Ana Sayfa›Güncel›Trafik cezalarında önemli karar. Danıştay ödeme emrini hukuka aykırı buldu
Trafik cezalarında önemli karar. Danıştay ödeme emrini hukuka aykırı buldu
Danıştaş trafik cezalarının ödenmesi konusunda önemli bir karar verdi. Yüksek Mahkeme, itiraz edilerek dava konusu edilen ceza için ödeme emri gönderilemeyeceğine hükmetti.
Haber Merkezi
Giriş: 03-07-2026 22:36
Güncel
Danıştay, bir trafik cezası nedeniyle açılan davada önemli bir karar verdi. Yüksek Mahkeme, “İdari para cezası kesinleşmeden tahsili mümkün olmadığından, dava sürerken para çezasının tahsili için ödeme emri gönderilemeyeceğine” hükmetti.
Yüksek Mahkemenin ele aldığı dosyaya göre, bir sürücüye idari trafik cezası uygulandı. 2025 yılı ocak ayında sürücüye ödeme emri gönderildi ve sürücü hemen itiraz ederek dava açtı. İzmir 2. İdari Mahkemesi davayı reddetti.
Danıştay Başsavcılığı kararı temyiz etti. Temyiz telebinde, ödeme emrine itiraz için dava açıldığı durumlarda, mahkeme kararı kesinleşmeden cezanın tahsili için ödeme emri düzenlenip düzenlenemeyeceği konusu gündeme getirildi.
Danıştay 8.Daire Başkanlığı’nın, talebin irlediği kararında, Menemen Sulh Ceza Hakimliği’ne ceza için itiraz edildiği, yargılama devam ederken İdari Yaptırım Tutanağı’nın vergi dairesine gönderildiği, bu dairenin ödeme emri düzenlediği, trafik cezasına itirazın Menemen Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildiği aktarıldı.
Karara göre, konu İzmir 2. İdari Mahkemesi’ne taşındı, bu mahkeme de ödeme emrine yapılan itirazı geri çevirdi.
Danıştay, bu durumun yasalara aykırı olduğu sonucuna vararak, “Ödeme emri aşamasına, idari para cezası kesinleşmeden kamu alacağının kaynaklandığı kanunda ödeme zamanı varsa vadesi gelmeden ya da kanun ödeme zamanı belirlenmemiş olanlar için tanınan süre sona ermeden geçilemez. Aksi taktirde ödeme emri hukuka aykırı olacaktır” görüşünü karara geçirdi. “Kesinleşmeyen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde yasal isabet bulunmamaktadır” denilen kararda, ödeme emrinin iptal edilmesi gerektiğine dikkat çekildi. kararın kanun yararına bozulması gerektiği belirtildi.
"Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği" Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Esenlik merkezlerinde sunulan uygulamalar bireyin yaşı, genel sağlık durumu, yaşam tarzı ve risk faktörleri dikkate alınarak kişiye özel planlanabilecek.
Düzenleme ile bireylerin sağlıklı yaşam alışkanlıklarını desteklemek ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla yeni bir sağlık hizmeti sunum modeli oluşturuldu. Tedavi amacı taşımaksızın bireylerin bedensel, ruhsal ve sosyal iyilik halini geliştirmeye yönelik koruyucu, geliştirici, destekleyici ve rehabilite edici hizmetlerin sunulması hedefleniyor.
ESENLİK HİZMETLERİ VE ÜNİTELERİ KURULACAK
Yeni düzenleme kapsamında hizmetler, esenlik merkezi veya esenlik ünitesi olarak sunulabilecek. Bu merkez ve üniteler; konaklama tesisleri, yaşlı bakım merkezleri, engelli bakım merkezleri ve spor kulüpleri bünyesinde açılabileceği gibi müstakil binalarda da faaliyet gösterebilecek. Müstakil olarak açılacak merkezlerin en az 500 metrekare, ünitelerin ise en az 300 metrekare kapalı alana sahip olması gerekecek. Ruhsatlandırma işlemleri il sağlık müdürlükleri tarafından gerçekleştirilecek.
KİŞİYE ÖZEL SAĞLIKLI YAŞAM PROGRAMLARI UYGULANABİLECEK
Esenlik merkezlerinde sunulan uygulamalar tedavi amacı taşımaksızın; bireyin yaşı, genel sağlık durumu, yaşam tarzı ve risk faktörleri dikkate alınarak kişiye özel planlanabilecek. Hizmetlerin, genel iyilik halini desteklemeye ve sağlıklı yaşamın sürdürülmesine yönelik olması hedefleniyor. Merkezlerde tam zamanlı hekim bulunması zorunlu olacak ve hekimlerden biri merkezin sorumlu hekimi olarak görev yapacak. Diğer sağlık çalışanları da görev ve yetkileri kapsamında sağlıklı yaşam hizmeti sunabilecek.
