Tunceli'de 5 Ocak 2020'den beri haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ve Siirt’te 2024 yılında kaybolan 30 yaşındaki Mekiye Akyel’in aileleri Diyarbakır'da buluştu.
Haber Merkezi
Giriş: 26-04-2026 10:12
Güncel
30 yaşındaki Mekiye Akyel, 2024’te Siirt’in Baykan ilçesinde kayboldu. Akyel’in yıllarca şiddet gördüğü eski eşi İsa Güç’le görüşmeye gittiği ileri sürüldü. Ancak kadına dair hiçbir ize ulaşılamadı. Abla Halime Pilgir, kardeşinin tandırda yakıldığını ileri sürdü; gizli tanıklar olduğunu, dört yeğeninin damadın ailesinden alınması gerektiğini söyledi.
İki yıl sonra, 23 Şubat 2026’da İsa Güç, babası İhsan Güç ve kardeşi Hüseyin Güç “kasten öldürmek” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Halime Pilgir, Gülistan ‘ın dosyasında altı yıl sonra gelen tutuklama kararlarının ardından Doku ailesini ziyaret etti.
Gülistan’ın annesi Bedriye Doku, ortada olmayan bütün cenazelerin bulunmasını istedi.
Cesetlerin olmadığını ve kemiklerin bile bulunamadığını belirten Pilgir, “Şu anda tek istediğim kardeşim ve Gülistan’ın bir mezarı olsun. Ceset yoksa cinayet yoktur diye üstünü kapatmasınlar. Gülistan’ın, Mekiye’nin hakkını yerde bırakmasınlar” dedi.
“BU CESETLERE ULAŞILAMADIĞINDA NE OLACAK?”
Pilgir’in avukatı Gurbet Bilbay ise ceset bulunmasa da bunun bir mahkumiyete sebep olmasını istediklerini dile getirdi:
“Ceset olmasa da bu insanlar için mahkumiyet kurulsun. Müvekkilimle ilgili şu an üç tutuklama var. Fakat aile bu durumdan endişe ediyor. Serbest bırakılmasından korkuyor.
Bu cesetlere ulaşılmadığında ne olacak? Biz bunu merak ediyoruz. Bizim de bu konuyla ilgili şüphelerimiz var. Sonuçta iki cesede de ulaşılamadı. Bununla alakalı gerekenin yapılmasını istiyoruz.
“SAVCIMIZ DA TEDİRGİN”
Mekiye Akyel ile ilgili tandırda yandığı iddiası var. Nereye gömüldüğü ya da suya mı atıldı, bunu hiçbir şekilde bilmiyoruz. Çoğu insan da bununla ilgili susuyor. Soyut iddialar maalesef mahkumiyet için yeterli değil. Bir düzenleme olsun. Kişiden uzun süre haber alınamaması, güçlü deliller olduğu için mahkumiyet kurulmasını istiyoruz.
Savcımız da bu konuda tedirgin. Evet, şu anda tutuklandı ama bu insanların mahkum olup olmayacağıyla ilgili bir garanti yok. Gülistan Doku, Mekiye Akyel, belki niceleri. Bununla ilgili acil bir düzenleme gelsin.”
Bu yıl 11'incisi düzenlenen Anadolu Medya Ödülleri, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katıldığı programla sahiplerini buldu. Gecede NTV'den Osman Terkan Yılın Muhabiri Ödülüne layık görüldü.
Türkiye Basın Federasyonu’nun düzenlediği “11. Anadolu Medya Ödülleri” sahiplerini buldu.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “Anadolu Medya Ödülleri” programına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katıldı.
Çeşitli medya kuruluşlarında görev yapan basın mensuplarının ödül aldığı törende “Yılın Muhabiri” kategorisinde ödülü NTV ekibinden Osman Terkan kazandı.
