Ana Sayfa›Güncel›Şadi Yüksel’in ters kelepçe görüntülerine soruşturma
Şadi Yüksel’in ters kelepçe görüntülerine soruşturma
DEAŞ'a yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Şadi Yüksel ve beraberindeki şüphelilerin adliyeye getirilme şekliyle ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Merkezi
Giriş: 14-10-2026 03:12
Güncel
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, DEAŞ terör örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Şadi Yüksel ve beraberindeki şüphelilerin, ters kelepçeli ve enselerine bastırılarak adliyeye getirilme şekliyle ilgili soruşturma başlattı.
Başsavcılık tarafından; genel soruşturma usullerine aykırı olduğu belirtilen söz konusu uygulamalar ile bu duruma ilişkin fotoğrafların izinsiz çekilerek servis edilmesi eylemleriyle ilgili, kamu görevlileri ve diğer ilgililer hakkında resen soruşturma başlatıldığı bildirildi.
GÖRÜNTÜLER KAMUOYUNDA TEPKİ ÇEKMİŞTİ
Yüksel’in gözaltı görüntüleri kamuoyunda tepki çekmişti.
Soruşturma kapsamında şüphelilerin adliyeye getiriliş sürecindeki uygulamalar ve bu görüntülerin çekilerek paylaşılmasıyla ilgili sorumluların tespit edilmesi amaçlanıyor.
Fransa, Türkiye'den yapılan Schengen vizesi başvurularında randevu sistemini değiştiriyor. 15 Ekim'den itibaren turistik ve özel ziyaret amaçlı başvurularda bekleme listesi uygulamasına geçilecek.
Fransa’ya seyahat etmek isteyen Türk vatandaşlarını ilgilendiren yeni bir düzenleme hayata geçiriliyor.
Fransa hükümetinin resmi vize portalı France-Visas’ta yayımlanan bilgilere göre, Türkiye’deki vize başvurularında randevu sistemi 15 Ekim 2026 itibarıyla değişecek.
Yeni uygulamayla birlikte turistik ve özel ziyaret amaçlı kısa süreli Schengen vizesi başvurularında bekleme listesi sistemi kullanılacak.
Başvuru sahipleri, doğrudan randevu tarihi seçmek yerine Fransa’nın yetkilendirdiği aracı kurum VFS Global üzerinden bekleme listesine kayıt yaptırabilecek.
İKİ AYRI BEKLEME LİSTESİ OLUŞTURULACAK
Yeni sistemde başvuru sahipleri, daha önce aldıkları Schengen vizelerine göre iki farklı kategoriye ayrılacak.
İlk bekleme listesi, daha önce Schengen vizesi almış ve vizesinin geçerlilik süresi son iki yıl içerisinde sona ermiş kişiler için oluşturulacak.
İkinci liste ise ilk kez Schengen vizesine başvuracaklar ile önceki vizesinin süresi iki yıldan daha önce dolmuş kişileri kapsayacak.
Böylece turistik ve özel ziyaret amaçlı başvurular, vize geçmişine göre ayrı listeler üzerinden yürütülecek.
Yeni uygulama kapsamında Ankara’da uluslararası taşımacılık yapan tır şoförleri için de ayrı bir bekleme listesi oluşturulacak.
Fransa’nın resmî açıklamasına göre, düzenleme kapsamında bulunmayan diğer vize kategorilerinde mevcut randevu alma yöntemleri değişmeyecek.
RANDEVU NASIL ALINACAK?
Fransa vizesi için başvuru yapmak isteyenler, öncelikle France-Visas internet sitesi üzerinden vize başvuru formunu dolduracak.
Ardından VFS Global’in randevu sistemine yönlendirilecek başvuru sahipleri, seyahat amaçlarına ve vize geçmişlerine uygun kategori üzerinden işlemlerini gerçekleştirecek.
Resmî bilgilendirmeye göre, randevu talebinin sisteme alınmasının ardından başvuru sahiplerine e-posta gönderilecek.
