Arnavutköy’de bir fabrikada çıkan ve çevredeki yapılara sıçrayan yangına çok sayıda itfaiye ekibi müdahale ediyor.
Haber Merkezi
Giriş: 09-05-2026 01:00
Güncel
İstanbul’un Arnavutköy ilçesindeki bir fabrikada henüz bilinmeyen bir nedenle gece yarısı yangın çıktı.
Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine çevrede paniğe neden olan yangın için olay yerine Arnavutköy başta olmak üzere çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Bölgeye ayrıca polis ve sağlık ekipleri yönlendirildi.
Polis ekipleri, yangının etkili olduğu alanın çevresinde güvenlik önlemleri alarak cadde ve sokakları yaya ile araç trafiğine kapattı. Geniş bir alanda etkisini sürdüren yangına itfaiye ekiplerinin müdahalesi sürüyor.
Büyükçekmece Adliyesi'nden 25 kilogram altın ve 50 kilogram gümüşün çalınmasına ilişkin yürütülen soruşturmada Türkiye'ye teslim olan 2 şüpheli, adliyeye sevk edildi.
Büyükçekmece Adliyesi’ndeki emanet bürosunda görevli memur Erdal Timurtaş tarafından 25 kilogram altın ve 50 kilogram gümüş çalındı.
Yaşanan hırsızlık olayıyla ilgili İngiltere’ye kaçtığı belirlenen firari şüpheli Timurtaş hakkında kırmızı bültenle arama talep edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen emanet memuru Kemal D., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Öte yandan altınların İstanbul merkezli 19 ilde göçmen kaçakçılarına yönelik düzenlenen bir operasyon sırasında ele geçirilmiş, işlemlerin tamamlanmasının ardından adli emanete teslim edilmişti.
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen adli emanet kasasındaki hırsızlık soruşturması kapsamında, 50 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Soruşturmada tutuklu sayısı 16’ya yükselmişti. İlk aşamada tek kişi tarafından gerçekleştirilmiş izlenimi verilen hırsızlık, aslında organize bir yapı tarafından planlandığı ortaya çıktı.
Şüphelilerin lideri olduğu iddia edilen M.S.’nin soygun sırasında araç içerisinde beklediği belirlendi. M.S.’nin kuzeni M.E ile birlikte firari olduğu öğrenildi. Öte yandan, M.S.’nin kız arkadaşı Elif D.’nin “Para aklama” suçundan tutuklandığı öğrenildi.
Diğer araçta beklediği tespit edilen M.S.’nin de tutuklanarak cezaevine gönderildiği belirtildi. Ayrıca, hırsızlıkta kullanılan araçların temin edildiği kiralama şirketinin de olaya dahil olduğu belirlendi. Şirket sahibi B.Ç. ile paranın aklanması amacıyla teslim edildiği tespit edilen emlakçı G.V.’nin de tutuklanan isimler arasında yer aldığı öğrenildi.
Dosyadaki tespitlere göre, şüphelilerin hırsızlığın ardından Ağrı’ya giderek toplantı yaptığı, olayın açığa çıkmayacağı düşüncesiyle hareket ettikleri ve tüm suçun Erdal Timurtaş’ın üzerine kalacağı yönünde plan yaptıkları belirlendi. Soruşturma kapsamında tüm şüphelilerin mal varlıkları donduruldu.
Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde soygunu yönlendiren, olay sırasında araçta bekleyen ve kuzeni M.E. ile firari olarak aranan M.S. Gürcistan güvenlik birimleri tarafından tutuklandı. Firari Erdal Timurtaş’ı yakalama çalışmaları sürerken, Gürcistan’da oldukları tespit edilen M.E.ve M.S. cuma akşam saatlerinde Sarp Sınır Kapısı’ndan geçiş yaparak Türkiye’de teslim oldu.
Hopa’da gözaltında tutulan şüpheliler, İstanbul’a getirildi. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından bu sabah saatlerinde Büyükçekmece Adliyesi’ne sevk edildi.
Osmaniye'de yaşayan Emrah Baş, Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) bünyesinde kullanılan yüz tanıma sisteminde aranan bir şahsa ait fotoğraflar arasına iddiaya göre kendi fotoğrafının yüklenmesi nedeniyle zaman zaman polis ekipleri tarafından durdurularak kim...
Osmaniye Murat Kurum Bey Mahallesi’nde yaşayan 35 yaşındaki Emrah Baş, yaklaşık 8 ay önce kent merkezinde gezerken yüz tanıma sistemine takılması üzerine polis ekipleri tarafından durdurulduğunu, yaşanan durumdan bu şekilde haberdar olduğunu söyledi. Konunun nedenini araştırmak amacıyla Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne başvurduğunu belirten Baş, yaptığı görüşmelerde fotoğrafının aranan bir şahsa ait fotoğraflar arasına yanlışlıkla eklendiğinin kendisine bildirildiğini iddia etti. O tarihten bu yana benzer durumlarla karşılaşmaya devam ettiğini ifade eden Baş, sistemdeki kaydın düzeltilmesine yönelik işlemlerin yerel düzeyde yapılamadığı bilgisinin kendisine verildiğini söyledi. Osmaniye’de görev yapan güvenlik güçlerinin büyük bölümünün yaşanan durumdan haberdar olduğunu belirten Baş, çoğu zaman yapılan rutin kimlik kontrolünün ardından herhangi bir sorun yaşamadan yoluna devam ettiğini kaydetti. Ancak şehir dışına çıkmaktan çekindiğini dile getiren Baş, yaşadığı durumun günlük yaşamını olumsuz etkilediğini ifade etti.
