Rabia Naz dosyası hareketlendi. Baba Şaban Vatan suç duyurusunda bulundu
Giresun’da 2018 yılında şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan, kızının okul çantasının ilk incelemelerde bulunmadığını, saatler sonra aynı bölgede ortaya çıktığını belirterek suç duyurusunda bulundu.
5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamayan Gülistan Doku’nun dosyasındaki hareketlilik , kayıp ailelerini hem umutlandırdı hem de bazı noktalardaki şüphelerinin artmasına yol açtı.
13 Nisan 2018’de Giresun’da şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Rabia Naz Vatan’ın babası Şaban Vatan, dönemin olay yeri inceleme polisi, diğer kolluk görevlileri ve soruşturmayı yürüten savcılar hakkında suç duyurusunda bulundu.
Türkiye gazetesinin aktardığına göre Vatan, kızının çantasının ilk incelemelerde bulunmadığını, saatler sonra aynı bölgede ortaya çıktığını hatırlattı.
Olay yeri incelemesi sırasında video kaydı alınmamasının ve ilk incelemelerde tespit edilmeyen çantanın daha sonra ortaya çıkmasının “delillerin karartıldığı ve değiştirildiği” şüphesini doğurduğunu öne sürdü.
Baba Vatan’ın bahsettiği detaya Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) raporunda da geniş yer ayrılıyor, bu ve benzeri tespitler gerekçe gösterilerek “soruşturmanın özensiz yürütüldüğü” belirtiliyordu .
ADALET BAKANI’NA SESLENDİ
Şaban Vatan kişisel X (eski adıyla Twitter) hesabında Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslendi; ifadeleri tekrar incelediğini, bir ortopedi uzmanın Rabia Naz’ın ayağındaki kesik yaralarına önceden pansuman yapıldığını belirttiğini ileri sürdü.
Vatan, “Lütfen okur musunuz belirttiğim detayı. Resmi olarak ifade mevcut” mesajını paylaştı.
Gürlek, Gülistan Doku’yla birlikte Rabia Naz Vatan ve Rojin Kabaiş’in dosyalarının da öncelikli konular arasında olduğunu söylemişti.
RABİA NAZ DOSYASI
11 yaşındaki Rabia Naz Vatan, 13 Nisan 2018’de evinin önünde yaralı bulundu ve kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Küçük kızın başına gelenlerle ilgili farklı iddialar gündeme taşındı.
Baba Şaban Vatan’sa bu sonuca karşı çıkarak şunları öne sürdü: “Kızıma araba çarpmış ama geçirdiği çarpma ölümü ile sonuçlanacak kaza değil. Çarpanlar evimin yanına bırakarak teras kattan atlayıp intihar etmiş gibi bir hava vermeye çalıştılar. Kızım kan kaybından öldü.”
Şaban Vatan, 19 Nisan 2026’da kızının kabrini ziyaret etti, Gülistan Doku dosyasındaki gelişmelerin ardından Adalet Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü’nü aradığını belirterek “İnşallah artık gereken yapılır.” dedi.16 Temmuz 2020’de soruşturmayla ilgili takipsizlik verildi.
Açıklamada “başkası tarafından kasten ya da taksirle öldürüldüğü yönünde herhangi bir delilin tespit edilemediği” söylendi.
Rabia Naz’ın ailesi, iki ay sonra Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
AYM: SORUŞTURMA ÖZENSİZ YÜRÜTÜLDÜ
Yüksek Mahkeme, 1 Eylül 2025’te soruşturmanın “özensiz yürütüldüğü” gerekçesiyle yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
Kolluk görevlilerince çok kalabalık olmasına karşın “delillerin bulunarak toplanması ve muhafaza altına alınması ile değiştirilmesinin önlenmesi amacıyla” olay yerinin koruma altına alınmadığına dikkat çekildi.
Çevrede, binada ve ikametgahta inceleme yapılırken görüntü kaydı yapılmadığı vurgulandı.
Savcının olay yerine gitmediği, kalabalığın da bölgeden uzaklaştırılmadığı belirtilen kararda “Bu durum olayın koşullarının aydınlatılmasına katkı sunması muhtemel delillerin toplanmasında özensizlik ve ciddiyetsizlik gösterildiğini ortaya koymaktadır” denildi.
‘RABİA NAZ’IN ÇANTASINI KOLLUK GÖREVLİLERİ DEĞİL, SİVİL VATANDAŞLAR BULDU’
Olay yerinde ilk incelemeyi yapan kolluk görevlilerinin çatıya çıkmalarına karşın Rabia Naz’a ait okul çantasını bulamadığı ve çantanın olay akşamı sivil vatandaşlar tarafından görüldüğü anlatıldı.Kararda ek olarak şu tespitler yer aldı:
– “Bu durum, çantanın sonradan çatıda ortaya çıkmasının olay yeri ve çevresinin şüpheli ölüm vakasında kontrol altına alınmamasının/muhafaza edilmemesinin yani özensizliğin ve kayıtsızlığın bir sonucu olarak gerçekleştiği yönünde güçlü bir izlenim ve çantanın alana sonradan konulduğu, varsa çanta içinde/üzerinde mevcut delillerin ortadan kaldırıldığı veya değiştirildiği yönünde haklı bir şüphe uyandırmaktadır.”
‘ÇORAPLAR DELİL LİSTESİNE DAHİ KONMADI’
– “Rabia Naz’ın odasının olay gecesi birçok kişinin rahatlıkla girebileceği şekilde kontrolsüz bırakılması, günlüğün bir süre başka şahıslarca alıkonulması; hem olası başka delillerin de ihmal edilmiş hem de günlüğün tahrif edilmiş olabileceği yönünde haklı şüphe uyandırmaktadır.”
Rabia Naz’ın ölümünün aydınlatılması için kritik öneme sahip olduğu anlaşılan çorapların delil listesine dahi konmadığı vurgulandı. Bazı kritik ifadelerin aylar sonra alındığına değinildi.