Randevu tarihi tahsis edildiğinde ise başvuru sahibinin üç gün içerisinde çevrim içi hizmet bedeli ödemesini gerçekleştirerek randevusunu onaylaması gerekecek.
Belirtilen süre içerisinde onaylanmayan randevular otomatik olarak iptal edilecek.
Fransa’nın Türkiye’deki vize başvuruları VFS Global’in İstanbul, Ankara, İzmir ve Gaziantep’teki merkezleri aracılığıyla kabul ediliyor.
Vize başvurularına ilişkin nihai kararlar ise Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonsolosluğu tarafından veriliyor.
Fransız makamları, yoğunluk nedeniyle kısa süreli vize başvurularında randevu bekleme süresinin birkaç haftayı bulabildiğini belirtiyor.
Yetkililer, planlanan seyahat tarihinden en az 15 gün önce başvuru yapılması gerektiğini hatırlatırken yeni sistemde başvuru sahiplerinin işlemlerini daha erken başlatması önem taşıyor.
Haftanın 3 günü çekilişi yapılan Süper Loto’da bir çekiliş maratonu daha geride kaldı. Küreye giren 60 numara içinden çekilen 6 şanslı rakam, devasa ikramiyenin kazandıran numaralarını belirledi. Rekor ikramiye seviyelerine ulaşan Süper Loto’da bilet alan vatandaşlar, “Süper Loto sonuç sorgulama” ekranı üzerinden biletlerini sorgulayabiliyor. Biletinize ikramiye vurup vurmadığını öğrenmek için bilet kodunuzu bilet sorgulama ekranına girmeniz yeterli.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli ile Pamukkale’de bir araya gelerek iki ülkenin kültürel miras alanındaki ortak çalışmalarını değerlendirdi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Pamukkale’de İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli ile heyetler arası görüşme gerçekleştirdi.
Görüşmede Bakan Giuli’nin yanı sıra İtalya Büyükelçisi Giuseppe Manzo, Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammed Subaşıoğlu, İl Kültür ve Turizm Müdürü Nail Uyar ve ilgili birimlerin temsilcileri yer aldı.
Ersoy, görüşmenin ardından Hierapolis Antik Kenti’nde düzenlenen 17. İtalyan Arkeoloji Misyonları Sempozyumu’nun açılışına katıldı.
Kazı Başkanı Prof. Grazia Semeraro ve İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli’nin konuşmalarının ardından Ersoy, Türkiye ile İtalya arasındaki bilimsel ve kültürel iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
HİERAPOLİS’TE 70 YILLIK ÇALIŞMALARA GELECEĞE MİRAS KATKISI
Ersoy, Hierapolis’teki buluşmanın Anadolu’da uzun yıllardır sürdürülen uluslararası bilimsel çalışmaların, Türkiye ile İtalya arasında güçlenen kültürel iş birliğinin ve Türkiye’nin arkeoloji alanında ortaya koyduğu yeni yaklaşımın önemli bir örneği olduğunu belirtti.
Antik çağda farklı toplulukları, inançları ve kültürleri bir araya getiren kentin bugün Türk ve İtalyan bilim insanlarını ortak bir bilimsel amaç etrafında buluşturduğunu söyleyen Ersoy, Hierapolis’te 70 yıl önce başlayan İtalyan kazı heyetinin çalışmalarına, Geleceğe Miras Projesi kapsamında Pamukkale Üniversitesinden bilim insanlarının da katkı sunduğunu ifade etti. Ersoy, bu birlikteliği arkeoloji alanında geliştirmeye çalıştıkları iş birliği modelinin güzel bir örneği olarak nitelendirdi.
Arkeolojinin artık yalnızca bir yapının veya buluntunun ortaya çıkarılmasından ibaret olmadığını vurgulayan Ersoy, kazıyla başlayan sürecin koruma, restorasyon, çevre düzenlemesi, ziyaretçi yönetimi, müzecilik, bilimsel yayın ve toplumla buluşma aşamalarıyla birlikte ele alındığını söyledi.
