Ukrayna'nın insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırıların ardından Rusya'daki Ilsky petrol rafinerisi, Rostov'daki yakıt depoları ve Taganrog Limanı'nda yangın çıktı.
Rusya’nın güneyindeki Krasnodar bölgesinde bulunan Ilsky petrol rafinerisi, düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısının ardından alev aldı.
Taganrog kentinde ise düzenlenen başka bir saldırı nedeniyle yetkililer bölge halkını tahliye etti. Yerel kaynakların bugün yaptığı açıklamalara göre, ilk belirlemelere göre olaylarda yaralanan olmadı.
Rostov Bölge Valisi Yury Slyusar, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, iki yakıt deposu ile Taganrog deniz limanında çıkan yangınları söndürme çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.
Taganrog Belediye Başkanı Svetlana Kambulova ise Max mesajlaşma uygulaması üzerinden, etkilenen bölgelerdeki evlerin boşaltıldığını duyurdu. Kambulova, bir müstakil evin hasar gördüğünü ve bir idari binanın çatısında yangın çıktığını kaydetti.
Rusya Savunma Bakanlığı, hava savunma birimlerinin gece boyunca 376 Ukrayna İHA’sını düşürdüğünü açıkladı.
Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) de Rostov bölgesindeki bir askeri havalimanına Ukrayna İHA’larıyla düzenlenmek istenen eylemin engellendiğini belirtti.
Ukrayna, bu yılın ilk yarısında Rusya topraklarına yönelik uzun menzilli İHA saldırılarını artırmıştı.
Saldırılar ağırlıklı olarak Moskova civarı, sınır bölgeleri ile askeri ve stratejik altyapıyı hedef almıştı.
Yılın ilk aylarından itibaren Rusya, Ukrayna’nın petrol rafinerileri, yakıt depoları, hava üsleri ve savunma sanayisi tesislerini hedef alan İHA saldırıları düzenlediğini açıklamıştı.
Haziran ayında düzenlenen saldırılar kapsamında Ukrayna, Moskova bölgesine yoğun İHA saldırısı gerçekleştirmişti.
Aynı dönemde Ukrayna’nın, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun açılış gününde St. Petersburg’a da İHA saldırıları düzenlediği bildirilmişti. Rus yetkililer, saldırılar nedeniyle hava sahasında geçici tedbirler alındığını duyurmuştu.
Temmuz ayına gelindiğinde ise Ukrayna, Rusya’nın askeri ve haberleşme altyapısını hedef alan operasyonlarını sürdürmüştü. Bu kapsamda Moskova bölgesindeki Dubna Uzay Haberleşme Merkezi’nin hedef alındığı açıklanmıştı.
Günlük yaklaşık 138 bin varil kapasiteli Ilsky rafinerisi de daha önce defalarca hedef alınmıştı.
Savaşın diğer cephesinde ise Rusya’nın Ukrayna genelindeki hava saldırıları sürüyor. Kiev savunma sistemleri, 5-6 Temmuz gecesi düzenlenen saldırılarda tek bir balistik füzeyi bile engelleyemedi.
Kent semalarında infilak eden bir füzenin gürültüsü, hava uyarı sirenleri çalmadan önce sakinleri uykudan uyandırdı.
Bu, günde birkaç kez sokak hoparlörleri ve telefon bildirimleriyle çalışan erken uyarı sisteminde nadir görülen bir teknik aksaklık olarak kaydedildi.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Kiev’i korumak için ABD yapımı Patriot füze savunma sistemlerinin yetersiz kaldığını kabul etti.
Çarşamba günü Ankara’da düzenlenen NATO zirvesinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kiev’in kendi füze savunma sistemlerini üretmesine onay verdiğini işaret eden açıklamaları oldu. Ancak projenin detayları henüz belirsizliğini koruyor ve yerli üretimin devreye girmesinin aylar alacağı belirtiliyor.
Kiev’de yaşayanlar, Rus füzelerinin birkaç dakika içinde kente ulaşması nedeniyle günlük rutinlerini değiştirmek zorunda kaldı.
Birçok sivil, hava alarmını beklemeden iş çıkışı doğrudan metro istasyonlarına gidiyor. Evcil hayvanları, çadırları, şişme yatakları ve bebek arabalarıyla istasyonlara sığınanlar nedeniyle peronlarda yoğunluk yaşanıyor.
Kiev metrosu yetkilileri, son saldırılardan birinde 50 binden fazla kişinin istasyonlarda sabahladığını açıkladı. Bu sayı, savaşın ilk aylarından bu yana kaydedilen en yüksek seviye oldu.
Staj için Londra’dan Kiev’e gelen 22 yaşındaki Veronika Hudenko, AFP’ye yaptığı açıklamada her geceyi metroda geçirdiğini belirterek, “Son saldırılara dayanmak çok zor, çok sinir bozucu. Gece boyunca büyük bir duygusal baskı olduğu için gündüzleri normal şekilde hareket etmek güçleşiyor” dedi.
46 yaşındaki Anna Nesterova ise kalabalık metro istasyonlarında sıkışıp kalma korkusuyla evindeki koridorda beklemeyi tercih ettiğini söyledi.
İki çocuk annesi 34 yaşındaki Yulia Parhomenko ise sığınakların evine uzak olması nedeniyle alarm çaldığında çocuklarıyla banyoya sığındığını belirterek, “Her saldırıda korku daha da büyüyor. En ürkütücü olanı ise çocukların durumu, çok korkuyorlar” ifadelerini kullandı.