Yaşadığı mağduriyeti anlatan Baş, “Benim fotoğrafımın karıştığı belirtilen şahsın yurt dışında olduğu söyleniyor. O kişi yurt dışında rahatça dolaşırken ben kendi şehrimde gezemiyorum” dedi.
“O kişi yurt dışında rahatça dolaşırken ben kendi şehrimde gezemiyorum”
Bana aranan şahısa çok benzediğimi söylediler fotoğrafına baktığım fotoğraf bana aitti diyen Emrah Baş, “Yaklaşık 8 ay önce çarşıda gezerken polis ekiplere beni çevirdi. Aranmam olduğunu söylediler, çok şaşırdım herhangi bir aranması olan bir insan değilim. Kimlik kontrolü falan yapıldı. Benim olmadığımı fark ettiler. Bu olay 4-5 defa tekrarlandı, her yeni gelen ekip beni aranan şahsa çok benzediğimi söylediler. Bana fotoğrafı gösterdiler hem kameralara düştüğüm fotoğrafı gösterdiler hem de yanda çıkan fotoğrafı gösterdiler. Fotoğrafın bana ait olduğunu fark ettim. Yani aranan şahıs değil, fotoğraf benimdi. Bu olay 4-5 defa başıma geldikten sonra ne yapmam gerektiğini sordum. Güvenlik şubeye yönlendirdiler, oraya gittim. Benim fotoğrafımın aranan şahısın fotoğraflarının arasına karışmış olduğunu öğrendim. Şahsın da yurt dışında olduğunu söylediler. Aranan şahıs yurt dışında geziyorken ben kendi şehrimde gezemiyorum” diye konuştu.
“Şehir dışına çıkmaya korkuyorum”
Osmaniye’de emniyet güçlerinin geneli duruma hakim olduğu için kimlik kontrolü yapıp gidiyorlar diyen Emrah Baş, “Bu olay yüzünden dışarıda rahat gezemiyorum. Çünkü yüz tanıma sistemi beni aranan şahıs olarak algılayıp güvenlik güçlerine bilgi gönderdiği için, genel olarak Osmaniye Emniyeti bu durumu farkında olduğu için, ben yüz tanıma sisteme düşsem de gelip çevirmiyorlar ama bilmeyenler de var. O arkadaşlar gelip çeviriyorlar. Ama bu durum artık mağdur etmeye başladı. Şehir dışına çıkmaya korkuyorum çünkü oradaki güvenlik güçlerinin bu durumdan haberi olmadığı için herhangi bir yüz tanıma sisteme düştüğümde bana direkt aranan şahıs muamelesi yapacaklarından korkuyorum. Bu durumun bir an önce düzeltilmesini rica ediyorum” dedi.
Zengezur Koridoru, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Adını doğru koyalım. Bu hat, Turan Koridoru'dur." ifadesiyle bir kez daha gündeme geldi. Proje, Azerbaycan'ı Nahçıvan bölgesine ve devamında Türkiye'ye bağlamayı hedefliyor.
Zengezur Koridoru projesinde Türkiye kısmı niteliğinde olan Kars – Dilucu Demiryolu’nun temeli 22 Ağustos 2025’te atıldı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, o dönem hattın 224 kilometre uzunluğunda olacağını ve 5.5 milyon yolcu ve 15 milyon ton yük taşıma kapasitesine sahip olacağını açıkladı.
Proje 2020 senesinden beri gündemde.
En büyük ilerleme ise 8 Ağustos 2025’te kaydedildi.
ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı Beyaz Saray’da ağırladı ve iki lider burada bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşma, Zengezur Koridoru’nu da kapsıyordu.
Projenin ismi, uluslararası arenada “Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası” olarak biliniyor.
Bu bölgenin doğusunda Azerbaycan, güneyinde İran, batısında ise Azerbaycan’a bağlı Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti yer alıyor. Yani daha geniş anlamda Azerbaycan’ı doğrudan Türkiye’ye bağlamayı amaçlıyor.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: SON DERECE ÖNEMLİ BİR KONU
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu konuyla ilgili en son 21 Temmuz 2025’te açıklama yapmıştı. “Zengezur Koridoru sadece Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye’ye değil bölgedeki diğer ülkelere de fayda sağlayacak.” diyen Erdoğan, ardından şunları söylemişti:
– “Biz bu hattı aynı zamanda jeoekonomik boyutu itibarıyla son derece önemli bir konu olarak görüyoruz. Nitekim, bu hat bölgemizin ötesindeki coğrafyaları da birbirine bağlayacak ve ticareti canlandıracaktır. Bu hattın bir anlaşmazlık kaynağı değil, bir mutabakat simgesi haline gelmesi temel beklentimizdir. Bu sayede bölge iş birliğinin galebe çaldığı bir refah alanı olacaktır.”
