyasasında arz kaygıları fiyatları yükseltti

Emtia piyasasında tamamlanan haftada arz ve üretime ilişkin kaygılar, jeopolitik gerilimler, hava olayları ve iklim koşulları fiyatlarda güçlü yükselişlere yol açarken, değerli metaller diğer emtia gruplarından negatif ayrıştı.

Tarım ürünleri ve baz metallerdeki yükselişler öne çıktı. Brent petrolün varil fiyatı da Ortadoğu’da yeniden tırmanan gerilimlerin etkisiyle yüzde 5’in üzerinde değer kazandı.

Değerli metallerde geçen hafta ons bazında altın yüzde 1,3, gümüş yüzde 3,9 ve platin yüzde 0,6 değer kaybetti. Paladyum ise yüzde 0,5 yükseldi.

Ortadoğu’da gerilimin tırmanması ve ABD Merkez Bankasının (Fed) toplantı tutanaklarında yetkililerin “şahin” politikalar gerektirebilecek risklere dikkati çekmesi, doların güçlenmesine ve tahvil faizlerinin yükselmesine yol açtı.

Getiri sağlamayan altını elde tutmanın alternatif maliyetindeki artış, ons fiyatının haftayı düşüşle tamamlamasında etkili oldu.

Petrol fiyatlarındaki sıçramanın Fed’in faiz artırım takvimini öne çekebileceğine ilişkin değerlendirmeler de değerli metaller üzerinde baskı yarattı.

Fosil yakıtlı otomobillere talebin azalacağı, elektrikli araçlara yönelik ilginin ise artacağı yönündeki öngörüler, bu yıl paladyum fiyatlarında yoğun satış baskısına neden oldu.

Analistler, yatırımcıların aşırı değer kaybının ardından paladyumda alım fırsatı gördüğünü belirtti.

Baz metallerde tezgah üstü piyasada geçen hafta libre bazında bakır yüzde 1,2, nikel yüzde 2,3, çinko yüzde 1,9, alüminyum yüzde 2,1 ve kurşun yüzde 1,1 değer kazandı.

Ortadoğu’daki çatışmaların alüminyum tedarikindeki aksaklıkları uzatabileceğine ilişkin kaygılar, metalin fiyatını yukarı taşıdı. Çin’deki bakır ve alüminyum stoklarının gerilemesi de iki metalin fiyatlarını destekledi.

Güney Kore’de madencilik şirketi Young Poong Corporation’ın işlettiği büyük çinko eritme tesisinde yangın çıktığına ilişkin haberlerin ardından arz kaygıları yoğunlaştı ve çinko fiyatları yükseldi.

Endonezya’nın nikel üretim kotasını sınırlaması da nikel fiyatlarını yukarı yönlü etkiledi.

Enerji grubunda Brent petrolün varil fiyatı geçen hafta yüzde 5,5 yükseldi.

New York Ticaret Borsası’nda işlem gören doğalgazın milyon İngiliz ısı birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı ise yüzde 2,8 geriledi.

Ortadoğu’da tansiyonun yeniden yükselmesi ve ABD’nin İran’a saldırılar başlatmasıyla Brent petrol fiyatlarındaki dört haftalık düşüş eğilimi sona erdi.

İran güçlerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerlere saldırması, ABD ile İran arasında karşılıklı askeri eylemlere yol açtı. Bu gelişmelerin ardından petrol fiyatları yükselse de ham petrolün varil fiyatı 80 doların altında kaldı.

Bu seyir, yatırımcıların ABD ile İran arasındaki geçici barış anlaşmasının bütünüyle sona erdiği görüşünü paylaşmadığına işaret etti.

Ortadoğu’daki son gerilim kısa sürede yatışsa bile Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin kesintili ilerlemesi, aylar süren çatışmaların ardından normale dönmeye çalışan Körfez ülkeleri açısından ciddi belirsizlik yaratıyor.

Bölgede barış sürecinin kalıcı olmayabileceğine ilişkin kaygılarla yükselen petrol fiyatlarının, enflasyon görünümü ve merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

ABD’de doğalgaz stoklarının artması ise doğalgaz fiyatlarının gerilemesine yol açtı.

Rusya, 2022’de Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı askeri müdahalesinin ardından uygulanan kapsamlı Batı yaptırımlarına rağmen dünyanın en büyük enerji üreticileri arasındaki yerini korudu.

Bununla birlikte, Ukrayna’nın Rus enerji altyapısına düzenlediği insansız hava aracı saldırıları ülkede yakıtın karneyle dağıtılmasına, maliyetlerin yükselmesine ve kamuoyundaki hoşnutsuzluğun artmasına yol açtı.

Rusya, iç piyasadaki açığı gidermek amacıyla Hindistan ve Kazakistan’dan yakıt ithal etmeye başladı. Moskova yönetimi, iç yakıt piyasasını destekleme çabaları kapsamında 8 Temmuz Çarşamba günü dizel ihracatını yasakladığını açıkladı.

Rusya’nın küresel dizel piyasasındaki önemli konumu nedeniyle kararın enerji piyasaları üzerinde geniş kapsamlı etkiler yaratabileceği değerlendiriliyor.

Tarım grubunda geçen hafta Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına fiyatlar pirinçte yüzde 4,2, soya fasulyesinde yüzde 3,6, buğdayda yüzde 6,6 ve mısırda yüzde 4,3 arttı.

ABD merkezli emtia borsası Intercontinental Exchange’te libre bazında kahve yüzde 12,1, şeker yüzde 0,1 ve pamuk yüzde 5,7 değer kazandı. Kakaonun ton başına fiyatı ise haftayı yüzde 18,6 yükselişle tamamladı.

Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimin tırmanması, buğday, mısır ve pirinç fiyatlarındaki artışta etkili oldu.

Rusya’nın Don-Azov Kanalı üzerinden buğday sevkiyatını sınırladığına ilişkin haberler ve ABD Tarım Bakanlığının üretim tahminlerini aşağı yönlü revize etmesi, buğday fiyatlarının güçlü biçimde yükselmesine yol açtı.

Küresel pirinç ve mısır stoklarının azalacağı yönündeki öngörüler de iki tarım ürününün fiyatlarını destekledi.

Soya fasulyesi fiyatları, ABD’deki kuraklık kaygıları ve Çin’den gelen güçlü taleple yükseldi.

Kahvenin libre fiyatı, Brezilya ve Vietnam’daki hava olaylarının yol açtığı arz kaygıları ile küresel stokların azalacağı beklentilerinin etkisiyle 3,57 dolara çıkarak yaklaşık altı ayın en yüksek düzeyini gördü.

Kahve, hem Güney Amerika’nın hem de Güneydoğu Asya’nın başlıca tarım ürünleri arasında yer alıyor. Brezilya, “arabica” türü kahvede; Vietnam ise “robusta” türünde dünyanın en büyük üreticisi ve ihracatçısı konumunu koruyor.

Kahve ağaçlarındaki çiçeklenmenin azalması, rekoltenin gerileyebileceğine işaret ediyor. Üretimin düşeceğine ilişkin beklentiler kahve fiyatlarını yukarı taşıyor.

El Nino etkisinin 2027’nin ilk çeyreğine kadar sürmesi bekleniyor. İklim koşullarının gelecek sezon üretimini de olumsuz etkileyebileceği öngörüsü, kahve fiyatlarına ilişkin beklentileri yükseltiyor.

Batı Afrika’daki şiddetli yağışların ürünlere zarar vermesi ve El Nino’nun üretimi olumsuz etkileyeceğine ilişkin tahminler, kakao arzına yönelik kaygıları artırdı. Bu gelişmeler kakao fiyatlarında güçlü yükselişe yol açtı.

Öte yandan, ABD’deki kuraklık kaygıları pamuk fiyatlarını da etkiliyor. Hindistan’da muson yağışlarının ortalamanın altında kalacağı yönündeki tahminler de pamuk fiyatlarını destekliyor.

Kısa vadeli ABD tahvil getirileri, petrol fiyatlarının gerilediği son aylarda yüksek seyrini korudu.

Bu görünüm, enerji fiyatları ABD-İran savaşı öncesindeki düzeylere kalıcı biçimde dönse bile piyasaların ABD’deki enflasyonun dirençli kalabileceğini değerlendirdiğine işaret ediyor.

Gıda ve enerji fiyatlarını dışarıda bırakan çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, mayıs ayında yıllık bazda yüzde 3,4 arttı ve Fed’in yüzde 2’lik hedefinin belirgin ölçüde üzerinde seyretti.

Fed’in haziran toplantısına ilişkin ve 8 Temmuz Çarşamba günü yayımlanan tutanaklar, enflasyon kaygılarının yakıt fiyatlarıyla sınırlı kalmadığını gösterdi. Yetkililer, yapay zeka yatırımlarındaki hızlı büyümenin ABD ekonomisi üzerindeki etkilerini de enflasyon açısından değerlendirdi.

2026’nın en güçlü performans gösteren pay piyasalarından Güney Kore’nin gösterge endeksi KOSPI, hafta boyunca yoğun dalgalanma yaşadı.

Endeks, çarşamba günü yüzde 5’in üzerinde geriledi ve 22 Haziran’daki rekor kapanışına kıyasla yaklaşık yüzde 20 değer kaybederek kısa süreliğine teknik ayı piyasası sınırına girdi. KOSPI, perşembe ve cuma günlerinde yeniden yükseldi.

Endeks yıl başından bu yana yüzde 70’in üzerinde değer kazandı. KOSPI’nin başlıca bileşenlerinden Samsung Electronics, salı günü ikinci çeyrek karının 19 kat arttığını açıkladı.

Bazı yatırımcıların yapay zeka çiplerindeki büyümenin kalıcılığına ilişkin daha temkinli davranabileceği değerlendirilirken, dalgalanmanın kar satışlarından ve sektörler arasındaki yatırım değişiminden de kaynaklanabileceği ifade ediliyor.

Hızla değişen teknoloji, jeopolitik sarsıntılar ve ivme odaklı işlemlerin yaygınlaştığı piyasa ortamında büyük ölçekli kısa vadeli hareketlerin daha sık görülebileceği, bu dalgalanmaların her zaman temel eğilimlerde köklü değişiklik anlamına gelmeyebileceği değerlendiriliyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın imzaladığı ve 4 Temmuz’da yürürlüğe giren düzenleme, rüzgar ve güneş enerjisi projelerine sağlanan federal vergi teşviklerinin daha hızlı sona ermesini öngörüyor.

Düzenleme, Enflasyonu Düşürme Yasası kapsamında oluşturulan teşvik politikalarından belirgin yön değişikliğine işaret ediyor.

Federal vergi teşviklerinin hızla kaldırılmasının yeni enerji üretimini azaltabileceği ve ortalama elektrik fiyatlarını daha da yükseltebileceği değerlendiriliyor.

ABD’de başlıca tüketici grupları arasında en yüksek elektrik fiyatlarını ödeyen hanelerin maliyetleri, 2020’den bu yana yaklaşık yüzde 40 arttı.

Ticari ve sanayi kullanıcılarının ödediği elektrik fiyatları da aynı dönemde üçte birin üzerinde yükseldi.

YORUMLARYorum Yok

DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar işaretlenmiştir.