Ana Sayfa›Güncel›Kasım ayında Konyaaltı Sahili’nde yazdan kalma gün: 23 dereceyi gören turistler denize koştu
Kasım ayında Konyaaltı Sahili’nde yazdan kalma gün: 23 dereceyi gören turistler denize koştu
Türkiye'nin birçok bölgesinde kış mevsimi kendisini hissettirmeye, bazı illerde ise kar yağışı etkili olmaya başlarken Antalya'da yazdan kalma günler yaşanıyor.
Haber Merkezi
Giriş: 05-11-2026 18:12
Güncel
Türkiye’nin birçok bölgesinde soğuk hava ve yağışlı günler etkisini sürdürürken Antalya’da güneşli hava sahilleri hareketlendirdi. Özellikle yabancı turistlerin yoğunluk oluşturduğu Konyaaltı Sahili’nde bazı vatandaşlar güneşlenirken bazıları da denize girerek kasım ayında yaz mevsimini yaşadı.
“Antalya’da yaz gününü aratmayan bir hava var”
İstanbul’dan Antalya’ya gelen radyocu, ‘Afrikalı Ali’ lakaplı Ali Şentürk, Konyaaltı Sahili’nde gördüğü manzaradan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Şentürk, “Türkiye’nin birçok bölgesinde yağış var, havalar soğudu. Hatta Anadolu’nun birçok bölgesinden kar yağışı haberleri alıyoruz. Biz de İstanbul’dan geldik. Antalya’nın havası yazı aratmıyor. Gerçi Antalya’ya zaman zaman yağmur yağıyor ancak bugün Konyaaltı Plajı’nda denize girilebilecek kadar güzel bir hava var. Biz de bu fırsatı değerlendirip denizin keyfini çıkardık. Bugün sahilde baştan aşağı yoğunlukla yabancı turistler var. Herkes kış gününde denizin tadını çıkarıyor. Konyaaltı bölgesi herkes tarafından tercih ediliyor. Yıllardır buraya geliyorum. Kültür Yolu Festivali kapsamında Antalya’dayız. Biz de bu fırsatı değerlendirdik” dedi.
“Antalyalılar gerçekten çok şanslı”
Ankara’dan Antalya’ya gelen Nihat Keleş de Türkiye’nin birçok bölgesinde kışın etkisini göstermeye başladığını belirterek, Antalya’da denize girmenin keyfini yaşadığını söyledi. Keleş, “Türkiye’nin birçok yerinde kış kendisini gösteriyor. Ancak Antalya’da 23 derece hava sıcaklığında, özellikle yabancı turistler masmavi ve çarşaf gibi denizde yüzmenin tadını çıkarıyor. Ben de bu fırsatı değerlendirdim. Antalya’da şu an kasım ayında yazı yaşıyoruz. Biz de bu güzel anın tadını çıkarıyoruz. Antalyalılar gerçekten çok şanslı” diye konuştu.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bu sene meydana gelen orman yangınlarının bilançosunu açıkladı. Zaman zaman gündeme gelen bir söylentiye de yanıt veren Yumaklı, olayın hikayesini anlattı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılında orman yangınları ile mücadele çalışmalarını ve yangın verilerini değerlendirmek üzere gazetecilerle bir araya geldi.
Yumaklı, bu sene 2 bin 11’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirterek “Yangınlarda 24 bin 527 hektar orman alanı etkilendi. Geçen yıl 3 bin 224 olan orman yangını sayısı, bu yıl yüzde 35 azaldı. Yanan orman alanındaki azalma ise yaklaşık yüzde 68 oldu. Toplam yangın sayısında ise yüzde 21 azalma yaşandı” dedi.
“2026 YILINDA İKİ AKUT DÖNEM OLDU”
Bakan’ın aktardığına göre yangınların yüzde 86’sı insan kaynaklı meydana geldi. Yüzde 67’si ihmal ve dikkatsizlik, yüzde 16’sı kazalardan, yüzde 3’ü kasıtlı eylemlerden, yüzde 14’üyse yıldırım kaynaklı ortaya çıktı.
