İstanbul, 14 Ekim’de kuvvetli yağışların etkisiyle sele teslim oldu.
84 yılın yağış rekorunun kırılmasıyla yollar göle döndü, yüzlerce araç sel sularına kapılarak metrelerce sürüklendi. Bazı vatandaşlar bulundukları otomobil veya yapıların içinde mahsur kaldı.
Felaket sırasında birçok zemin ve bodrum kattaki ev ve iş yerini de su bastı. Vatandaşların eşyaları da zarar gördü.
Suların çekilmesiyle geriye çamur, balçık ve yoğun nem kokusu kaldı. Vatandaşlar temizlik çalışmalarını sürdürürken binalarının durumundan endişe ediyor.
Uzmanlar da sel felaketini yaşayan binalar için uyarılarda bulundu.
Su yalıtımı bulunmayan binalarda, duvar ve zeminlerde nem meydana gelmesi ve bu nemin binanın belirli bölümlerine zarar verme riski bulunuyor.
“Sel öldürmez sele hazırlıklı değilsek öldürür.” diye konuşan Prof. Dr. İbrahim Yüksel, binayı nemin öldürdüğünü söyledi.
Binanın inşaatı sırasında temelden başlayarak çatıya kadar suya karşı bir yalıtım yapılmazsa, binanın çevresini drene edilmezse ve drenaj sistemi yapılmazsa gelecek yağışlarda binanın su alacağından bahseden Yüksel, “Dolayısıyla bodrumda var olan bu su eğer yalıtım yoksa nihayetinde binanın çatısına kadar çıkacaktır. Kesinlikle temelde bodrum ve binada su yalıtımının olup olmadığının, özellikle -1, -2, -3’üncü kattaki bodrumlarda, kolon ve kirişlerde su yalıtımı olup olmadığına mutlaka baktırmaları gerekiyor.” diyerek uyardı.
Su yalıtımı olmayan bir binada nemin de olacağına işaret eden Yüksel, şöyle devam etti:
“Hiçbir şey olmasa bile bina, havadaki hidrojeni alır. Absorbe ettiğinde bu kendiliğinden yıllar içerisinde rutubetlenme, paslanma, nemlenme olur. Sel taşkın zaten bunun tuzu biberi olur. Bu binaların da bir şekilde yaptırılması, temin edilmesi ya da projelendirilmesi gerekir.”
Yüksel, binada nem olayı “Tıpkı bir vücuttaki kötü huylu kanser tümörü gibi öldürür.” ifadeleriyle örneklendirip “Bu da dediğim gibi 6 ayda kendini gösterir, 6 yılda tamamlar; 6 yıldan sonra da binadaki beton dayanımını donatı pas kurtlarıyla paslanıp çürüdüğü, çapı inceldiği ve artık dayanımını kaybettiği için 6 yıldan sonra bina giderek dayanım kaybeder. Bazen kendisi de yıkılma sürecine girebilir.” dedi.
Bodrum ve zemin katlardaki su etkisiyle 15-20 günde kabarmalar ve renk değişimleri olacağını dile getiren Prof. Dr. Yüksel, “Nemden dolayı binanın ölümü sözkonusudur. Su yalıtımı olmayan kolon, kiriş ve temellerde eğer yalıtım yoksa, su baskınına uğramışsa 6 ay ile 6 yıl içerisinde çürüme ve paslanma gösterir. O beton dayanımını kaybeder.” açıklamasında bulundu.
Yüksek, binanın su aldıktan sonra değişimini ise şu sözlerle anlattı:
“Sıvanın patlaması, betonun dökülmesi nemden kaynaklıdır. Zamanla nemi alır şişer. Sonra da o nem buharlaşınca büzülür. Büzülünce de o sıva dökülür. Dökülünce de demir açığa çıkar ve bu demir de paslanır korozyona uğrar.”
Sel felaketinden etkilenip evi su basan vatandaşları da uyaran Yüksel, binalardaki kolon ve kirişler, betonlar, sıvalar patlamaya, dökülmeye başladığında riskin başladığını söyledi.


Üreme hücresi operasyonu: Donör iki kadına Türkiye dönüşü gözaltı
Anayasa Mahkemesi’nin yeni başkanı kim olacak? Seçim süreci yarın başlıyor
1915 yılında kullanılmış. Antalya’da çöpte buldu, müzeye bağışladı
Ömer Çelik: Mavi Vatan’daki haklarımızı ve Libya halkının haklarını güçlü bir biçimde savunacağız
Vize operasyonunda dikkat çeken “üçüncü kişiler” ayrıntısı
Bahar havası kısa sürdü. Sıcaklık düşüyor, yağış geri geliyor
İstanbul’daki selin ardından büyük tehlike. Evini su basanlar dikkat, 6 ay içinde ortaya çıkacak




















