Almanya’nın başkenti Berlin’de eylülde yapılması planlanan Eyalet Meclisi (Abgeordnetenhaus) seçimleri öncesinde siyasi dengeler değişiyor.
Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) üyesi mevcut Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner liderliğindeki eyalet hükümeti halk nezdinde ciddi bir güven kaybı yaşarken, muhalefetteki Sol Parti (Die Linke) anketlerde ilk sıraya yerleşti.
Sol Partinin Berlin Eyalet Başbakanı adayı olarak belirlenen 45 yaşındaki hukukçu ve eyalet milletvekili Elif Eralp, seçimleri kazanması halinde Berlin’in ilk kadın ve ilk göçmen kökenli eyalet başbakanı olarak tarihi bir başarıya imza atmaya hazırlanıyor.
Die Zeit gazetesinin aktardığı ve Infratest araştırma şirketinin gerçekleştirdiği son kamuoyu araştırmasına göre, Sol Parti yaklaşık yedi buçuk yıllık bir aradan sonra ilk kez Berlin genelinde birinci sıraya yerleşti.
Seçmen nezdindeki bu yükseliş, CDU’lu Başbakan Kai Wegner’in kış aylarındaki büyük elektrik kesintisi sırasında tenis oynaması, bunu kamuoyundan gizlemesi ve ardından kriz yönetimiyle ilgili doğrulanmayan beyanlarda bulunmasıyla doğrudan ilişkilendiriliyor.
Mevcut CDU-SPD koalisyonunun kan kaybettiği bu süreçte Sol Parti, Yeşiller partisinin de önüne geçerek iktidar alternatifi haline geldi.
“KIZIL METROPOL” HEDEFİ
Sol Partinin seçim beyannamesinde Berlin’i “kızıl bir metropol” haline getirme hedefi öne çıkıyor.
Kent genelinde oyların yüzde 15 ila 18 bandında dağıldığı beş partili dar makasta, Sol Partinin hükümet kurabilmesi için SPD ve Yeşiller ile güçlü bir koalisyon inşa etmesi gerekiyor.
Elif Eralp, bu hedefe yönelik olarak “Kızıl Belediye Sarayı (Rotes Rathaus) artık gerçekten kızıl olmalı” açıklamasını yapıyor.
CDU kanadı ise bu yükseliş karşısında Sol Partiyi “antisemitizm, aşırı solculuk ve polis düşmanlığıyla” suçlayarak ana rakip ilan etmiş durumda.
Der Spiegel’in haberine göre tartışmaların merkezinde ise Berlin’de 2021 yılında yapılan halk oylamasında seçmenin yüzde 60’ının onayını alan “büyük konut şirketlerinin kamulaştırılması” kararı yer alıyor.
Eralp ve ekibi bu kararın derhal uygulanmasını savunurken, federal düzeydeki muhalefet lideri Friedrich Merz’in kamulaştırmaları yasaklayan bir federal yasa çıkarma girişimi de söz konusu.
Eralp, bu engelleme çabalarına “Berlinliler, kendilerine oylarının geçersiz olduğunu söyleyen bir federal yaklaşımı kabul etmez” sözleriyle tepki gösteriyor.
MÜNİH’TE BAŞLAYAN SIĞINMACI YAŞAMI
Elif Eralp’in kişisel yaşam öyküsü, Almanya’nın iltica ve entegrasyon politikalarıyla doğrudan bağlar taşıyor.
Türkiye’de sosyalist hareketlerde ve sendikalarda aktif olan anne ve babası, Eylül 1980 askeri darbesinin ardından uğradıkları siyasi baskılar nedeniyle Almanya’ya sığındı.
Annesinin sekiz aylık hamile olduğu bu kaçış sürecinde, Münih Havalimanı’nda Alman makamları tarafından karşılanan aile, iki yıllık zorlu bir sürecin ardından iltica hakkı elde etti.
1981 yılında Münih’te doğan Eralp, ailesinin tek çocuğu olarak büyüdü.
Babasının Dortmund’da bir hastanede hekim olarak çalışmaya başlamasıyla buraya, sekiz yaşındayken ise Hamburg-Altona’ya taşınan Eralp, ilk ve orta öğrenimini Hamburg’da tamamladı.
Hamburg Üniversitesinde 2001-2007 yılları arasında hukuk eğitimi alarak Birinci Devlet Hukuk Sınavını geçti. Ardından Hamburg İlk Derece Mahkemesi, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Berlin Ofisi, Federal Almanya Ottawa Büyükelçiliği ve sığınma hukuku alanında uzmanlaşmış hukuk bürolarında stajyer avukatlık yaptı.