Yumaklı, ardından şu bilgileri verdi:
“2026 yılının şöyle bir önemi var. Biz gerçekten müdahalelerimiz, aldığımız önlemler, kullandığımız sistemlerle 24 bin hektardan çok daha küçük bir alan yangınıyla bu işi kotaracağıızı öngörüyorduk. Ancak maalesef iki akut dönemimiz oldu. 29-31 Temmuz tarihleri arasında yaşandı bir tanesi. Bu üç günlük dönemden önce ben her türlü iletişim aracını kullanarak bunun çok riskli bir dönem olduğunu, bu riskli dönemin mutlaka göz önüne alınması ve nelerden uzak durulması gerektiğini anlattım. Bu üç günlük dönemde tam 260 yangına müdahil olduk. Bunlardan 255 tanesini müdahil olarak byümeden kontrol altına aldık ancak beş tanesinde bizim de hiç arzu etmediğimiz bir zararla karşılaştık.
Yine 7-8 Eylül tarihleri, ikinci dönem. Yoğun bir yangın süreci yaşadık. İki günde 147 yangına müdahil olduk. Yine bütün iletişim araçlarını kullanarak kamuoyunu bilgilendirdik. Üç 30 dediğimiz kuralın, sıcaklığın, nemin ve rüzgarın hızının 30’un üzerine çıktığı dönemleri anlattık. En zor etken rüzgar oldu.
Yumaklı, Balıkesir Gömeç’te rüzgarın şiddetinin 63 kilometre olduğunu belirtti ve tabloyu “Yukarıya çıktıkça hava araçlarının hissettiği rüzgar şiddeti daha fazla. Ayakta durmanın mümkün olmadığı, vatandaşların izlediği, yardım ettiği ve bir yangının nasıl bu kadar hızlı yayılabildiğini gördüğümüzi bir dönem oldu.” sözleriyle özetledi.
“ALEVLER PEMBEYE DÖNDÜ, ARKADAŞLARA ‘EKRANDA MI BİR PROBLEM VAR?’ DEDİM”
Bakan Yumaklı, Aydın’ın Çine ilçesinde çıkan yangın sırasında yaşadıklarını da anlattı.
“Gecenin bir vakti Çine’de ekrandan izliyoruz. Birden şu kırmızı olarak gördüğünüz alevlerin pembeye döndüğünü gördük. Arkadaşlara ‘Ekranın ayarlarında mı bir problem var?’ orada sıcaklık 2000 derecyi buldu. Bu ülkenin yeşil vatanına gönl vermiş çocukları o 2000 dereceye ulaşan yangınla mücadele ettiler.”
“24 BİN HEKTARIN YÜZDE 80’İ BU İKİ DÖNEMDE YANDI”
Bu iki dönemde zarar gören alanların toplam zarar gören alanın yüzde 80’ini oluşturduğunu aktaran Yumaklı, “Uyarıları dikkate alarak biraz daha duyarlı olabilseydik biz 24 bin hektarın yüzde 80’ini kurtaracaktık yani. Eğer toplum desteği olmazsa siz isterseniz dünyanın en iyi sistemlerine sahip olun, yine bu sonuçlarla karşılaşmanız mukadder.” ifadesini kullandıktan sonra şunları ekledi:
“Bütün bu teknolojiyi kullanarak gereğini yapıyoruz. Araba birine çarpsa öldürür, bu hızdaki bir rüzgarın yangını yayacağını düşünerek riskli dönemde dışarıda ateş yakmayacağız. Ateşe sebep olabilecek bir şey yapmayacağız. O Gömeç’teki yangın kaynak makinesi yüzünden çıktı. Üç gün yapmasa belki de bunlar olmayacaktı.”
SÖYLENTİYE YANIT VERDİ: “ORMAN YANGINLARINDAN ETKİLENEN ALANLAR İMARA AÇILAMAZ”
Mücadelenin yalnızca alevleri söndürmekle sınırlı olmadığını, Orman Genel Müdürlüğü’nün yangınlardan sonra teknik incelemeler yaptığını, toprağın ve ekosistemin durumuna bakarak çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Yumaklı, bu konuda da bir dezenformasyon olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Bu konuda da bir dezenformasyon, hala çözemediğimiz bir husus var. Yani anasayal bir husustur bu. Orman yangınlarından etkilenen alanların imara açılması anayasal olarak mümkün değildir. Bu şekilde de olmadı zaten. Bu konuda çağrılarda bulunduk; ‘Gösterin’ dedik.
