Elazığ’ın Yurtbaşı Beldesi ile Güzelyalı ve Kıraç köylerinde, Keban Baraj Gölü kıyısındaki arazilerde üzüm üreticiliği yapan 50 yaşındaki Özel Çetin, 2000 yılında sebze halindeki işinden ayrılarak Almanya’ya gitti.
Almanya’da 13 yıl boyunca inşaat sektöründe çalışan Çetin, daha sonra Türkiye’ye dönüş yaptı. Memleketine dönmesinin ardından babasının desteğiyle üzüm yetiştiriciliğine başlayan Çetin, babasından kalan arazileri işleterek elde ettiği sermaye ile üretim alanını her yıl genişletti.
Keban Baraj Gölü kıyısındaki arazilerde toplam üretim alanını 300 dönümün üzerine çıkaran Çetin, öküzgözü, boğazkere, şirfoni, Ağın beyazı ve Elazığ kırmızısı çeşitlerinin yanı sıra ağırlıklı olarak Elazığ beyazı yetiştirmeye başladı.
Sezonluk budama ve hasat dönemlerinde iş gücü istihdamı sağlayan Çetin, ürettiği üzümleri Türkiye genelindeki illere pazarlarken, tüccarlar aracılığıyla Rusya bölgesine de ihraç ediyor.
Süreç, üretim çalışmaları ve hedefleri hakkında konuşan Özel Çetin, “Almanya’da 13 yıl inşaat işiyle uğraştıktan sonra ülkeme döndüm ve babamın desteğiyle üzümcülüğe başladım. Babamdan kalan arazileri işletip sermayeyi artırdım, ardından alan büyüterek üretimimizi 300 dönümün üzerine çıkardık” dedi.
4-5 değişik üzüm çeşidi yetiştirdiklerini söyleyen Çetin, “Ağırlık noktamız Elazığ Beyazı. Hasadının en sona bırakılabilmesi, dalında çok fazla bekletme imkanımızın olması ve raf ömrünün uzunluğundan dolayı, piyasada üzümün kalmadığı dönemlerde dahi hasat yapabiliyoruz” ifadelerini kullandı.
“Ürünlerimizi Türkiye’nin her iline pazarlayabiliyoruz” diyen üretici, “Hatta tüccarlar vasıtasıyla Rusya bölgesine ihracat gerçekleştiriyoruz. Temel hedefimiz ise ürünlerimizin kontrollü bir şekilde yetiştirilerek Avrupa standartlarına ulaştırılması ve Avrupa pazarında yer edinmesidir. Bu noktada yetkililerden destek bekliyoruz” şeklinde konuştu.
Yılda adeta 16 ay çalıştığını ama işini severek yaptığı için hiç yorulmadığını söyleyen Çetin, “Almanya’da 13 yıl kalmış biri olarak söyleyebilirim ki; ülkemizin doğası ve sunduğu imkanlar gerçekten büyük bir nimet. İnsanlarımızın cesareti ve çalışkanlığı başka hiçbir yerde yok. Tek sorunumuz disiplin eksikliği ve çabuk bıkmak. Zirveye ulaşınca orada tutunmak esastır. Bu da işini sevmek, markalaşmak ve firma bilinciyle hareket etmekle mümkündür. Disiplin, sürdürülebilirlik ve iş sevgisi sağlandığında başarı zaten kendiliğinden geliyor” şeklinde konuştu.


Fare bulduğu karpuzu afiyetle yedi. Gören cep telefonuna sarıldı
Şefler Erzurum mutfağını keşfetti. Listenin başında yer aldı: “Dünya çapında bir lezzet”
Japonya’nın milli şampiyonları Miura ve Kihara’dan müjdeli haber geldi
Tutkusunun peşinden gitti. Kültürel miras taşıyıcısı ünvanı sahibi oldu
Umutla yetiştirdi, gözyaşlarıyla anlattı. Ürünlerine müşteri bulamadılar
TEKNOFEST Mavi Vatan’da üçüncü gün heyecanı. Adım atacak yer kalmadı
Dışarısı 55, içerisi 80 derece. Serinlemek için bunları yapıyorlar



