Ödül kategorileri ve kazananlar şöyle:
Yılın Kanalı – TRT Kürdi
Yılın Ankara Temsilcisi – Mustafa Pala, Ülke TV
Yılın Fikir Adamı – Sadık Albayrak
Yılın Diplomasi Muhabiri – Yunus Paksoy, CNNTÜRK
Yılın Kültür Kanalı – TVNET
Yılın Moderatörü – Cem Açıkgöz, Bengü Türk TV
Yılın Ekonomi Kanalı – Blomberg TV
Yılın Gazete Genel Yayın Yönetmeni – Özay Şendir, Milliyet Gazetesi
Yılın TV Yöneticisi – Deniz Gürel, Tv100
Yılın Yayın Koordinatörü – Yeliz Tercanlı, Beyaz TV
Yılın Köşe Yazarı – Akif Bülbül, Türkiye Gazetesi
Yılın Vefa Ödülü – Gazzete, Filistinli ve Türk Gazeteciler
Yılın Dizisi – Uzak Şehir, Kanal D
Yılın Savunma Dergisi – SAVTEK, Yusuf Alabarda
Yılın Muhabiri – Osman Terkan, NTV
Yılın Yerel TV Genel Yayın Yönetmeni – Funda Altaş Şimşit, Altaş TV
Yılın Programı – MasterChef Türkiye, TV 8
Yılın Dijital İçerik Üreticisi – Cansu Canan Özgen
Yılın İnternet Haber Sitesi – Haberler.com
Yılın Yorumcusu – Melik Yiğitel, Türk Medya Ankara Temsilcisi
Yılın Yerel Radyosu – Keskin FM
Yılın Yerel TV Ana Haber Spikeri – Bilgehan Atay, Kanal 3
Yılın Yerel Gazetesi – Halıkent Gazetesi, Türk Basınının Nene Hatunu Esma Erdem Anısına
Yılın Ekonomi Yazarı – Faruk Erdem, Sabah Gazetesi
Yılın Genel Yayın Yönetmeni – Abdulhalik Çimen, A Haber
Yılın Haber Spikeri – Fatih Çimen, TRT Haber
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN TEBRİK NOTU
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise programa yazılı not gönderdi. Ödül olmaya hak kazanan kurumları ve medya mensuplarını gönderdiği notla tebrik eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu isimleri belirleyen jüri üyelerimizi ayrıca kutluyorum. Sizlerin vasıtasıyla halkımızın doğru, güvenilir ve tarafsız bilgiye ulaşması için canla başla çalışan bütün basın emekçisi kardeşlerime ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Gazze’de şehit edilenler başta olmak üzere haber peşinde koşarken hayatını kaybeden basın mensuplarına Cenab-ı Haktan rahmet niyaz ediyorum” ifadelerine yer verdi.
Beştepe’de gerçekleştirilen ödül törenine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da katıldı.
YILMAZ: GAZZE’DE 270’İN ÜZERİNDE GAZETECİ İSRAİL SALDIRILARINDA ŞEHİT OLDU
Törende Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz bir konuşma gerçekleştirdi.
Yılmaz, bölgenin uzun süredir ardı arkası kesilmeyen krizler, savaşlar ve çatışmalarla karşı karşıya olduğunu, kural tanımazlığın yaygınlaştığı bu ortamın kadınların, çocukların, masum sivillerin ve gazetecilerin hayatına mal olduğunu söyledi.
Gazze’de 7 Ekim 2023’ten bu yana 270’in üzerinde gazetecinin İsrail saldırılarında şehit olduğunu hatırlatan Yılmaz, bu süreçte İsrail’in yeleklerinde “PRESS” ibaresi bulunan basın mensuplarını bile isteye hedef aldığını, gazetecilerin görevlerini yapmalarını engellemek için her türlü hukuksuzluğa başvurduğunu ifade etti.
Yılmaz, bu ağır tablo karşısında uluslararası medya kuruluşlarının sergilediği tutumun da ibret verici olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
“Basın özgürlüğü, tarafsız habercilik, haber alma hürriyeti, medya ve savaş hukuku söz konusu olduğunda yüksek perdeden konuşan pek çok yabancı basın kuruluşu, İsrail’in gazetecilere yönelik saldırılarını sadece seyretmekle yetindiler. Katliamları haberleştirirken bile failleri perdeleyen bir dil kullandılar. Gezi olaylarında ülkemizde haftalarca kamp kuran bu kuruluşlarının gözünde 73 bin masum ve 270 gazeteci sadece birer istatistiğe dönüştü.
Zalimlerin korkulu rüyası hakikatin aydınlığıdır. Zalimleri en fazla korkutan hakikattir, bunun aydınlığıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın mazlumlardan yana hakikatleri gür bir şekilde ifade eden liderliğinde, bu zor zamanlarda insani değerleri yaşatan, destekleyen basın mensuplarını yürekten tekrar kutluyorum. Hükümet olarak, Türkiye Cumhuriyeti olarak, işini hakka, hukuka, hakikate dayalı olarak yapan bu basın mensuplarının yanında olmaya devam edeceğimizi, her zaman kalbimizin, gönlümüzün onlarla birlikte attığını ifade etmek istiyorum.”
Toplumun ve hayatın aynası olan basının, halkın sesini ve ülkenin müşterek hafızasını taşıyan temel mecralardan biri olduğunu belirten Yılmaz, basın ve yayın ekosisteminin kılcal damarlarını oluşturan yerel medyanın bu bakımdan ayrı değer taşıdığını vurguladı.