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de 16 Kasım 2025’te Zengezur Koridoru’nun Azerbaycan topraklarındaki kısmının inşasının tamamlanmak üzere olduğunu bildirmişti.
Azeri siyasetçiler, sürecin bu kadar uzamasında Ermenistan’da yakın zamanda sona eren seçim takviminin etkili olduğunu savunuyor.
BAHÇELİ: TÜRKİYE’Yİ KARDEŞ ÜLKE AZERBAYCAN ÜZERİNDEN HAZAR’A ULAŞTIRACAK
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında projenin önemine değindi, Ermenistan kanadına da çağrılarda bulundu:
– “Hatırlayalım. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Karabağ’da başlayan işgal süreci, 30 yıla yakın bir dönem boyunca Güney Kafkasya’yı kilitlemiştir. Azerbaycan toprakları işgal altında kalmış, yüz binlerce insan yurdundan koparılmış, bölgenin ulaşım ve ticaret damarları tıkanmış, harı bülbül çiçekleri hasretle Türk’ün zafer sabahını beklemiştir.
– Türk dünyasının kanayan yarası olan Karabağ, soydaşlarımızın sabırla büyüttüğü bir istiklal duası olarak dillerde yer etmişti. Hocalı’nın dinmeyen acısı, Şuşa’nın, Ağdere’nin ve Laçın’ın yakılıp yıkılmış toprakları, Türk milletinin yüreğine kazınmış birer hicran yarası olmuştu. Fakat hamdolsun, 2020 sonbaharında hakikat yerini bulmuş, Türk’ün çelikten bileği Karabağ’da tarih yazmıştır.
– Karabağ’da çiğnenen hukuk, Türk’ün demir yumruğuyla doğrultulmuştur. Allah’a şükürler olsun ki Karabağ’ın esaret zincirlerinin kırıldığı günlere eriştik. Allah’a şükürler olsun ki Şuşa’nın dağlarında ay yıldızlı bayrağın yeniden yükseldiği sabahlara şahitlik ettik.
– Allah’a şükürler olsun ki harı bülbül, şehitlerimizin kanıyla sulanan Karabağ topraklarında artık mahzun bir bekleyişin değil, zaferin nişanesi olarak yeniden açmıştır. Bu noktada Türk dünyasının batıyla doğu arasındaki stratejik irtibatı olan Zengezur Hattı üzerinde ayrıca ve dikkatle durmak gerekir. Nahçıvan’ın ana vatan Azerbaycan’la bağını güçlendirecek, Türkiye’yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar’a, Hazar’ın ötesinde Türkistan’a ulaştıracak tarihî bir geçittir.
“ZENGEZUR DEDİK AMA ADINI DOĞRU KOYALIM, BU HAT TURAN KORİDORUDUR”
– Zengezur, Nahçıvan’ın Azerbaycan’la vuslatı olacaktır. Bu, iki devlet tek millet şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. ‘Zengezur’ dedik ama artık adını doğru koyalım. Bu hat, Turan Koridoru’dur
– Turan Koridoru, Kars’tan Türkistan bozkırlarına uzanan tarihî ve kültürel istikbal kapısıdır. Bu kapı açıldığında asırlar boyunca gönüllerde saklanan kavuşma ülküsü ete kemiğe bürünecek, Anadolu ile Türkistan arasına örülmek istenen setler dağılacak, Turan ufku daha berrak, daha yakın ve daha kudretli hale gelecektir.
“TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK BİR FIRSATTIR”
– Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, Kuzey Hattı’nın savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, Güney Deniz Yolları’nın Hürmüz’den Kızıldeniz’e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru’nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır.
– Güncel badireler dikkate alındığında bu hat, Türkiye’nin ve bölgemizin ihracat güzergâhlarını şekillendirecek, ülkemizin lojistik kabiliyetini artıracaktır. Böylesine çetin bir dönemde, bölge devletlerinin ekonomik kıskanç içinde sıkıştığı şartlarda Turan Koridoru’nun açılması, Ankara’dan Türkistan’a uzanan iktisadi ve jeopolitik bir sıçrama olacaktır.
– Kars’tan Iğdır’a, Nahçıvan’dan Bakü’ye dek Türk yurtlarına ekonomik canlılık kazandıracak, yeni yüzyılın ana ulaşım ve ticaret güzergâhlarından birini teşkil edecektir.
“ERMENİSTAN İŞ BİRLİĞİ ZEMİNİNE DÜRÜSTÇE KATILMALI”
– Erivan aklını başına alır ve bölgesel iş birliği zeminine dürüstçe katılırsa Turan Koridoru yalnızca Azerbaycan’ın ve Türkiye’nin değil, Ermenistan’ın da ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir. Aksi halde Ermenistan, dünden yitip gitmiş hayallere tutunarak yarının fırsatlarını da heba edecektir.”