Bakanlığın temel yaklaşımını anlatan Ersoy, şunları kaydetti:
“Bir arkeolojik alanı ortaya çıkarmak kadar onu korumak, anlamlandırmak ve sürdürülebilir biçimde geleceğe taşımak da bizim sorumluluğumuzdur. Bu nedenle özellikle son yıllarda Türkiye arkeolojisinin ölçeğini ve çalışma temposunu önemli ölçüde artırdık. Türk bilim insanlarımızın yürüttüğü araştırmaları güçlendirirken, ülkemizde çalışan yabancı bilim heyetleriyle iş birliğini de daha kapsamlı ve daha kurumsal bir yapıya kavuşturuyoruz.”
İTALYA İLE BİLİMSEL ORTAKLIK ALTI KAZI ALANINI AŞTI
İtalya’nın bu alandaki en köklü ortaklardan biri olduğunu belirten Ersoy, Arslantepe, Hierapolis, Uşaklı Höyük, Karkamış, Kınık Höyük ve Yumuktepe’de İtalyan bilim insanlarının başkanlığında altı arkeolojik kazı yürütüldüğünü söyledi.
Bu çalışmaların pek çoğunda Türk üniversitelerinden bilim insanlarının aktif görev aldığını belirten Ersoy, farklı araştırma geleneklerinin aynı sahada buluştuğunu ifade etti. Ersoy, Türk bilim heyetlerinin yürüttüğü çalışmalara da İtalyan araştırmacıların katıldığını, böylece bilimsel iş birliğinin bu altı kazı alanının ötesine taşındığını vurguladı.
Ersoy, uluslararası arkeolojik iş birliğine ilişkin yaklaşımını şu sözlerle anlattı:
“Uluslararası arkeolojik iş birliğini, ülkemizde birbirinden bağımsız çalışan yabancı ekiplerin faaliyetleri olarak değil; Türk arkeolojisinin bilimsel kapasitesini büyüten, bilgi ve deneyim paylaşımını artıran ve ortak koruma kültürünü geliştiren bir yapı olarak görüyoruz.”
DENİZLİ’DE KAZI VE KORUMA EŞ ZAMANLI YÜRÜTÜLÜYOR
Sempozyumun Denizli’de düzenlenmesini bu açıdan yerinde bulduğunu belirten Ersoy, kentin Türkiye’de arkeolojik ve kültürel miras araştırmalarının en yoğun sürdürüldüğü illerden biri olduğunu söyledi.
Ersoy, Aşağıseyit ve Beycesultan höyükleri, Ekşi Höyük, Kale-i Tavas, Laodikeia, Hierapolis, Tripolis, Kolossai ve Attouda’da farklı dönemleri ele alan bilimsel çalışmalar yürütüldüğünü aktardı. Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi kapsamında Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait kültür varlıklarının belgelenmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü belirtti.
Pamukkale-Hierapolis’in kültürel ve doğal miras alanı olarak UNESCO Dünya Miras Listesi’nde, Laodikeia’nın ise UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde bulunduğunu hatırlatan Ersoy, bu durumu Denizli’nin potansiyelinin uluslararası göstergeleri arasında saydı.
Denizli’deki çalışmaların önemli bir bölümünde kazı ile korumayı eş zamanlı yürüttüklerini söyleyen Ersoy, Hierapolis’teki ziyaretçi karşılama ve çevre düzenleme çalışmalarını, Laodikeia’daki restorasyonları ve Tripolis’te planlanan koruma ve ziyaretçi düzenlemelerini örnek verdi. Ersoy, bu projelerin arkeolojik alanları bütün topluma açık, yaşayan kültür alanlarına dönüştürmeye hizmet ettiğini ifade etti.
Türkiye ile İtalya arasındaki kültürel iş birliğinin kazı alanlarının çok ötesine geçtiğini söyleyen Ersoy, Kolezyum’da düzenlenen “Göbeklitepe: Kutsal Bir Yerin Gizemi” sergisinin yaklaşık 6 milyon ziyaretçiye ulaştığını bildirdi. Ersoy, bu ilginin iş birliğinin ne kadar geniş kitlelere erişebileceğini gösterdiğini vurguladı.