İDDİANIN KAYNAĞINI ANLATTI
Yeri gelmişken söyleyeyim… Zamanında, yanılmıyorsam 1980’lerde kendi bulunduğu arsası, arazizi neyse imar alan biri o süre içinde yapmamış. Orası süre içinde ağaçlanmış. O alana yakın bir yerdeki yangın oraya da sirayet etmiş. Adam veya kimse, oranın ortakları “Tamam o zaman yapmadık, ama şimdi yapmaya karar veriyoruz.” demiş. Bu. Orası orman alanı değil. Özel mülkiyet.
Diğer taraflarla ilgili bizim izin vermemiz söz konusu bile olamaz. ‘Orman yandı, buraları parselleyip imara açtık’ diye bir şey söz konusu değil. Kimse için değil. Bir kamu kurumu için de değil. Kamu kurumu olarak ‘Oraya bir şey yapalım’ deseniz de izin vermiyoruz. Anayasal olarak izin vermiyoruz.”
7 GÜN ÖNCEDEN UYARI
Yumaklı, Türkiye’deki ormanların yüzde 64’ünün birinci ve ikinci derece yangına hassas bölgelerde yer aldığını vurguladı; müdahale organizasyonunu meteorolojik verileri, ormanların yapısını ve bölgesel riskleri analiz ederek planladıklarına dikkati çekti:
“Geliştirilmiş Yangın Risk Haritamızı bu yıl ilk kez uygulamaya aldık ve bize büyük avantaj sağladı. 40’tan fazla parametrenin değerlendirildiği bu haritalarımızla; yüksek riskli günlerde, 7 gün önceden orman işletme şefliklerimize özel uyarılar gönderdik.
Hava araçlarımızı ve kara ekiplerimizi de riskin yoğunlaştığı bölgelere yönlendirdik. Yeni geliştirilen orman yolları navigasyon sistemiyle arazözlerin yangın alanlarına daha hızlı ulaşmasını sağladık. Arazözlerimize ve su ikmal araçlarımıza entegre ettiğimiz sensörlerle sıcaklık, nem ve rüzgar verilerini anlık olarak takip ettik. Araçlarımıza güvenli sürücü tanıma sistemleri kurduk.
Yangına hassas bölgelerdeki personelimize, güvenlik amaçlı konum takip cihazları dağıttık. Bahsettiğim bütün bu farklı yazılım ve takip sistemlerimizi de Orman Yangın Yönetim Sistemi çatısı altında topladık.”
“YANGINLA MÜCADELE PERSONELİ SAYISI 28 BİN 65’E YÜKSELDİ”
Yangınla mücadele personeli sayısının 28 bin 65’e yükseltildiği bilgisini paylaşan Yumaklı, “Hava filosundaki uçak sayısı 28’e, helikopter sayısı 119’a ulaştı. Anlık su atma kapasitesi 462 tona çıkarıldı. Ormanların izlenmesi ve yangınların erken tespiti için 14 Bayraktar TB2 insansız hava aracı kullanıldı. Hava aracı konuş yerimizi, 11 yeni nokta ilavesiyle 2026 yılında 69’a ulaştırdık. Arazöz sayımızı bin 953’e, ilk müdahale aracı sayımızı 2 bin 766’ya, iş makinesi sayımızı ise 878’e ulaştırdık. Bu ekiplerimiz bin 600 farklı noktada konuşlandı.” dedi.
Yumaklı, 2026 yılında 56 yeni yangın havuz ve göleti yaptıklarını, toplam sayıyı 4 bin 852’ye çıkardıklarını anlatırken “Bu havuzlar, zorlu coğrafyalarda hava araçlarımızın suya ulaşımında kritik bir rol oynuyor. Bugün ülke genelinde 776 yangın gözetleme kulemiz bulunuyor. Bunların 194’ü akıllı gözetleme kulesi olarak hizmet veriyor.” ifadesini kullandı.