GENİŞ KAPSAMLI ESENLİK HİZMETLERİ SUNULABİLECEK
Yönetmelik kapsamında; dil ve konuşma terapisi, egzersiz ve fiziksel aktivite hizmetleri, çamur terapisi, fizyoterapi hizmetleri, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları (GETAT), psikolojik destek hizmetleri, deniz suyu ve deniz kaynaklı tedavi yöntemleri, hiperbarik oksijen tedavisi, rehabilitasyon hizmetleri, sanat terapileri, güneş terapisi, termal sağlık terapileri (kaplıca) ve tuz terapisi gibi hizmetler başta olmak üzere; pek çok sağlıklı yaşam uygulamasının sunulması hedefleniyor.
HASTANELER VE TIP MERKEZLERİ İLE İŞ BİRLİĞİ
Düzenleme ile ilgili hizmetlerde kullanılan tıbbi cihazlar Sağlık Bakanlığı’nın izniyle bulundurulabilecek. Olası acil durumlar için merkezler bir hastane veya tıp merkezi ile iş birliği içerisinde çalışacak ve bünyelerinde acil müdahale odası bulunduracak. Laboratuvar ve görüntüleme hizmetleri ise hizmet alımı yoluyla sağlanabilecek.
SAĞLIK TURİZMİNE DE KATKI SAĞLAYACAK
Yeni esenlik modeliyle birlikte dünyada giderek yaygınlaşan “sağlıklı ve kaliteli yaş alma” (longevity) uygulamalarının Türkiye’ye etkin şekilde kazandırılması ve bu alanda sağlık turizmi hizmetlerinin geliştirilmesi hedefleniyor.
Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde, 6 katlı bir apartmanın en üst katında meydana gelen ve doğalgaz kaynaklı olduğu değerlendirilen patlamada 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı.
Patlama, Çorlu ilçesi Cemaliye Mahallesi Borsa Meydanı’nda bulunan 6 katlı Adalet Apartmanı’nın en üst katındaki dairede meydana geldi.
Büyük bir gürültüyle meydana gelen patlamanın ardından dairede yangın çıktı.
Patlamanın şiddetiyle dairenin içinde hasar oluştu, pencerenin bulunduğu ön cephe duvarı kısmen yıkıldı.
Apartman ve bölgede oturan vatandaşlar, patlama sesiyle birlikte evlerini tahliye etti.
İhbarla adrese polis, sağlık, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Dairedeki yangın, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.
Yapılan ilk incelemede dairede kimliği henüz belirsiz bir kişinin öldüğü tespit edildi, yaralanan 3 kişi ise ambulanslarla Çorlu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralılardan durumu ağır olan bir kişi, doktorların müdahalesine karşın kurtarılamadı.
Hastanedeki 2 yaralının tedavisinin sürüdüğü belirtildi. Hayatını kaybedenlerin kimliklerinin belirlenmesi için çalışma başlatıldı.
Çorlu Kaymakamı Niyazi Erten, olay yerine gelerek çalışmaları takip etti. Gazetecilere açıklama yapan Erten, “Patlamanın doğalgazdan kaynaklandığı tahmin ediliyor, binada 89 vatandaş yaşıyor. İtfaiye, AFAD ve diğer ekiplerimiz olay yerine geldiler. Burada bina geçici olarak boşaltıldı. Buradaki vatandaşlarımızın barınma ihtiyaçları karşılanması yönünde çalışmalar yapıldı. Olayda hastaneye giden 3 yaralıdan 1’i eks oldu. Toplamda hayatını kaybedenlerin sayısı 2 kişi, 2 kişi de yaralandı. Her şey kontrolümüz altında, çok geçmiş olsun.” dedi.
İzmir'de bir kişinin kumpir yedikten sonra ölümüne ilişkin davada sanığın iş yerinde birlikte çalıştığı eşi de dosyaya ekledi. Sanık sayısı 2'ye çıktı.
İzmir’de Buca ilçesinde Servet Polat’ın (60) kumpir yedikten 2 gün sonra gıda zehirlenmesi sonucu yaşamını yitirmesi ile ilgili görülen davada yeni gelişme yaşandı.