İkinci Devlet Hukuk Sınavını da başarıyla tamamladıktan sonra, 2010 yılında Berlin’e taşınarak Sol Partinin Federal Meclis grubunda sivil haklar ve demokrasi çalışma grubunda hukuk politikaları danışmanı olarak çalışmaya başladı.
PARTİ İÇİ ÇEŞİTLİLİK MÜCADELESİ
Gençlik yıllarından itibaren nükleer atık taşıyan Castor trenlerinin engellenmesi gibi çevre eylemlerinde aktif rol alan Eralp, 2017 yılında Federal Meclise ilk kez aşırı sağcı AfD partisinin girmesinin yarattığı kırılma üzerine Sol Partiye üye oldu.
Aralık 2018’de Berlin eyalet yönetimine seçilen Eralp, Mayıs 2025’te ise Sol Parti Berlin Eyalet Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.
Eralp, parti içindeki göçmen kökenli üyelerin haklarını savunmak ve karar alma mekanizmalarına katılımını artırmak amacıyla Hamze Bytyci, Ferat Koçak ve Belma Bekos ile birlikte federal düzeyde “Links*Kanax” adlı çalışma grubunu kurdu.
Bu oluşum aracılığıyla parti içinde ayrımcılığa uğrayanlar için gönüllü bir hak arama merkezi ve çeşitlilik komisyonu kurulmasını sağladı.
2021 Berlin eyalet seçimlerinde Friedrichshain-Kreuzberg 2 bölgesinden doğrudan aday olan Eralp, Hanau’daki ırkçı terör saldırısının ardından ırkçılıkla mücadele politikalarının mecliste daha güçlü temsil edilmesi gerektiğini savunarak kampanyasını yürüttü.
Bölgesindeki doğrudan oyların yüzde 28,5’ini almasına rağmen Yeşiller adayı Marianne Burkert-Eulitz’in (yüzde 38,5) gerisinde kalan Eralp, eyalet listesindeki yedinci sırasından meclise girdi.
2023 yılında yenilenen seçimlerde de koltuğunu koruyan Eralp, meclis grubunda göç, uyum ve konut politikaları sözcülüğünü yürütüyor.
Seçim sahasında birebir seçmen temasına önem veren Eralp, Kreuzberg sokaklarında yürüttüğü kapı kapı seçim çalışmasında seçmenlerin konut idaresi, temizlik, ulaşım ve sosyal dışlanma konularındaki şikayetlerini dinliyor.
Sol Partinin Berlin’deki programında, dar gelirlilerin yanı sıra orta sınıf aileleri de vuran yüksek kira sorununa karşı “kira sınırı” (Mietendeckel) getirilmesi, kamu eliyle binlerce yeni sosyal konut inşa edilmesi ve yaşlılar ile yalnız yaşayanlar için mahalle kantinlerinde üç avroya devlet sübvansiyonlu yemek sunulması gibi sosyal projeler yer alıyor.
SOL PARTİNİN FEDERAL DÜZEYDEKİ DÖNÜŞÜMÜ
Berlin’deki yerel başarıların aksine, Sol Partinin federal düzeydeki politikaları ulusal ölçekte farklı tartışmaları beraberinde getiriyor.
Ukrayna savaşı bağlamında Almanya’nın silahlanma bütçesini artırmasını ve silah ihracatını reddeden Sol Parti, federal hükümetin savunma harcamalarına 100 milyar avro ayırmasını protesto ediyor.
Parti, bütçenin askeri harcamalar yerine sağlık, bakım ve emeklilik sistemindeki reformlara harcanması gerektiğini savunuyor.
Alman kamu yayın kurumu Deutsche Welle’nin haberine göre son dönemde üye sayısını ikiye katlayarak 125 binin üzerine çıkaran ve anketlerde ulusal düzeyde yüzde 10 barajını aşan Sol Parti, iç tartışmalarla da mücadele ediyor.
Parti liderliğine aday olan İtalyan göçmeni inşaat mühendisi Luigi Pantisano ve Doğu Almanya doğumlu mevcut Eş Başkan Ines Schwerdtner gibi yeni nesil figürler, partiyi daha genç, kapsayıcı ve çok kültürlü bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor.


YKS sonuçları sorgulama ekranı 2026: YKS sonuçları açıklandı mı, ne zaman açıklanacak?
Trabzonspor, Fenerbahçe’nin rekorunu kıracak
Zelenskiy, popüler bakanı görevden aldı
Salah’ın menajeri Türkiye’ye geldi, maaş talebi sonrası karar verildi
Kimileri tarihin içinde yürür, kimileri tarihi değiştirir. Icardi’nin ayrılığındaki kırılma noktası
Venezuela’da can kaybı 4 bin 829’a yükseldi
Hem Türk hem sosyalist. Berlin’de eyalet başbakanlığı için yarışıyor, Elif Eralp kimdir?



