Göbeklitepe sergisini “Troya ve Roma: Antik Akdeniz’in Mitleri, Efsaneleri ve Hikâyeleri” çalışmasının izlediğini belirten Ersoy, Troya ile Roma arasındaki tarihsel ve mitolojik bağları ele alan kapsamlı bir sergiyi daha hayata geçirdiklerini söyledi. Ersoy, Türkiye’nin farklı müzelerinden seçilen 221 eserin Roma’da Anadolu ile İtalya arasındaki binlerce yıllık kültürel ilişkilerin hikâyesini anlattığını ifade etti.
EFES-POMPEİ DİYALOĞU VE 2027’DE ORTAK PROJE HEDEFİ
İş birliğini çeşitlendirmeyi hedeflediklerini belirten Ersoy, Efes Örenyeri ile Pompei Arkeoloji Parkı arasında bilimsel ve kültürel iş birliğini geliştirmeye yönelik güçlü bir diyalog süreci başlattıklarını söyledi.
Ersoy, Mersin’deki Elaiussa Sebaste Antik Kenti’nde İtalya Kültür Bakanlığı Arkeoloji Merkez Enstitüsü ile ortaklaşa yürütülmesi planlanan projeyi 2027 yılında hayata geçirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Kapadokya’daki çalışmalara da değinen Ersoy, Türk ve İtalyan uzmanların kültür varlıklarının korunması ve özellikle duvar resimlerinin konservasyonu alanında birlikte çalıştığını belirtti.
KAÇAKÇILIKLA MÜCADELEDE İŞ BİRLİĞİ SOMUT SONUÇLAR VERDİ
Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelenin iki ülkenin ortak hassasiyet gösterdiği alanlardan biri olduğunu vurgulayan Ersoy, son yıllarda İtalya’da ele geçirilerek Türkiye’ye iade edilen kültür varlıklarının, mirasın korunması konusunda somut sonuçlar elde edildiğini gösterdiğini söyledi.
Ersoy, Hierapolis’teki buluşmanın daha geniş bir ilişkinin yansıması olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Kazı alanlarında bilim insanları bir araya geliyor; laboratuvarlarda uzmanlar birlikte çalışıyor, müzeler ortak sergiler düzenliyor; genç araştırmacılar yeni bilimsel ağlara katılıyor ve kültür varlıklarımız ortak bir sorumluluk anlayışıyla korunuyor.”
TÜRK BİLİM İNSANLARININ ULUSLARARASI ETKİNLİĞİ ARTIRILACAK
Türkiye’nin arkeolojik zenginliğinin ve bu zenginliğin getirdiği sorumluluğun farkında olduğunu belirten Ersoy, Türkiye arkeolojisini daha güçlü bilimsel imkânlarla desteklemeyi ve kazı ile koruma çalışmalarının sürekliliğini sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Ersoy, Türk bilim insanlarının uluslararası bilim dünyasındaki etkinliğini artırmayı ve Türkiye’de çalışan yabancı bilim heyetleriyle nitelikli, karşılıklı ve kalıcı ortaklıklar geliştirmeyi amaçladıklarını ifade etti.
Ersoy, Bakan Giuli’nin şahsında iş birliğine katkı sunan İtalyan yetkililere ve kurumlara, birlikte çalışan Türk ve İtalyan bilim insanlarına, üniversitelere ve Bakanlık çalışanlarına teşekkür etti. Kültürel iş birliğini sanatla taçlandıran Türk ve İtalyan sanatçılara da teşekkür eden Ersoy, Hierapolis’teki buluşmanın iki ülke arasındaki kültürel bağları güçlendireceğine inandığını belirtti.
Ersoy, 17. İtalyan Arkeoloji Misyonları Sempozyumu’nun yeni bilimsel çalışmalara ve ortaklıklara vesile olmasını diledi.