Olay, 28 Aralık 2024’te meydana gelmişti. Servet Polat, beraberinde kızı Bahar Zeyrek ve torunu Gökhan Zeyrek (11) ile Buca ilçesi Efeler Mahallesi’ndeki bir işletmede kumpir yedi. Kusma ve ishal nedeniyle rahatsızlanan aile, Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitti. Tedavisinin ardından taburcu edilen Servet Polat’ın, 30 Aralık saat 04.00’te evinde ölü bulunmasının ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan işletme sahibi Neslihan Demircan ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan tutuklandı. Bu arada Neslihan Demircan’ın işlettiği iş yerinden kumpir yedikten sonra rahatsızlandığını belirten 4 kişi de hastanede gördükleri tedavinin ardından polis merkezine giderek şikayetçi oldu.
SALMONELLA BAKTERİSİ ÇIKTI
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu 1’inci İhtisas Kurulu’ndan alınan raporda; Polat’ın iç organlarında mikroskopik ve histopatolojik tetkikler ile ölümün meydana geliş şekli birlikte değerlendirildiğinde ölümün gıda zehirlenmesi sonucu meydana geldiğinin belirlendiği ifade edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı İzmir Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü’nün muayene ve analiz raporunda, alınan kumpir numunesinde salmonella bakterisi bulunduğu ortaya çıktı.
İzmir’de Servet Polat (Solda) kumpir yedikten 2 gün sonra gıda zehirlenmesi sonucu yaşamını yitirmişti.
EŞİ HAKKINDA DA DAVA AÇILDI
İfadeler ve toplanan deliller ışığında iş yeri sahibi Demircan hakkında ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan 15 yıla kadar ve ‘Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti’ suçu nedeniyle de 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Sanık Demircan’ın İzmir 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanması sürerken, mahkemece Demircan’ın iş yerinde birlikte çalıştıkları eşi Coşkun Demircan hakkında da suç duyurusunda bulunuldu. Suç duyurusunun ardından başlatılan soruşturma kapsamında iddianame hazırlandı. İddianamede; Coşkun Demircan hakkında ‘Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 15 yıla kadar, ‘Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti’ suçundan da 5 yıla kadar hapis cezası isteminde bulunuldu. İddianame, İzmir 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Öte yandan geçtiğimiz celsede tutuklu sanık Neslihan Demircan tahliye edildi.
DOSYALAR BİRLEŞTİ
İzmir 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamaya bugün devam edildi. Coşkun Demircan hakkında açılan dava, mevcut dosyayla birleştirildi. Böylelikle sanık sayısı 2’ye yükseldi. Duruşmaya tutuksuz sanıklar Neslihan Demircan ve Coşkun Demircan ile mağdurlar ve avukatlar katıldı.
“ONLARIN GÖREMEDİĞİNİ BİZ NASIL GÖRELİM?”
Coşkun Demircan ilk kez sanık sıfatıyla savunma yaptı. Üzerlerine atılı suçlamayı reddeden Coşkun Demircan, “Eşime yardıma gidiyorum. Mutfak işlerini eşim yapardı, ben kasada dururdum. Donuk ürünler ve konserveler haftalık, tavuk gibi taze ürünler ise günlük gelirdi. İl Tarım Müdürlüğü ekipleri olaydan 1 hafta önce bizi denetlemişti ve hiçbir şey çıkmamıştı. Olayın ardından hakkımızda şikayet olduğu gerekçesiyle saat 11.00 gibi yine geldiler ve olumsuz durum tespit edilmedi. Aynı gün 15.00 sıralarında bir kez daha geldiler ve ürünlerden numune aldılar. Bu numunelerde salmonella tespit edildi. Salmonella gözle görünen bir şey değil. Onların göremediğini eşim nasıl görsün? Eşim 5 yıldır orada o işi yapıyor. Her şey usulüne uygun olarak yapıldı” dedi.
“SANIKLAR DOĞRUYU SÖYLEMİYOR”
Celsede söz verilen Servet Polat’ın kızı Bahar Zeyrek sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek, “Annem o duruma zehirlendiği için düştü. O işyerini sanıklar birlikte işletiyorlardı. Sanıklar doğru söylemiyor. Ben ve oğlum da zehirlendik ama annemin acısından kendimizle ilgilenemedik” ifadelerini kullandı.
Savunma ve beyanların ardından ara karar açıklandı. Sanıkların mevcut adli durumlarının devamına karar veren heyet, eksikliklerin giderilmesine hükmedip duruşmayı 10 Aralık tarihine erteledi.