Bakan Yumaklı, verileri ülkeler bazında da karşılaştırdı.“2026 yılında orman yangınlarından etkilenen alanların toplam orman varlığına oranının; Kanada’da yüzde 1,24; ABD’de yüzde 1,23; İspanya’da yüzde 1,09; Portekiz ve İtalya’da yüzde 1,06; Fransa’da yüzde 0,56 ve Yunanistan’da yüzde 0,54 olarak gerçekleştiğini dile getirerek “Ülkemiz ise bütün bu ülkelerden çok daha az bir oran olan yüzde 0,1 seviyesindedir.” dedi.
LİDERLER COP 31 ZİRVESİ’NDE FİDAN DİKECEK
Bakan Yumaklı, 11 Kasım’ın 2019 yılından bu yana Milli Ağaçlandırma Günü olarak kutlandığını hatırlattı. Bu sene Antalya’daki COP31 Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Avustralya Başbakanı Albanese ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ile birlikte fidan dikeceğini duyuran Yumaklı, şöyle konuştu:
“Liderler, COP31 anısına tesis ettiğimiz Barış Ormanına fidanlarını dikerken biz de ‘Geleceğe Nefes Dünyaya Barış’ sloganıyla 81 ilde vatandaşlarımızla birlikte fidanlarımızı toprakla buluşturacağız. 11 Kasım’da, 7’den 70’e bütün vatandaşlarımızı illerimizde fidan dikim sahalarına bekliyoruz. Vatandaşlarımız ayrıca, fidan sahiplenme veya fidan bağışını, her sene olduğu gibi bu sene de Geleceğe Nefes internet sitemizden kolayca yapabilir. Bizler, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, yeşili çoğaltmak ve ormanlarımızı gelecek nesillere en güçlü şekilde emanet etmek için çalışmayı sürdüreceğiz.”
İstanbul Bahçelievler'de bir inşaatın temel kazısı sırasında toprak kayması meydana geldi. Göçük altında kalan kardeş iki işçiden biri kurtarıldı, diğerinin cansız bedenine ulaşıldı.
İstanbul’un Bahçelievler ilçesi Siyavuşpaşa Mahallesi İbrahim Çallı Sokak’taki inşaatta temel kazısı sırasında öğle saatlerinde toprak kayması meydana geldi.
Göçük altında kalan işçiler olduğu öğrenildi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve arama kurtarma ekipleri sevk edildi.
Toprak kaymasının yaşandığı alanda güvenlik önlemleri alındı.
Olay yerinden son durumu aktaran NTV Muhabiri Ali Ablay, göçük altında kalan iki işçiden biri kurtarıldı.
3 saatlık arama kurtarma çalışmalarının ardından diğer işçiden ise acı haber geldi. Diğer kardeş Hasan Uzunoğlu hayatını kaybetti.
Toprak altında kalan işçi Muhittin Uzunoğlu (60) ise hastaneye sevk edildi.
Sibirya üzerinden gelen soğuk hava dalgası Türkiye’yi etkisi altına aldı. Soğuk havayla birlikte bazı şehirlere mevsimin ilk kar yağışı da düştü.
O şehirlerden biri de Giresun oldu. Giresun’un yüksek kesimlerinde kar yağışı etkili oldu. Kar yağışı nedeniyle bazı okullarda eğitime yarım gün ara verildi.
EĞİTİME YARIM GÜN ARA VERİLDİ
Görele Kaymakamlığı tarafından yapılan açıklamada, öğrencilerin can güvenliği ve ulaşımda yaşanabilecek aksaklıklar göz önünde bulundurularak 5 Kasım 2026 Perşembe günü öğleden sonra eğitime bir gün ara verildiği bildirildi.
Alınan karar kapsamında Kırıklı İlk okulu ve Ortaokulu, Koyunhamza Ortaokulu ve Çatakkırı Şehit Talha Köroğlu İlkokulu ile ilçedeki diğer taşıma merkezi okullarda eğitim gören taşımalı eğitim kapsamındaki öğrenciler, bugün öğleden sonra izinli sayılacak.