Yılmaz, bünyesinde çok sayıda yerel ve bölgesel radyo, televizyon, gazete ve dergi bulunan Türkiye Basın Federasyonunun da bu alanda önemli sorumluluk üstlendiğini dile getirerek, Federasyonun 16 yıllık birikiminin Anadolu medyasının dayanışma gücünü büyüttüğünü ve sesini daha geniş kitlelere ulaştırdığını ifade etti.
“MİLLETÇE ÇOK UYANIK OLMAMIZ GEREKİYOR”
Terörsüz Türkiye’nin hedefinin milletin geleceğini ve kardeşliğini doğrudan ilgilendiren son derece önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:
“Dün milli irademizin tecelligahı olan Gazi Meclisimizde 467 kabul oyuyla tarihi bir yasa geçmiş oldu. Bu çok önemli bir gelişme. 467, hatırladığım kadarıyla hiç olmadı. Varsa da ben bilmiyorum doğrusu. Çok tarihi bir oy oranı. Bu yüksek destek, Terörsüz Türkiye konusunda milli iradenin tavrını, toplumun desteğini ve ulaşılan siyasi mutabakatı göstermesi bakımından son derece anlamlı, değerli bir oy oranı. Bu açıdan gerçekten önemli bir gün yaşadık dün.
Türkiye, 10 binlerce canına ve en az 2,3 trilyon doları aşan ekonomik kaynağına mal olan terör meselesini çözme yolunda çok önemli bir fırsat yakalamıştır. Bu fırsatın heba edilmesine veya sabote edilmesine asla izin vermemeliyiz. Bu süreçte çeşitli provokasyonlar, dezenformasyon çabaları olabilir. Hassas bir sürece girmiş durumdayız. Özellikle silahların bırakılmasını kapsayan bu hassas dönemde basına da medyaya da çok önemli bir görev düştüğünün altını çizmek isterim. Depremlerde, çeşitli krizlerde de yaşıyoruz. Sosyal medyanın da etkisiyle hiçbir hakikate dayanmayan dezenformasyon çabalarıyla ülkemizi rayından çıkarmaya çalışan çevreler olabilir. Bu beladan Türkiye’nin kurtulmasını istemeyen, bu prangalardan ülkemizin kurtulmasını istemeyen çeşitli güç odakları olabilir ve bunların çabaları olabilir. Buna karşı milletçe, bütün kesimler olarak çok uyanık olmamız gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Meydanı terör üzerinden siyasi hesap yapan ve ülkemizin huzurunu kendi çıkarlarına feda eden çevrelere bırakmamalıyız.”
Yılmaz, siyasetin, medyanın ve milletin ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesinin, bu sürecin başarıya ulaşması bakımından büyük önem taşıdığına işaret ederek, “Medya mensuplarımız başta olmak üzere kamuoyuna söz söyleyen her aktörün kullandığı dile, verdiği mesaja ve oluşturduğu etkiye özen göstermesi elbette ki beklentimizdir. Tarih, ülkemizin terörden kurtulmasına omuz verenleri de bu yürüyüşe engel çıkarmaya çalışanları da kaydedecektir. Terörsüz Türkiye hedefini sorumlulukla destekleyenler, milletimizin vicdanında ve derin hafızasında hak ettikleri yeri alacaklardır.” diye konuştu.
Bu sürecin tamamen bir “Türkiye modeli” olarak başladığının ve devam ettiğinin altını çizen Yılmaz, “Üçüncü bir gözün olmadığı, milli irademizle ve kapasitemizle temel sorunları çözme gücümüzü ortaya koyduğumuz bir süreçtir. Türkiye’nin bu temel meselede ortaya koyacağı başarı, diğer sorun alanlarında da ülkemize güç verecektir.” ifadelerini kullandı.
“UNUTMAMALIYIZ Kİ ORTAK PAYDAMIZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ”
Yılmaz, eleştirinin bulunmadığı yerde gelişme olmayacağını, hakkaniyetli eleştirinin ilerlemenin, gelişmenin, sorun çözmenin de dinamiği olduğunu vurgulayarak, şunları dile getirdi:
“Doğru bir usulle, doğru bir üslupla ifade edilemeyecek hiçbir fikir yoktur. Elbette bazı konularda farklı düşünebiliriz, farklı fikirlerimiz olabilir. Meselelere farklı açılardan bakabilir, geçmişe ve geleceğe ilişkin ayrı değerlendirmeler yapabiliriz. Ama unutmamalıyız ki ortak paydamız Türkiye Cumhuriyeti, milletimizin huzuru, ülkemizin güçlü ve müreffeh geleceğidir. İsimlerimiz farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti’dir.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, vesayetçilerin kalem oynattığı ve farklı seslerin bastırıldığı tek tipçi medya düzeninin geride bırakıldığını kaydeden Yılmaz, “Kim ne derse desin, geçmişte medya özgürlüğü vardı, çoğulcu medya vardı, sonra bu zayıfladı diye ifade edenlere şunu söylememiz lazım, vesayetçi bir demokraside medya özgürlüğü olmaz. Olsa olsa vesayetin çeşitli kanallarla ifade edilmesi olur. Vesayetçi demokrasiden normal bir demokrasiye geçmiş olmamız, medya için de aslında çok daha özgürlükçü bir ortam oluşturmuştur.” şeklinde konuştu.
Yılmaz, Anadolu medyasının farklı alanlarda karşılaştığı zorlukların farkında olduklarını belirterek, “Bugüne kadar hiçbir zaman Anadolu medyamızın beklentilerine duyarsız kalmadık. Bundan sonra da bütün imkanlarımızla bu sorunların aşılması, daha kaliteli, daha olumlu bir çalışma ortamına ulaşılması yolunda elimizden gelen desteği vereceğimizi ifade etmek istiyorum.” dedi.
11. Anadolu Medya Ödülleri’nin hayırlara vesile olmasını dileyen Yılmaz, ödüle layık görülen kurumları, kişileri, medya mensuplarını kutladı.
Yılmaz, organizasyonu gerçekleştiren Türkiye Basın Federasyonuna, jüri üyelerine ve katkı sunanlara teşekkür etti.
Konuşmaların ardından 11. Anadolu Medya Ödülleri sahiplerine verildi.
Son dakika Kırklareli deprem haberleri.. Kırklareli'de deprem mi oldu? Az önce deprem Kırklareli'de nerede oldu? Kırklareli Kandilli ve AFAD son depremler.. 11 Ağustos 2026 Kırklareli deprem son dakika haberleri haberin detayında... Artçı deprem mi oldu Kırkla...
Tarih-saat 11 Ağustos 2026 20:21 itibariyle Kofçaz (Kırklareli) 4.3 şiddetinde bir deprem olmuştur.Son dakika Kırklareli deprem haberleri 11 Ağustos 2026.. Kırklareli AFAD son depremler ve Kırklareli Kandilli son dakika deprem listesi..
9 yıldır erişim yasağı uygulanan dijital konaklama uygulaması Booking’in yeniden faaliyet göstermesinin önünü açacak yasa teklifi Meclis Başkanlığına sunuldu.
Teklife göre bu tür dijital konaklama sağlayan platformlara, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izin alma zorunluğu getirilecek.
Teklife göre, halen faaliyet gösteren yabancı platformların, kanun yürürlüğe girdikten sonra 3 ay içinde izin belgesi alma zorunlu olacak.
Yabancı dijital konaklama platformları Bakanlıktan turizm belgeli konaklama işletmeleri ile Bakanlıktan izin belgeli turizm amaçlı kiralanan konutların elektronik ticaretini ve elektronik yolla gerçekleştirilen uçak bileti satışlarını doğrudan gerçekleştirebilecek.
Düzenleme ile işletmelerin alacağı izin belgesi ücreti 5 milyon lira olarak belirlenirken, her yıl yeniden değerleme oranında artırılacak.
Geçerlilik süresi 2 yıl olan belge, devredilemeyecek.
İzin belgesi kapsamındaki faaliyetlerden kaynaklı uyuşmazlıklarda münhasıran Türk hukuku uygulanacak ve Türk mahkemeleri yetkili olacak.
Yabancı dijital konaklama platformları, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansına on binde 7,5 oranında turizm payı ödeyecek.
Yabancı dijital konaklama platformları tarafından hizmete konu satış bedeli üzerinden alınacak tutar her ne ad altında olursa olsun yüzde 17’yi geçemeyecek. Yabancı dijital konaklama platformlarının hizmete konu satış bedeli üzerinden aldıkları tutar, katma değer vergisi hariç tutar üzerinden hesaplanacak.
Platformlar sistemlerinde yer alan konaklama tesisi ve turizm amaçlı kiralanan konutların, Bakanlık belge numaralarını doğrulamak ve ilanlarda yayınlamakla yükümlü tutuluyor.
Kanun teklifiyle yabancı dijital konaklama platformlarının yükümlülükleri de belirleniyor.
Buna göre, yabancı dijital konaklama platformları izin belgesi kapsamı dışında faaliyette bulunamayacak, başka ürünlerin satış ve pazarlamasını gerçekleştiremeyecek. İzin belgesi kapsamındaki faaliyetlerini yalnızca bu faaliyetler için kullanacağı elektronik ticaret ortamı üzerinden gerçekleştirmek zorunda olacak.
Düzenleme, Meclis 1 Ekim’de açıldıktan sonra gündeme gelecek.